BİR TAŞLA İKİ KUŞ VURUYORLAR! – 24 Kasım 2017

Yıllarca sinema, edebiyat,tiyatro, gazete, televizyon gibi alanlar ve argümanlar üzerinden dinimize, değerlerimize küfreden, sözde aydın, özgürlükçü, insan hakları savunucusu, entelektüel zümre (Batı), yeni bir hamle ile kokuşmuş ciğerlerindeki kini-nefreti kusarakgerçek yüzlerini, zift kaplı yüreklerini bir kez daha ortaya döktüler.

Kara cüppeli imamlar, karafatmalar, inek şabanlar yetmiyormuş gibi birde “Kara Cuma” hareketi ile yeniden bir algı çalışmasına girdi bu lağım fareleri.

Yok Anneler günü, yok babalar günü, yok sevgililer günü gibi sadece tüketimi arttırma adına bizleri içerisine aldıkları kafese yeni bir kafes daha ekliyorlar.

Alışveriş çılgınlığı! Yani onların söylemi ile “Kara Cuma”!

Bu cümle, bu slogan öylesine seçilmiş, rastgele hazırlanmış ve hafife alınacak, birkaç tepkili tweet atarak geçiştireceğimiz bir cümle değil dostlar. Bu cümle ile, bu slogan ile bizi ayakta tutan manevi damarımıza alenen saldırı yapılmaktadır.

İslami hassasiyet ile yetiştirmeye çalıştığım 6 yaşındaki oğlumun dün gece evde otururken “Baba yarın alışveriş yapmamız lazımmış, yarın Kara Cuma imiş” dediğinde beynimden vurulmuşa döndüm.

Dakikalarca oğluma “Kara Cuma” diye bir şey yok. Cuma, biz Müslümanların bayramıdır. Biz, Cuma günleri güne bir başka başlarız, duş alır, abdest alır, en güzel elbiselerimizi giyer kokular sürer ve dışarıya öyle çıkarız. Biz Cuma günleri kimi görürsek onunla selamlaşır, Cuma namazında Müslüman kardeşlerimizle camide toplanır “hayırlı cumalar” musahafası yaparız” diye anlatmaya çalıştım.

Bugün hiçbir anne babanın evladına mübarek üç aylarımızdan biri olan “Şaban” ismini veremeyişinin sebebi nedir acaba? Hiç düşündünüz mü!

Hz. Fatıma annemizin adına karşılık “Karafatma”, Peygamberimizin giydiği cüppe olan ve bugün imamlarımızın giydiği cüppeye “Kara cüppe”, Annelerimizin tesettürüne “Kara çarşaf” diyen, bir Müslüman beldesi olan Şam kentini “Şam şeytanı” diye itibarsızlaştıran Allahsız ve ahlaksızlar bizim beynimize İnek Şaban’ı kazıyanların da ta kendileri idi.

O gün bu terimleri bize filmlerle, hikayelerle, tiyatrolarla yedirmeye çalışanlar bugün “Kara Cuma” sloganı ile aynı adiliği yapmaktadırlar.

Derdi ALLAH ile mücadele olan bu sözde medeni-ilerici görünümlü kokuşmuş zihniyet hem köpekliğini yapmaya devam ederken hem de sinsice cebimizdeki paramızı almanın (çalmanın) tezgahını da kurmuş vaziyettedir.

Yani bu Kraliçenin babasız çocukları hem imanımıza hem de emeğimize saldırmaya devam ediyor.

Biz Müslümanlar da aptal aptal olan biteni izleyip bir taşla iki kuş vurmaya alışmış bu köpeklere baş kaldırıp, isyan edemiyoruz. Sesimizi çıkarsak bizi aşağılarlar, bizimle dalga geçerler, gerici damgası vurular korkumuz maalesef devam etmekte.

Sizi bilmem ama ben dün gece itibari ile kararımı verdim.

Artık, “Black Friday” yani dinimize küfrettikleri şekilde “Kara Cuma” sloganını kullanan, o kampanyaya dahil olan dükkân, mağaza, marka gibi kuruluşlardan alışveriş yapmayacağım.

O adilerle gücüm yettiğince, anladıkları dil ile, en zayıf oldukları yer ile yani taptıkları “para” ile mücadele edeceğim.

Hayırlı cumalar, kalın sağlıcakla…