BAKMAK VAR, BİR DE GÖRMEK VAR – 23 Kasım 2017

Erdoğan, Putin ve Ruhani’nin Soçi’deki toplantıdan sonra basına verdiği fotoğraf normal bir fotoğraf değildi.

O fotoğraf, adım adım yaklaştığımız 3. Dünya Savaşı’nın taraflarının artık netleştiğinin bir belgesiydi.

O fotoğraf, ABD Başkanı Trump, S. Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ve Mısır’ın gayri meşru lideri darbeci Sisi’nin birkaç ay önce basına verdiği fotoğrafa karşı şiddetli bir tokattı.

O fotoğraf, İngilizlerin Amerika üzerinden dünyayı yeniden dizayn etme projesine karşı Abdülhamid mantığı ile siyaset yürütmenin bir adı idi.

Dünyadaki gelişmeleri, kurulmaya çalışılan yeni köle sistemini iyi okuyamayan üç beş siyasetçi geçinen kişinin kahve ağzı ile çamur atmaya çalışması her ne kadar canımızı sıksa da, kurulan bir oyunun figüranı değil, oyun belirleyicisi olarak masada olmamız dünya siyaseti adına göğsümüzü kabartmalı.

Mevlana’nın dediği gibi; bakmasını bilirsen parmağının ucunda galaksileri görürsün.

Yani dünyaya servis edilen bu fotoğraflara bakma var, bir de bu fotoğrafların arkasını görmek var.

NAİM SÜLEYMANOĞLU’NUN ANLAMI

Birkaç gün önce hakka uğurladığımız ‘cep herkülü’müz, milli haltercimiz Naim Süleymanoğlu’nun ismi sadece “şampiyon, halterci, sporcu, rekortmen” gibi anlamlara gelmiyordu.

Naim’in kelime anlamı “cennette bir kısım”dır.

Ancak Naim’in anlamı sadece bu değildi. Naim’in anlamı;

Kut-ül Amare’de İngilize vurduğumuz tokadın hatırlatması idi.

Naim’in anlamı, bir milletin küllerinden yeniden doğmasının işaret fişeği idi.

Naim’in anlamı, iman kuvveti ile girilen bir yükün altından alnının akıyla çıkmanın resmi,
bir bayrak uğruna bir ömür yaşamanın adı idi.

Naim’in anlamı, koca bir memleketi “inanıyorsanız, üstünsünüz” düsturu ile sevinç gözyaşlarına boğmak ve bu fani dünyadan giderken hayır duaları tabutuna ekleyip gitmenin adı idi.

Rabbim rahmeti ile muamele eylesin, mekânın cennet olsun ŞAMPİYON. Amin.

SAHİ, FETÖ’CÜLERİN TURUNCU KIYAFET İŞİ NE OLDU?

Dünya ve ülke gündeminin artık günlük, saatlik değil dakika dakika değiştiği bir dönemin içerisinden geçerken konuları atlamak, gaflete dalmak ölümcül sonuçlar doğurabilir.

15 Temmuz ihanetinin ardından başlayan davalar esnasında gündeme gelen hainlerin kıyafet uygulaması maalesef gündem yoğunluğu içerisinde kaybolup gitti. Yani FETÖ mensubu hainlerin mahkemelere gelirken yaptığı şovlar yanlarına kar kaldı. Milletin beklentisi olan turuncu kıyafet uygulaması ile ilgilenmesi gereken ve sonuçlandırması gereken kişiler acaba çok mu meşguller ki bu konuyu es geçiyorlar? Yoksa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından çıkacak cümlelere göre hareket etmeyi adet haline getirmiş bürokratlar, siyasiler ve STK’lar tekrar Erdoğan’ın konuyu gündeme getirmesini mi bekliyor?

Uykusuz bir şekilde ümmet ve millet için koşturan, kendilerini dünyanın efendisi zannederek oyun üzerine oyun kuranlara karşı siyaset üreten bu adama yük olmaktan utanmıyor muyuz acaba?

Eğer, inisiyatif alamayacaksanız, eğer her konuda Cumhurbaşkanının ağzına bakacaksanız, yapmanız gereken işleri sümen altı yapacaksanız bence olduğunuz yerde fazla kalabalık yapmayın derim.

Kalın sağlıcakla…

Diğer Yazıları