RAMAZANI YAŞAMAK YASAK MI? – 12 Nisan 2020

Müslüman coğrafyalara zulmedenler bu ülkedeki en güzel hoş geldin ramazan reklamlarını hazırladılar. Markalarını iftar sofralarımıza dantelli bir şekilde koydular. Asidini büyük bir zevkle açtılar şişelerin. Biz satın aldıkça onlar mermilerini doldurdular. Biz o markaların olduğu masalarda orucumuzu açmak için topun patlamasını beklerken bir yerlerde gerçekten bombalar, evet bombalar patladı ve çocukların üzerine yağdı o bombalar. Hani reklamlarda diyorlar ya ramazanda her evde bir telaş diye, o bombaların üzerine yağdığı evlerde evet vardı bir telaş, hem de can telaşı… Şimdi bunları söylerken birileri çıkıp diyor ki, ama canım hiçbir deterjan da onun kadar beyazlatmıyor ki, hiçbir şampuan o marka kadar saçımı beslemiyor, o asitli içecekler olmadan yemek boğazımdan geçmiyor.

POLİS DEYİP GEÇME! – 09 Nisan 2021

Bundan birkaç ay önce çektiğimiz bir videoda, para için yapılamayacak, aldığın maaşla verdiğin hizmetin karşılaştırılamayacağı meslekler olduğunu ve bu mesleklerin başında da polisliğin geldiğini anlatmıştık. Dünyanın çeşitli ülkelerindeki polislerden de örnekler vererek bizim polislerimizin ne kadar büyük fedakârlıklarla çalıştığını, teröristlere, uyuşturucu tacirlerine, katillere dahi olabilecek en insani muameleyle davrandıklarına dikkat çekmiştik. Yani vazifelerini vatan ve millet sevgisiyle yapmaları ve yeri geldiğinde de ailelerinden bile önde tutmalarına rağmen, sokağa yansıyan her siyasi gerilimde ilk hedef tahtasına oturtulan ve bazıları tarafından, “katil, faşist” gibi çirkin ifadelerle saldırılan polislerimize gücümüz yettiğince kalkan olmaya çalıştık, onların yanında

ÇANAKKALE GEÇİLMEYECEK! – 18 Mart 2021

Yok yok, hiç kimse bugün Çanakkale Zaferi dışında bir şey konuşmaya ve konuşturmaya kalkmasın. Bugün Çanakkale ruhunu ve Çanakkale direnişindeki inancın ne olduğunu hissetmeyen hiç kimse zaferimizin sevincini perdelemeye kalkmasın. Soruyorlar bir gaziye: “Kaç kişi gittiniz köyden Çanakkale’ye?” diye. 300 kişi diyor. “Kaç kişi döndü köyüne?” “Bir ben döndüm, gerisi şehadete göçtü.” diyor. İmkansızlıkların içerisinde bir inanmışlığın zaferidir Çanakkale. Bugün kadın erkek eşitliği falan diye ağız yapa yapa konuşanlar var ya, tarihinden bihaber ve ecdadın cephedeki savunmasından bihaber konuşuyorlar. Evet, anaların sayesinde kazanıldı Çanakkale. Babası ile omuz omuz savaşan gençlerin sayesinde kazanıldı Çanakkale. Cephede Mehmetçiğin yaralarını saran hemşirelerin sayesinde kazanıldı

BOŞ YAPMA! TÜRKİYE ŞAMPİYONLAR LİGİNDE – 14 Mart 2021

Maşallah ülkemizin gündemi çarşamba pazarı gibi… Bir tane kravatlı bir deli, kuyuya bir taş atıyor; televizyon ekranlarında 40 tane akıllı onu çıkarmaya çalışıyor. Bir de buna sosyal medyadaki yalanlar, o çarpıtmalar eklenince gel de ayıkla pirincin taşını… Onun İçin duyan var, duymayan var; bilen var, bilmeyen var. O yüzden bu konuyu es geçmek olmaz. Ayrıntılarıyla ele alıp, kafalardaki soru işaretlerini gidermek veyahutta da işin aslını astarını bilmeyenleri haberdar etmek gerekiyor. Dostlar, 10 Mart’ta Türkiye için kritik öneme sahip büyük bir adım atıldı. Hatta dev bir adım desek daha doğru olur aslında. Hani “enerjide dışa bağımlıyız” diye şikayet etmekten öteye gidemeyen, o devamlı ülkemizi başka devletle kıyaslayarak aşağılık kompleksine kapılan; kendi ülkesini, kendi

AKİF SADECE MARŞ YAZMADI – 12 Mart 2021

“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.” Bu ne güzel bir duruştur değil mi? Bu ne güzel bir meydan okumadır, ne güzel bir sesleniştir bu. İmanla yoğrulmuş, zalimle boğuşmuş, kor ateşlerin tavında dövülmüş bir yürekten çıkan ne kadar cesur sözlerdir bunlar. Merak ediyorum dostlar, acaba dünyada var mıdır bu kadar güzel ifadelerle başlayan başka bir millî marş? Hiç zannetmiyorum. Zaten bana göre, biz dünyanın en stratejik, en kilit, en verimli vatanının yanında dünyada en anlam dolu sözlerle yazılmış millî marşına ve en güzel bayrağına sahibiz… Şöyle dönüp bir bakın, dünyanın önde gelen ve tarihi köklere sahip ülkelerin bayraklarına… Hepsi birbirine benziyor. Çekmişler alt alta veya böyle yan yana 3-4 tane çizgi, ondan sonra her birini

