AKREP FITRATININ GEREĞİNİ YAPIYOR, PEKİ BİZLER? – 29 Aralık 2017

Derviş ile Akrebin hikayesini duymuşsunuzdur.

Derviş suya düşen akrebi kurtarmak ister…

Elini uzatınca akrep sokar;

Derviş tekrar dener, akrep yine sokar…

Bunu görenler dayanamaz dervişe:

“İyilik yapmak istediğin halde sana zarar verene ne diye hala merhamet etmek istersin ki?”der.

…Dervişin cevabı mânidardır:

“Akrebin fıtratında sokmak var, ihanet var.

Benim fıtratımda ise yaratılanı sevmek, merhamet etmek ve yardım etmek var, hak bildiğin yolda yürümek var.

Akrep ısrarla fıtratının gereğini yapıyor da, ben niye fıtratımı değiştireyim?” der…

15 Temmuz gecesi vatanını, kuranını, bayrağını ve namusunu korumak için sokağa çıkan insanların yeni KHK ile yargılanamayacağı kararından sonra birkaç gündür bazı tiplerden insana, lisana, imana yakışmayacak alçaklıkta cümleler duyuyoruz.

15 Temmuz gecesi sokağa çıkan insanlar bir lideri, bir partiyi, bir tarafı savunmak için değil.
Seni, beni, vatanımızı ve geleceğimizi korumak için sokağa çıktı.

Ama,
Birileri çıkıyor “Bu yasa itlerimi salarım sokağa yasasıdır” benzetmesi yapıyor…

İtler kim? İt kim?

Bir diğeri çıkıyor “Bu kanunla millet sokakta birbirinin kafasına sıkar” diyor…

15 Temmuz gecesi millet birbirinin kafasına mı sıktı?

Biri de çıkıp “Köprüde linç edilen askerlerin hakkını aramalıyız” diyor.

Şu sabaha kadar millete kurşun sıkan, bomba atan asker görünümlü eşkıyaların hakkı?

Yani dostlar akrep akrepliğini yapıyor ve yapacak da…

Peki biz ne yapmalıyız?

Biz kızmayacak, sinirlenmeyecek, akrebe cevap yetiştirmenin derdine düşmeyeceğiz. Milletimizi kutuplaştırmak isteyenleri kale alıp prim yapmalarına müsaade etmeyecek, enerjimizi bu tiplere harcamayacağız.

Ayrıştırıcı söylemlerden uzak duracak ve Hak yolunda yürüyüşümüze devam edeceğiz.

Fıtratımız neyi gerektiriyorsa onu yapacağız ve bileceğiz ki hiçbir zaman kaybeden biz olmayacağız.

Bu günlerde vefatının seneyi devriyesini yad ettiğimiz İstiklal şairimiz merhum Akif bakın bize nasıl sesleniyor;

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir; 
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir; 
Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz, 
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!