AJAN BRUNSON NEDEN SERBEST BIRAKILDI? – 16 Ekim 2018

Öyle bir çağa denk geldik ki bundan 100- 150 yıl sonra bu günleri okuyanlar ‘’vay be ne yıllarmış’’ diye bizden konuşacaklar. ‘’Tabi ya işleri güçleri yok, bizden konuşacaklar’’ diyenleri de duyar gibiyim. Evet evet sen kabul etmesen de aynen öyle… Oturup bizi ve yaşadığımız bu çetrefilli günleri mutlaka doğru düzgün okuyacak ve konuşacak. Bakın bu Rahip Brunson, pardon… Rahip kisvesi altına saklanan ajan Brunson dersek daha doğru olur.

Tutuklanmasından serbest bırakılması anına kadar bütün dünyanın yakından takip edip pür dikkat kesildiği bir olaydı ve dün serbest bırakılma kararı sonrasında ortalıkta dolaşan, içi boş, bilgisiz ve yetersiz bilgi kirliliğinden ötürü bu Brunson mevzusunu başında sonuna kadar bir araştıralım, inceleyelim derim. Daha düne kadar bırak bir Amerikan vatandaşını tutuklamayı, köpeğine dahi hoşt diyemezken yaklaşık 2 yıldır cezaevinde ve ev hapsinde tutulup Türk mahkemelerinde yargılandı bu ajan Brunson. İzmir’de görülen mahkeme sonrasında, sanıkların ifadelerini değiştirmesi ve maddi delillerin yetersizliği sonucunda Brunson ceza alarak serbest bırakıldı. Bakın, bakın… Brunson beraat etmedi. Yargılandı ve cezalandırılarak, cezaevinde kaldığı süre göz önüne alınıp salındı.

Bu süreçte en başından itibaren Türkiye ne duruşundan, ne söylediklerinden ne de ilk günkü kararlılığından dönmedi. Hangi Avrupa ülkesi Amerika’nın bir vatandaşını cezalandırılıp kendi mahkemelerinde yargılamaya cesaret etmiştir? Bir dönüp araştırın bakın bakayım. Hangi ülkenin lideri Amerika başkanının yakın dostlarından birini yargılatma cesaretinde bulunmuştur? Bu süreçte Amerika her yolu denedi. Sonuna kadar dayattı. Her koldan saldırırız dedi. Üzerimize yürüdü, tehdit etti. Doları bir silah olarak kullandı. Brunson’ı öne sürüp ne var ne yok art arda sıraladı.

Cumhurbaşkanımızın ‘’ver papazı, al papazı’’ sözlerine ‘’hayırdır ne oldu? Geri vites yaptınız ne oldu? Karizma çizildi’’ diye ağız yamultup klavye delikanlılığı yapanlar… Cumhurbaşkanımızın ‘’Brunson Türk mahkemelerinde yargılanacak ve kararı yargı verecek’’ sözlerini neden göz ardı ediyorsunuz? Neden görmemezlikten geliyorsunuz? Hukuk hukuk diye adalet pankartlarıyla ülkeyi boydan boya gezenlerin uluslararası hukuktan ve bu ülkedeki adalet ve hukuk sisteminden haberleri bile yok.

Türkiye demokratik bir hukuk devletidir. Birilerinin de işine gelmeye bilir bu. Türk mahkemeleri koşulsuz ve şartsız bağımsızdır. Rahibin ajan olduğu belirlendi. Devlet hamleyi yaptı ve sanıkların verdiği ifadeler doğrultusunda da davanın takip edilmesi kararıyla Brunson tutuklandı. Ve dün yapılan mahkemede de tanıkların ilk başta verdikleri ifadeleri değiştirmesi sonucunda tahliye edildi bu ajan Brunson. Alınan bu kararı şahıslara, kişilere, birilerine yıkıp buradan hükumete ve devlete zarar vereceğini düşünenler iyi dinleyin, iyi dinleyin ki bayrağı altında yaşadığınız ülkenizin kimlere nasıl meydan okuduğunu, gücünü yedi düvele meydan okuduğunu, kimlere twitter üzerinden nasıl teşekkür yazıları yazdırdığını doğru okuyun.

