HER ŞEY SAHTE ÇIKTI! – 07 Temmuz 2021

 “Pizza değilsin ki herkesi mutlu edesin.” mottosuyla hayatını huzura yani andan keyif almaya, mutluluğa ve ayarında yani kendine yetecek kadar lükse adayan; zenginliğini amaç değil, hayatın bir lütfu ve bir hak edişi olarak gören Şeyma Subaşı sahasında olaylar bitmiyor, hız kesmiyor. Şeyma bir türlü parayla huzuru aynı anda ve aynı kişide maalesef bulamıyor. “Saygı duyun, bu benim hayatım, işinize bakın” diye de tersleniyor ama hayatının her anını göze sokmaktan da geri durmuyor. “Hepinizin kıskandığı hayatımın olması benim suçum değil, o sizin fakirliğiniz.” diyemiyor da, “Herkes kendi hayatına baksın, benim tek istediğim huzur.” diye böyle altını çiziyor. Sosyal medya detoksuna giriyor ama sosyal medyada paylaşım yapmadığı zamanları da sosyal medyada paylaşmak için içerik

OLAYLAR KARIŞACAK! – 26 HAZİRAN 2021

Geçen hafta dizilerle, sosyal medyayla alakalı yaptığımız bir video vardı. O kadar fazla geri dönüş oldu ki o videoya bu içeriklerimizi böyle düzenli olarak devam ettirelim dedik arkadaşlarla beraber yani malum, yaz yeni başlıyor. Daha kaç tane yaz dizisi başlar, işte kaç tanesi final yapar ama yani böyle isim değiştirip yine aynı senaryoyla önümüze getirilir bilmiyorum. Şimdi gözümüz aydın, nur topu gibi bir yaz dizimiz daha oldu. E bir maşallahınızı alırız, değil mi? :)) Ada Masalı. Yapımcılığını Ay Yapımın üstlendiği bir dizi bu. Ay Yapım Türkiye’deki en büyük dizileri yapan firma. Dizinin ilk bölümü yayınlandı. Şöyle bir baktım hani neler neler yazılmış diye. Altına şöyle yazıyor, “Bu yazın başına gelen en güzel şey.” Bir diğeri şunu diyor, “Yazın cidden geldiğini sonuna kadar

CAN ATAKLI BUNU NASIL DERSİN? – 25 HAZİRAN

Türk televizyon tarihinin en talihsiz açıklamasını yine Türk televizyonlarının en gereksiz kişisi yapmış yani Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalışmış. Kim? Can Ataklı. Bu Can Ataklı, boyunu aşan sularda kulaç sallamaya başlamış bu son günlerde. Milletin ezanına, kutsalına saldırmış. Şaşırdık mı? Hayır. Bu zihniyet her şeyi sever. Herkese mavi boncuk dağıtır. Çocuklara, kadınlara, işte hayvanlara, ağaçlara… Tabii sözde(!) ama aynı vatanı paylaştığı hatta aynı mahalleyi paylaştığı komşusuyla, iş arkadaşıyla, akrabasıyla herhangi bir hukuku yoktur bu tiplerin. Çünkü sıradan bu insanlar hiçbir zaman ilgilendirmez bunları. İslam dininin sosyal hayatı nasıl en ince ayrıntısına kadar dizayn etmiş olduğunu da bilmezler, merak da etmezler. Menfaat ve din düşmanlığı dışında

YURTDIŞINDA YAŞAYAN TÜRKLERİN İSTEDİĞİ 3 ŞEY – 23 HAZİRAN 2021

Bir hafta 10 gün önce gurbette yaşayan dostlarımız için bir video hazırlamıştık, bir çağrı videosu yani. Pandemi salgınından sonra Türkiye’nin ekonomik olarak yeniden ayağa kalkabilmesi için desteğe ihtiyaç var demiştik. Gurbette olan Türkiye’nin evlatlarını da bu yıl ne yapın edin tatile ülkenize gelin diye özel olarak davet etmiştik. Yurt dışında yaşayan birçok tanıdığım arkadaşım, işte eşim dostum arayıp hem teşekkür etti hem de duygularını, hislerini paylaştı benimle, dertleştik de denebilir. :)) Korona salgını başladığı günden itibaren o gurbette olan vatandaşlarımıza dönük özel içerikler hazırlamaya, onlara moral vermeye, onların derdini, isteklerini yetkililere duyurmaya gayret ettik. Geçen yaz işte, “Gurbetçiler gelmesin, korona var! Otursunlar oturdukları yerde, zaten tuzları

DÜNYAYA SIRTINI DÖNEN ÇOCUĞUN HİKAYESİ – 22 Haziran 2021

Birçok yerde, özellikle de Filistin mücadelesinin anlatıldığı paylaşımlarda, bannerlarda, videolarda gördüğümüz bir resim hatta bir çizim var. Böyle üstü başı yırtık, Filistin’in simgesi olmuş, karikatür bir çocuk. Onun hikâyesini anlatmak istiyorum size. Onun ismi “HANZALA.” Dedim ya birçoğumuz Hanzala’yı mutlaka görmüşüzdür ve onu her gördüğümüzde de mevzunun, konunun Filistin olduğunu hemen anlarız ama “Hanzala kimdir, neyi anlatıyor, çizeri kimdir, bir mesaj var mı bu çizimde?” gibi soruların cevabını birçoğumuz bilmiyoruz. Filistin’deki direnişin, Filistin’deki Mescid-i Aksa savunmasının sembolü olan bu Hanzala’nın aslında çok hüzünlü bir hikâyesi vardır. Saçları böyle diken diken, çıplak ayaklı, üstü başı yırtık, elbiseleri yamalı ve en önemlisi de sırtını dünyaya dönmüş 10

