BERAT ALBAYRAK ÜZERİNDEN PLANLANAN TEZGAH VE PERDE ARKASI – 12 Temmuz 2018

9 Temmuz’da Türkiye’de bir devrim oldu ve yeni bir dönem başladı. Akşamında ise yeni bakanlar kurulunu tanıttı Cumhurbaşkanımız. Kabinedeki birkaç isim medyanın tanıdığı, göz önündeki isimlerden değildi.

Ama CV’ler okununca dinamik ve liyakatli bir kabine olduğu hemen hemen herkesin ortak kanaati idi.

Alkışların, tebriklerin yanında protesto, karalama çalışmaları da girdi devreye… Mecliste yemin eden bakanları protesto edenlerin kuyruk acılarını, siyasi evveliyatlarını bildiğimizden sürpriz olmadı bizim için.

Ancak saldırı, şikâyet ve hakaretlerden beslenen bir kesim nerden tutsak da içimizdeki hasedi, kıskançlığı kussak diye düşünürken, Berat Albayrak’ı koydular hedefe.

Sahi Berat Albayrak’ın Enerji Bakanlığı döneminde neler yaptığını, nasıl bir duruş sergilediğini, neleri başardığını hiç sorguladık mı? Yoksa sadece ‘Damat’ sıfatının ardından ortaya atılan saldırılara tav olup birilerinin oluşturduğu algıya hizmet mi ettik?

(Şimdi benim için de yalaka, yağcı, sana da bir şey versin diye yapıyorsun bu çalışmayı diyecekler ya neyse.)

Peki, Berat Albayrak enerji bakanlığı görevinde neler yaptı? Hangi projeleri hayata geçirdi? Nasıl bir duruş sergiledi? Gelin anlatayım size.

Enerjide arz çeşitliliğini arttırıp bir zamanlar “Kapatalım bu ocakları, dışardan ithal edelim” yaygaraları yapılırken o milli ve yerli kömürde ısrar edip maden rezervlerinin doğru kullanımını ve standartların arttırılmasını sağladı.

Konya’da dünyanın en büyük enerji santrali yapımının altyapısı hazırlayıp, Ankara’da kurulan ve 2019’un sonunda devreye girecek olan yüzde 80’i yerli, en son teknoloji ile üretilen güneş panellerini yurtiçi ve yurtdışı pazarına çıkarmayı planladı.

Kıbrıs Rumlarının ve İsrail’in birlikte organize ettiği doğalgaz sondaj projesine müdahil olup “Ya Türkiye ile kazan kazan formülüne girersiniz ya da size bu alanda sondaja müsaade etmeyiz” diyerek meydan okudu… Hatta Türkiye’ye son teknoloji ile donatılmış bir sondaj gemisi kazandırdı, o sizin damat diye karalamaya çalıştığınız adam.

Daha sayayım mı? Mesela Rusya ile yapılan Mavi Akım Projesi ve Azerbaycan’la yapılan TANAP projesi ile Türkiye’yi enerji güzergâhı yapma projelerinin altında yine Berat Bey’in imzası var. Akkuyu nükleer projesinin başlaması ve toplamda 3 nükleer santralle enerjide dışa bağlılığı olmayacak bir Türkiye’nin inşasında bu adamın emeği, gayreti ve imzası var.

Anladınız mı şimdi bu ülkenin yerli ve milli duruşuna rota çizmek isteyenlerin Cumhurbaşkanımızın aile fertleri üzerinden niçin bir algı operasyonu yapmaya çalıştığını?

Yıllardır Bilal Erdoğan üzerinden Reise saldıranlar son birkaç yıldır Berat Albayrak üzerinden saldırıyor. Yarın Berat Albayrak’tan da vazgeçip Reisin ailesi üzerinden yeni birini seçip devam edecekler. Niye mi? Dışa bağımlı olmayan politikaları, yerli projeleri ile güçlenen ve büyüyen Türkiye’ye ve milli duruşun arkasındaki lidere taş koyup engel olmak için.

(Bunu da hesaba katın derim.)

Enerjide sağlam bir duruş sergileyen Berat Albayrak’a Reis güvendi ve kararında yanılmadı. Şimdi ise yıllardır mücadele edilmeye çalışılan faiz lobilerine sağlam bir tokat atmak için finans konusunda uzman olan ve birçok üniversitede ekonomi dersleri veren Berat Albayrak’ı ekonominin dümenine getirildi Reis tarafından…

Hadi ağızlarından salyalar akıtarak ‘Damat’ diye Berat Bey’e saldıran at gözlüklü, Batı sever tipleri anlıyoruz da,

Yahu bize ne oluyor…?

Reise inanan, onunla yol yürüyen, onunla dava arkadaşlığı yapan bizler niye düştük bu algının pençesine?

Kendi aramızda, dost meclislerinde arkadaş Whatsapp gruplarında “Yani bu damat işi de olmadı, yaa bu reis abarttı kasayı damada verdi… Yok, arkadaş her taraftan damat çıkıyor” tarzında hafif mizahi, hafif de kıskanç söylemlerimiz ne?

Her şeyi biz biliyor, her şeyi biz görüyoruz ama 16 yıldır bu ülkeyi nereden nerelere getiren Reis, görmüyor, bilmiyor. Öyle mi?

Uykusuz kalarak ümmet için mücadele eden Reis, ekonomi konusunda, bu kadar önemli bir konuda nefsi davranacak, kendi nefsi doğrultusunda kararlar verecek öyle mi?

Birisi yanımızda haksızca, fütursuzca dava arkadaşımıza küfredince, hakaret edince, izansızca eleştirince, susarak, hatta ona katılarak mı biz Reis’in yol arkadaşı olacağız?

Bugüne kadar kimsenin avukatlığını yapmadım, yapmam da. Onu bunu da bilmem arkadaş. Ben Reis’le yol yürüyen, onun davasına yük olan değil, yük alan genç bir Müslüman olarak Albayrak’a ve bütün kabineye güveniyorum ve dedikodu yapma, yıkıcı eleştiriler yerine bir Müslüman gibi, dava adamı gibi kabine üyelerine zaman vermeyi, destek olmayı ve yapıcı eleştiriler yapmayı uygun görüyorum kendimce.

Reis ve ekibinin hayalini kurduğumuz yerli ve milli bir devlet olma, bizlere huzurlu ve konforlu bir yaşam sunma, eğitimli, kaliteli ve üretken bir millet olma yolunda uykusuz kalarak attığı her adımın arkasındayım.

Dün, dert Bilal Erdoğan değil, Tayyip Erdoğan ve onun yerli ve milli duruşuydu. Bugün de değişen hiçbir şey yok.

Anladınız? Kalın sağlıcakla.