Amerika Türkiye’ye casus gönderimini ilk kez mi yaptı? Cumhuriyet tarihinde Amerika’nın desteği ile darbe yapan casuslar, iş adamı kılığında, gazeteci kılığında, dernek vakıf yöneticisi kılığında Türkiye aleyhine faaliyet gösteren casuslardan bir tanesini bile tutuklayabildi mi bu ülke? Yok. Ancak Erdoğan gibi bir babayiğit bir adam çıktı, Amerika’nın finanse ettiği, üniformalı hain darbeci casusları, iş adamı kılıklı kızıl sorozları, diplomatik dokunulmazlığı olan elçilik çalışanlarını, papazları Cumhuriyet tarihinde ilk defa derdes edip kodese tıktı. Kendini devletten akıllı zannedenler. Unutmayın, devlet lüzumu dahilinde elinde tuttuğu casusları, pazarlık konusu yapıp içeri de tıkar, takas da yapar. Gerektiğinde serbest de bırakır. Devlet yönetmek duygusallık değil akıl ister akıl, az bir şeyde yürek.

Bizim de içimizde sinmedi bu rahip Brunson’ın tahliye edilmesi. Bizim de aklımızı karıştırdı bu yargının verdiği kararlar. Ama biz devletimize güveniyoruz ve kabul etmesek de yargının verdiği kararlara saygı duymak zorundayız. Şimdi yaşanılan bu son durumların ardından, sosyal medyada dolaşan algı oyunlarına karşı, çarşıda pazarda orda burada konuşan hissiyatlı eleştirilere karşı en önce biz durup devletimizin arkasında durup hissettirmeliyiz.  Bu tavrımızın ardından da ‘siz Erdoğan ne yaparsa yapsın, ne ederse etsin onun yanında mı duracaksınız? Yanlış yapsa da onu mu savunacaksınız?’’ diye soranlar olacak. Hatta her zaman yaptıkları gibi bize hakaretler küfürler edip türlü yakıştırmalar da yapacaklar. Evet, biz Erdoğan’ı Abdülhamit’in yalnızlığına bırakmayacağız! Bizler Erdoğan’a ‘’ölümüne seninleyiz’’ derken tamda bugünler için söylüyorduk.

Biz bu Erdoğan’ı ne zaman terk ederiz biliyor musunuz? Ne zaman onu suçlarız? Ne zaman ki Erdoğan Allah’ın davasına, ilahi kelimetullaha sırtını dönerse, ümmeti ümmetin evlatlarını sahipsiz bırakırsa, kendi egosu için, rahatı için, istikbali için bu devletin boynuna tasma taktırırsa işte o zaman biz de Erdoğan’a sırtımızı döneriz. Ama Erdoğan şuanda da olduğu gibi milletin adamı olarak dim dik yürüdüğü müddetçe, küffarın gözüne baka baka ‘’dünya beşten büyüktür’’ diye haykırdıkça, Afrin’de Cinderes’te Amerika’nın eğittiği tırlar dolusu silahlarla donattığı YPG itlerini darmadağın edip, şimdi de İdlib’de çukur kazanlara ‘bekleyin, madem mezar kazdınız. O kazdığınız mezarlara sizleri gömmeye geliyoruz’’ diyebildikçe bizler bu imanlı, yürekli ümmetin liderini ölümüne savunacak ona ‘’yok domates pahalandı, yok patates fiyatı uçtu, dolar nereye çıktı, o zaman sana oy moy yok’’ demeyecek, ona kimsenin laf söylemesine de kimseye müsaade etmeyeceğiz. Zaman davana ve liderine sahip çıkma zamanıdır.

Ez cümle dostlar biz bu ülkeyi, biz bu davayı bir papaz olayı ile sevmedik ki şimdi bedeller ödediğimiz bu yoldan bir papaz olayı ile geri dönelim. Kim ne derse desin, kim bu yoldan dönerse de dönsün arkadaş. Öleceğimizi bilsek te biz bu yoldan dönmeyeceğiz. Bizim yürüdüğümüz yol dikenlidir dostlar, ayağını seven, canı yanan bizle gelmesin.