PAPA ŞOVU SEVER – 09 Mart 2021

Geçtiğimiz hafta sınırlarımızın hemen dibinde çok ilginç bir ziyarete şahitlik ettik. Katoliklerin ruhani lideri Papa, Irak’ı ziyaret etti. Bu ziyaret öyle sıradan bir ziyaret değil, bu ziyaretin tarihi bir özelliği var. Geçmişten bugüne ilk kez bir Papa, Irak topraklarına ayak bastı. Hem de pandemi döneminde. Koronavirüs sebebiyle 2020’deki tüm dış gezilerini iptal eden Papa, yaklaşık 16 ay sonra virüs falan dinlemeden nüfusunun çoğunluğu Şii Müslümanlardan oluşan bir ülkeye gitti. Üstelik ABD üslerine roketli saldırıların düzenlendiği, intihar saldırılarının yoğunlaştığı tehlikeli bir dönemde gerçekleşti bu ziyaret. Hani “Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü?” misali bir soru işareti oluştu kafamızda. Papa Irak’a neden gitti? Bildiğiniz gibi Papa, sadece dini bir lider

KADINLARI RAHAT BIRAKIN! – 07 Mart 2021

8 Mart Dünya Kadınlar Günü geldi çattı. Bir sürü marka, bir sürü kurum, bir sürü sendika ve sivil toplum örgütü, Kadınlar Günü için kendi ölçeklerinde farkındalık filmleri hazırladı. Hepsine baktım tek tek, döndüm başa bir daha izledim. Yazılan afişleri, verilen mesajları, kullandıkları söylem diline en incesine kadar baktım. Genellikle markalar kendi bünyelerinde ne kadar kadın çalıştırdığını, kaç kadın emekçiye iş olanağı sağladıklarının altını çizerken bazılarının da sosyal mesaj verip en fazla etkileşim almanın peşinde olduklarını gördüm. Tam da bunlardan bahsediyorum. Yeni trend ajanslardan, plaza katlarından masa başı çalışmalar yapılmış, sloganlar hazırlanmış. “Kadın çiçektir” söylemindeki çiçeğin üzeri çizilmiş. “Kadın evin süsüdür”deki evin süsü kelimesinin üzeri çizilmiş,

MÜJDENELER OLSUN 94 RUHU GERİ GELİYOR! – 24 Şubat 2021

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde, Cumhuriyetimizin 100 yılına denk gelen 2023 seçimleri için şimdiden canla başla çalışmaya başlayan AK Parti’de hepinizin bildiği gibi kongre süreci yaşanıyor. Pandemi öncesinde planlanan il, ilçe ve belde kongreleri, bütün dünyayı etkileyen koronavirüs sürecine takılınca bir kısmı dar kapsamlı, maske mesafe kuralına uygun, seyircisiz, sadece delegelerle yapıldı. Son günlerde ise tedbirleri daha sıkılaştırıp belli oranda katılımcı davet edilerek yapılıyor. Tabi birçok kişi “Bu kalabalık nedir arkadaş? Hani korona vardı? Restorana kafeler kapalı ama kongreler tam gaz diyerek” eleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın koronavirüs salgını sebebiyle çoğu zaman canlı bağlantıyla kimi zaman da bizzat katıldığı kongrelerle il teşkilatları yenilendi, tazelendi

CHP’den YÜZYILIN İTİRAFI – 18 ŞUBAT 2021

Gara’da 13 vatandaşımız PKK terör örgütü tarafından infaz yöntemiyle şehit edildi. Haince ve barbarca. Bu olay Türkiye için yeni bir milat olacağa benziyor. Terör örgütü PKK ile tam 37 yıldır amansız bir şekilde mücadele eden Türkiye, hem PKK terör örgütüyle hem PKK’ya destek veren o Avrupa ülkeleri ve Amerika ile hem de yurt içindeki PKK’ya destek veren siyasetçisinden gazetecisine, sanatçısına kadar bütün zümrelerle yeni bir mücadele dönemine giriyor. Önümüzdeki günler Türkiye’nin o sırtında yıllardır kambur olan bu terör belası ile ilgili yeni gelişmelere sahne olacak. En azından o şekilde gözüküyor. Türkiye bütün ülke olarak, 83 milyon vatandaşıyla şu an da 13 vatandaşının haince, barbarca katledilmesinin acısını yaşıyor, tabiri caizse yasını tutuyor ama bazı acılar vardır ki

BU DÜNYADAN DOĞAN CÜCELOĞLU GEÇTİ – 17 Şubat 2021

İsmini mutlaka duymuşsunuzdur. Ya yazdığı bir kitaptan ya da ilerlemiş yaşına rağmen o gençlere taş çıkartacak bir performansla sahnelerde verdiği kişisel gelişim seminerlerinden; Profesör Doktor, Psikolog ve Yazar Doğan Cüceloğlu. Doğan hoca Mersin’in Silifke ilçesinde 11 çocuklu ailenin en küçük çocuğu olarak 1938 yılında dünyaya gelmiştir. 10 yaşında annesini kaybettikten sonra, “Annen yoksa, kimsen yok.” sözleri ile sevenlerinin hem hafızasına hem de yüreğine kazıdı ismini. Yoksulluk, mücadele, duygulu ve edep dolu uzun bir ömür yaşamış ve tüm bu gelişim sürecindeki kazanımlarını kitapları ve verdiği seminerlerle de insanlarla paylaşmıştır. “Annesi olmayan, devamlı başkalarını mutlu etmeye çalışır.” diyerek hayat yolculuğunda hem yaşadığı toplumu keşfetmeye hem de kendini var