BEN GERÇEK BİR DAVA ADAMIYIM DİYENLER… TOPARLANIN, HER ŞEYE YENİDEN BAŞLIYORUZ. – 01 Mayıs 2019

Ben gerçek bir dava adamıyım diyenler! Toparlanın, her şeye yeniden başlıyoruz!

İstanbul seçimlerinde yapılan usulsüzlüğün, şaibelerin, açık ve aleni hırsızlığın ardından konuyu ve asıl odaklanmamız gereken yeri bir şekilde saptırmak ve dikkatleri farklı noktalara çekmek için bilmiyorum kim ama birilerinin oynadığı oyunları, çevirdiği numaraları, yapılan alavereler’i hepimiz görüyoruz, okuyoruz.

Asıl konuşmamız gereken ve asıl hesap sorulması gereken yerler varken bir şey oluyor, sonra yeni bir şey oluyor hatta ve hatta aynı günün içinde çok şeyler oluyor gündem hep kaynıyor kazanlar kaynatılıyor.

Burada şöyle bir nokta var ki, kendi içimizde bizi birbirimizi suçlamaya, hep kabahati kendi arkadaşlarımızda görmeye, yapıcı ve iyi niyetli eleştiriler yerine hakaret etmeye, can yakamaya, hınç almaya, hesaplaşmaya itiyorlar, buna zemin hazırlıyorlar ve bunun için şark kurnazlığı yapıyorlar.

Kendini ama lakin fakat demeden dava adamı olarak gören arkadaşlar az bi kulak verin… Her şeyi koyun bir kenara. Beyler hadi toparlanın gitmiyoruz… Keçeli koy ateşin üzerine çaydanlığı herşeye yeniden başlıyoruz. İçimizdeki dava adamını bugün yeniden uyandırıyoruz. O biz de var. Belki onunla konuşmayı onun içimizde olduğunu hatırlamayı unuttuk.

Hadi dostlar… inin şu makam araçlarından artık. Bırakın zifiri karanlığın içinde cam filmli araçlarla oradan oraya dolaşmayı. Bırakın özel kaleminiz bu akşam erken geçsin evine. Teşkilatlarda nöbetler tutalım yeniden. O telefonlar hep açılsın. Nöbet sırasına isim yazdırmaya gönüllü ilk kişi biz olalım. Hafta sonları açık büfe kahvaltılarda değil de sabah namazlarında buluşup ardından peynir zeytin simitle samimi sofralarda başlayalım güne… Çoluğumuzu çocuğumuzu da yanımızda götürüp bu ruhu onlara da aşılayalım.  Bir hadis konuşup bir nasihat öğrenelim sonra dağılalım evlerimize. Unvanlarımızı, isimlerimizin önündeki titlemizi makam odalarında bırakıp çıkalım sokağa. Müdürüm, amirim, şefim lafları iş yerinde kalsın akşam çaylarında ailecek abi kardeş, dost arkadaş olalım eskisi gibi. Hatırlamıyor musunuz afişlerimizi direklere asmak için tek bir merdivenimiz olurdu o merdiven tüm semti dolaşır sıra bize gelene kadar kimsenin sesi çıkmazdı. İşte bu davanın kökleriydi bunlar, aşkı, inancı, dirayeti, sadakati ve vefasıydı.

 Nargilenin közü çok yandı artık. Kabul edelim boğaz yakıyor o da dursun kenarda. Çıkalım şu türlü dedikoduların, edepsizliklerin,  samimiyetsizliğin kol gezdiği cafelerden… Esnaf arkadaşlarımızın dükkânlarında, dava okul mahalle arkadaşlarımızın evlerinde toplanalım… Yani biz olalım… Küsmek, darılmak, kenara çekilmek Yok. Yok, yakışmaz Müslümana, hiç yakışmaz bir dava adamına. Yeniden kenetlenmek, yeniden o ruhu yaşatmak ve yeşertmek için, bugünün gençlerine bu davayı miras bırakabilmek ve yarınların emanetçisi olduklarını onlara ezberletmek için hadi toparlanın, yekün olarak yine, yeniden, ilk günkü aşkla bir daha başlıyoruz.

Bu şarkı burada bitmeyecek.

Kalın sağlıcakla.