HİÇ KİMSE KONUŞMUYOR! KAYYUMLAR NEDEN ATANDI? – 20 Ağustos 2019

Pardon bir şey soracağım? Hakaret etseniz de soracağım, küfretseniz de soracağım, bağırıp çağırıp öyle tonlarca sinkaflı sözler etseniz de yine de soracağım.

Sadece, İzmir’in dağlarında çiçekler açar marşını hep bir ağızdan söyleyince mi oluyoruz vatansever?

Devletine her şartta ve her koşulda aykırı durup karşı görüşünü en ağır sözlerle dile getirince mi oluyoruz entelektüel?

Avrupa’nın finanse ettiği imkanlarla yiyip, içip elimize tutuşturdukları dövizlerle bağırıp çağırarak mı savunucusu oluyoruz Artvin’in, Balıkesir’in, Çanakkale’nin he?

Devletin tüm imkanlarını kullanarak teröriste yataklık edenlere, hendek kazanlara, belediyelerden dağdakilere para akıtanlara, terörist cenazelerinden devlete kafa tutanlara göz yumup, bu nedir arkadaş ya bunlar seçimle geldiler, işte oy aldılar diyerek mi sahip çıkıyoruz milletin iradesine, demokrasiye?

Başak Demirtaş’ın doğum gününü kutlarken, Yasin Börü’yü hiç konuşmayarak mı savunucusu oluyoruz özgürlüklerin, insan haklarının ve yaşam hakkının he?

Türk bayrağını tanımayanlara, terörist isimlerini caddelere, parklara verenlere bunun hesabını sormayıp da hala sağa asılan çerçeve mi yoksa sola asılan çerçeve mi mavallarıyla mı rahatlatıyoruz içimizi?

Evinden alınıp dağa çıkarılan o gencecik fidanların yok olup gitmesine göz yumarken, PKK’nın Ege’de yaktığı ormanlara sus pus kalırken, Kaz dağlarında senfoni dinlemeye gidince mi oluyoruz çevreci, yeşili koruyan, doğaya hayran?

Yahu biri de çıkıp demiyor ki neden, neden veya diyemiyor.

‘Kayyum atandı da neden atandı, sebep ne? Onu konuşalım.’ demiyor kimse.

Kayyım neden atandı biliyor musunuz?

Sizin demokratik bulmadığınız o kayyumlar elektrik direklerine bağlanarak infaz edilen ve evlatları yetim kalan Mevlüt Bengi’nin acıları bir daha yaşanmasın diye atandı.

Sizin milletin iradesine aykırı gördüğünüz o kayyımlar, Yasin Börülerin kafaları taşla ezilirken belediye binaları içinde sevinç zılgıtları çekilmesin diye atandı.

Sizin hukuka aykırı gördüğünüz o kayyımlar şehit yakınlarını işten çıkararak terör bağlantılı tipleri işe yerleştirip belediyecilik yapmaya niyetlenenlerin önü arkası kesilsin diye atandı.

Sizin günlerdir hakaret ettiğiniz, karşı durduğunuz o kayyumlar PKK tarafından katledilen evlatlarının karnelerini, duvaklarını, biberonlarını bağrına basan anaların ciğerlerine ateş düşürenlerin kökü kurusun diye atandı.

Sizin layık görmediğiniz, sizin uygun bulmadığınız o kayyumlar Van Gölü etrafında fuhuşa yataklık eden çetelerin izleri silinsin diye atandı.

Sizin laf çaktığınız o kayyumlar Suriye sınırında Amerika’nın verdiği silahlarla ülkemize saldırmaya çalışanların Güney’de tepelerine çöktüğümüzde, içerde sokaklarımızı ateşe vermesinler diye atandı

Tüm bu gerçeklere rağmen, aslında çok iyi bildiğiniz, tüm bu kalleşliğe ve hainliğe rağmen hala durduğunuz yerde siyasi kavgaları ve rant savaşlarını önceliğiniz olarak görüyorsanız, insanlığınıza ve bu topraklar için can verip şehit düşmüş olan tüm aziz şehitlerimizin hatırasına hakaret etmiş, yazık etmiş olursunuz.

Tabi bu konuda bir çekinceniz varsa.

Kalın sağlıcakla.