NİHAT HATİPLOĞLU ATAMASINI BAHANE EDENLERE – 23 Ocak 2019

Eski Yeşilçam filmleri hatırlar mısınız? Özellikle şu hacı hoca imam tiplemelerini. Nasıllardı ama? Hep düzenbaz, hep sapık, hep böyle gözü fel fecir oynayan dolandırıcı tiplerle nasıl yan yana getirdiler di mi imamları?

Adına mizah dedikleri, dini değerlerin alay konusu edildiği filmler dönemin efsane yapıtlarısayıldı. Yok yok sadece o kadar değil. Bakın neyi aldılar bizden;

Mesela hangimiz çocuğumuza Şaban adını koyuyoruz? Kim yeni doğan bebeğine Mennanadını veriyor? Fatma adını Kara Fatma olarak zihinlerimize kazıyan ve bu algıyı yüzde 99’u müslüman olan bir ülkede pazarlayanlar kimlerdi sizce? Bu izansızlar ne yapmaya çalıştılar? Bunların hepsi planlanmış, ön görülmüş, hazırlanılmış ve tek tek sahneye konulmuş bir oyunun görünen yüzleriydi sadece.

“Aman canım yok artık, her şeye bir de kulp, daha neler, abartıyorsun” falan filan diyen varsa da cevap vermeye hazırım, söylesin bakalım Gaffur adı onda nasıl bir çağrışım yapıyormuş he?

Gelelim gündemdeki konuya… Birkaç gün önce resmi gazetede, atanan rektörlerin isimleri bizlere, kamuoyuna duyuruldu. İçlerinde ekranlardan da tanıdığımız ilahiyatçı hocamız Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu da vardı. Gaziantep İslam Bilim ve Teknolojisi Üniversitesi Rektörlüğügörevine atandı. Hayırlı uğurlu olsun. Birkaç günden beri magazin sitelerinde bile manşetten veriliyor bu durum. Küfrü ve saldırıyı üstünlük görenler bu atama üzerinden yine aynı noktadan hıncını ve hırsını almaya çalışıyor.

Yahu mübarekler, (konumuz gereği bu ayardan konuşacağım bugün) ramazan programlarındaki o saçma sapan soruların üzerinden çevirdiğiniz geyikle bu olaya doğru yaklaşamazsınız. He öyle bir niyetiniz de var mı orasını bilemem de neyse… Hala kızı ya da teyze kızıyla evliliğin caiz olup olmadığını söyleyen kişinin Nihat Hatipoğlu olduğunu sanıp olayı ensest ilişkiye kadar götüren bilgisiz, cahil, islamın şartını sorsan yan yana getiremeyecek kişiler şimdi kalkıp buradan yürüyorlar. Güya Nihat Hatipoğlu’na laf çakacaklar ama dertleri başka… Sizin Nihat Hatipoğlu’na atfetmeye çalıştığınız ve adına sapıklık dediğiniz o hükmü benim kutsal kitabım diyor be. Benim inandığım Allah’ımın kendi kelamı bu. Sen kabul etsen de etmesen de Kur-an’ın yazdıkları tartışmaya açık bir konu değildir. İşte o kadar.

Kimsenin savunucusu ya da kimsenin sözcüsü falan da değilim he. Ama kimse kusura bakmasın, öyle meydanı boş bulup benim değerlerimi, inançlarımı, benim hassasiyetlerimi birileri üzerinden ağzınıza alıp sakız edemezsiniz.

Allah aşkına bi açıp da okuyun bu konuda yazılanları. Hazreti peygamberimizi alay konusu edip yok efendim haşa “Muhammed şöyleydi böyleydi” diyorlar. “Çölde Hz. Ayşe’yi gördü sonra olanlar oldu” diye mizah yaptıklarını sanıp ne kadar alçaldıklarının bile farkında değiller. Bir kere açıp Kur’an okumamış, Kur’anın ne anlattığına, ne söylediğine bakmayan tipler bugün Kur’anın mekruh, caiz, haram, helal kavramlarını tartışıp üzerine yorum yapmaya çalışıyorlar…

Birileri de makamlara atanınca ne olduğuna, kişinin liyakatına, makamı doldurup dolduramayacağına bakmadan, düşünüp tartmadan hemen çamur atma, hemen orayı pisletmeye hazır kenarda bekliyor bir takım kişiler. Ne bekliyordunuz? Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu yerine Zekeriya Beyaz mı atanacaktı? Yok arkadaş çatlasanız da, patlasanız da bu ülkede taşlar bir bir yerine oturuyor. He Nihat Hatipoğlu atandı. Başarılı bir performans gösteremedi alınır yerine başka birisi atanır.

Durum şu kadar açık ve net dostlar; Kişiler, şahıslar, durumlar, yaşadığımız olaylar istediği kadar değişsin. Bu ülkede değişmeyen tek şey birilerinin islamla olan kavgası. Sizin derdiniz Nihat Hatipoğlu, Hasan, Ahmet falan değil. Sizin derdiniz dini değersizleştirip yozlaştırma propagandaları. Siz dinle dalga geçmeye çalışıyorsunuz, dinle makara yapmaya çalışıyorsunuz, siz din üzerinden ısrarla ağzı bozuk bir şekilde sanat yapmaya çalışıyorsunuz ve bunu adına da mizah diyorsunuz. İşte özgür düşünce diyorsunuz da yemiyoruz…

Sizin o eski Türkiye kalıntılarınızın altından çok sular aktı. Diyor ya Mevlana; Dün dünde kaldı cancağazım, artık yeni şeyler söylemek lazım.

Entelektüel olmayı, bilgili olmayı, kaliteli olmayı herşeye karşı olmak, her şeye muhalif olmak ve kendinden olmayanın değerlerine küfretmek zanneden ucuz zırtapoz takımına tavsiyem var; Yılmaz Özdil’in her 10 kasımda size kastığı ve şimdi de sömürmede pik yapmaya çalıştığı kitabını alın ve kendinizin ne kadar modern, ne kadar laik olduğunu da belgeli hale getirin.

Sonra bize koyun dersiniz, biz de zamanı gelince isteğinizi yerine getiririz…

E hadi kalın sağlıcakla.