BU MİLLET O CAMBAZA ODAKLANMAYACAK – 30 Kasım 2017

Cambaza bak” hikayesini bilmeyeniniz yoktur herhalde. Bir meydana bir sirk kurulur. Sirkin ortasına bir ip çekilir ve anonslarla, müziklerle izleyenlerin ipin üzerindeki cambaza odaklanması sağlanır. Kafalar yukarıda ha düştü ha düşecek duygusu ile ip üzerindeki cambaz seyredilirken ceplerden cüzdanlar tek tek çalınırmış.

Amaç sirkte gösteri yapmak, insanları eğlendirmek, mutlu etmek değildir. Ne zaman kafalar aşağıya doğru inerse anons ve müzik arttırılır, ipteki cambaz tehlikeli hareketlere başlarmış.

Yani o kafa aşağıya inmeyecek, gerçek amacın görülmesine müsaade edilmeyecekti.

Bu hikaye maalesef bizim topraklarımızda bu günlerde tekrar sergilenmeye çalışılıyor.

Suriye’de, Irak’ta irade ortaya koyan,

Ortadoğu’da ambargo ayağına yeni bir dizayn çalışmasına müsaade etmeyen,

Bütün silahlarını artık kendi üretmeye başlayan ve dünyadan bir çok sipariş alan,

Yerli otomobil için düğmeye basan, uçak motorlarını üretmek için hamle başlatan bu milletin dikkati başka bir noktaya toplanmalı ve durdurulmalıydı.

17/25 Aralık’ta ilk ciddi müdahaleyi yaptılar. Ama bu millet cambaza bakmadı.

Anonsu ve müziği biraz daha arttırıp bu kez 15 Temmuz’da tankla tüfekle müdahale ettiler, yine olmadı.

Artık anonsa ve müziğe son ses verip bizi cambaza dikkat kesilmeye zorluyorlar.

Dünyanın en işgalci, en hırsız, en hukuksuz, en katil devleti ABD, Rıza Zarrab üzerinden hukuki(!) bir süreç başlatmış. Hukuksuzluk adına zirve yapmış bir ülke, hukuk(!) adına söz söyleyebileceğini zannedip Türkiye’ye ayar vermeye kalkıyor.

Bizde de ne kadar televizyon, radyo, gazete varsa, ne kadar yazar, çizer, araştırmacı varsa hepsi toplanmış günlerdir ABD’deki Rıza Zarrab davasını konuşuyor.

Peki hiç düşünmüyor musunuz;

15 Temmuz ihanet girişiminin davaları görülürken,

Suriye’de kalıcı çözüm için Rusya – İran – Türkiye hem fikir olmuşken,

Irak’ın toprak bütünlüğünü koruma adına Türkiye arazide kendini göstermişken,

Dünya çapındaki projeleri artık kendi insanıyla ve imkanlarıyla yapmaya başlamışken,

Enerji adına dünya için bir transfer merkezi olmuşken,

Bu dava neden bu kadar ön plana çıkarılıyor beyler? Bu anonslar, bu müzikler neden bu kadar yüksek düzeyden veriliyor? Ne yapmamızı istiyor bu sirk kurucular?

Ne yaparsanız yapın ne kadar sesinizi yükseltirseniz yükseltin bu millet o cambaza o-dak-lan-ma-ya-cak.

Bu millet, ülkesini, bayrağını, dinini, devletini ve başkomutanını 15 Temmuz’da nasıl koruduysa yine aynı ruh ile ölümüne koruyacaktır.

Uyanık olmaktan başka şansımız yok beyler,

Yürümek bize göre değil, binin atlarınıza ve dik durarak sürün atlarınızı güneşe doğru.

Unutmayın! Hoca Ahmed Yesevi’nin dediği gibi “Bizler İslam adına, insanlık adına güneşin ardından koşanlardanız”.

Kalın sağlıcakla