BU FOTOĞRAFLARA DİKKAT! – 19 Haziran 2021

Hazreti Mevlana’nın çok güzel bir sözü vardır. Diyor ki, “Eğer bakmasını bilirsen parmağının ucunda galaksileri görürsün.” Onun için bakmak sadece görmek değildir; gördüğünün ne olduğunu anlamak, gördüğünün arka planında olanını çözmektir. İşte Mevlana’nın bahsettiği bakmak bu, onun için insan bakmasını bilmeli. Şimdi sizlerle birlikte üç farklı fotoğrafa bir bakalım. Televizyonlarda, gazetelerde, o yakın tarihi anlatan belgesellerde ve yahutta da internet ortamında bir çoğumuzun gördüğü üç fotoğraf (arada sosyal sorumluluk da yapalım). Üç resim değil ha, üç fotoğraf; resim çizilen, fotoğrafsa çekilen. Kamu spotu gibi oldu ya. :)) 3 fotoğraf. Birincisi 1994 yılında İsviçre’nin Basel kentinde bir toplantı fotoğrafı, ikincisi Brüksel’deki NATO Zirvesi’nde Erdoğan-Biden görüşmesinin

DÜNYANIN EN İYİ GOLÜ – 17 Haziran 2021

Bosna Hersek’in ilk cumhurbaşkanı olan ve özgürlük savaşçısı olarak da tanıdığımız bilge kral Aliya İzzetbegoviç şöyle demişti, ”Dünyayı değiştirecek olan dua değil, eylemdir.” yani eyleme dönüşmeyen dua eksiktir. Yani şöyle tersten baktığımız zaman da duası olmayan eylem de tamam değildir. Malcolm X’in de çok güzel bir sözü var, o da çok hoşuma gider. Diyor ki Malcolm X: “Harekete geçilmediği sürece, şiddeti dua ederek durduramazsınız.” diye. Ne kadar haklı değil mi? Kudüs örneği önümüzde duruyor. Elbette dua etmeliyiz. Allah’ta diyor ya, “Eğer sizin dualarınız olmasaydı siz ne işre yarardınız?” diye. Evet, dua etmeliyiz. İsteklerimizi, arzularımızı, beklentilerimizi o her şeyi duyan, bir karıncanın bile attığı her adımın sesini duyan Allah’a söylemeliyiz.

NATO ZİRVESİNDE BİR İLK – 15 Haziran 2021

Bugün kafamda deli sorular var arkadaşlar. Neden yani neden bir ülkedeki bazı insanlar ne olursa olsun kendi cumhurbaşkanının tüm dünyanın gözü önünde rezil olmasını ister ki, he? Neden bir ülkedeki birtakım insanlar, kendi ülkesini temsil eden bir kişinin dünya liderleri arasında ezik kalmasını bekler ki, he? Neden sırf kendisi seçmedi diye, kendisi oy vermedi diye seçilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’nın bir dünya lideri olduğu gerçeğini neden bir türlü hazmedemez, kabul edemez, benimseyemez, he? Aslında bu soruların hepsinin cevabını herkes biliyor da neyse. Müsaadenizle ben başlıyorum. Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte ülkemiz yeni bir yürüyüşün içerisine girdi. Hasta adam diye nitelendirilen o Osmanlı sonrasında kurulan ve yeniden bir varoluş yoluna giren ülkemiz

GERÇEKLERİ DUYUNCA ŞOK OLACAKSINIZ! – 12 Haziran 2021

Sizlere dizi tadında bir içerik hazırlayalım dedik bugün hatta bu dizinin fragmanı da şöyle olsun: Sen Çal Kapımı, yeni sezon. Hande Erçel ve Kerem Bursin hayranları kitlenmiş yeni sezonu bekliyor. Masumlar Apartmanı finalinde neler var neler? Bu yaz kimler yine 3 aylık aşık olup hangi delikanlılar son model jetlerinden veya paha biçilemez arabalarından havalı havalı inip staj başvurusu yapan hangi kıza aşık olacak? -Bu ne lan? Bu ne?- Acaba kimlerin yüzüne un bulaşıp da ocakta yemek yanacak ve bu köz olmuş tava yeni başlayacak olan hangi yaz aşklarına vesile olacak?   Ne diyor bu adam diye diyorsunuz değil mi? Dur bakalım nereye bağlayacak modunda da olabilirsiniz. Sarıyorsa hikâye devam edeyim mi? :)) Havuz başı evler, sadece kapısının bile nasıl açıldığını haftalarca

EZGİ MOLA’YA BU SEFER ALKIŞ! – 10 Haziran 2021

Bugün tatsız bir konuyla karşınızdayım. Çok öfkeliyim, üzgünüm ama aynı zamanda da umutsuzum. Çünkü yıllardır bu meseleyle uğraşıyoruz ama bir türlü çözemiyoruz. Dünya değişiyor, teknoloji tahmin edilemeyecek seviyelerde gelişiyor. Mars’a gitmeyi, başka gezegenlerde koloniler kurulmasını falan tartışıyoruz. Uzay madenciliği gibi böyle uçuk kaçık diyebileceğimiz konular, artık günlük konuşmalarımızın arasında yer buluyor. İnsanoğlu, yaşadığımız gezegeni aşıp, uzayı, evreni tüm detaylarıyla keşfetme ve oralarda yeni dünyalar kurma arifesinde. İnsanlık bundan 50-100 yıl öncesine göre bambaşka bir zihin yapısında, bambaşka bir kafada yaşıyor yani. Tüm bunlar olup biterken hem bizim ülkemizde hem de dünyada öyle bir grup var ki onların  düşünce yapısı, kafalarının içindeki o karanlık