BÖYLE KONUŞMANIN ZAMANI MIYDI BE YUSUF HOCA? – 20 Şubat 2016

“Her doğru her yerde söylenmez” diye derlerdi bize büyüklerimiz ve eklerdiler nasihatlerine “Sözü hikmetli kılan yeri ve zamanıdır” diye.

Lakin bizler çok oldu büyüklerin nasihatlerinden uzaklaşıp, “en iyisini ben bilirim” kalıbına yakın hareket etmeye başlayalı…

Yusuf Kaplan’ın TRT Diyanet TV’deki programda söylediklerinden sonra bir tartışma başladı. Kimi Yusuf Kaplan’ı hain ilan etti, kimi de Yusuf Kaplan’ı eleştirenleri trol, hain, ahmak.

Yusuf Kaplan’ın düşünce dünyasını, mücadelesini sorgulamayı kendime zül bilir, haddim olmadığını da eklemek isterim…

Ancak eleştiri hakkı olduğunu söyleyen insanların eleştiriye de açık olması gerekir diye düşünüyorum. İslamcı kimliğiyle tanınan (Yusuf Kaplan dâhil) isimler de Erdoğan’ı eleştirebilir, eleştiriyor da. Kendileri eleştirilince mi yanlış yapılmış olur. Böyle bir yağma var mıdır beyler?

Yusuf Kaplan’ın konuşmasındaki hiç bir şeye katılmıyorum, ne dediği umurumda bile değil! Benim takıldığım şey söylenenlerin zamanlamasıdır. Söyledikleri doğru dahi olsa bu zamanda bu oktavda konuşmak kime yarıyor diye bakmaz mı insan. Bu konuşmalarınızla kimlerin manşetinde yer aldığınızı görmüyor musunuz?

Şimdi sormak lazım Yusuf Kaplan hocaya ve onun eleştirilmesine müsaade etmeyen zümreye “zamanı mıydı be arkadaş?” . Ülkemizin ateş çemberinden geçtiği bir zaman diliminde bir de sizinle mi uğraşalım be çok düşünen zatlar.

Yedi düvele karşı ümmetin umudu olarak mücadele verdiğimiz bir zamanda, “son Kale’yi savunduğumuz şu günlerde sizin durduğunuz yer, söylediğiniz sözler dertli bir Müslüman’a yakışır mı?

Her daim söyledim, yine söylüyorum. “ Abdülhamit’ i anlamayan, Erdoğan’ı anlayamaz” diye.

Bu nedenle Abdülhamit’i ve o dönemi tekrar tekrar gözden geçirmek lazım.

Abdülhamit dönemi incelenirken görülecektir ki, , dönemin İslamcı yazar – düşünür – mütefekkir isimlerinin sultan Abdülhamit’i topa tutup, acımasızca eleştirmeleridir. Daha sonradan pişman olduklarını dile getiren bu İslamcı tipler Küffarın değirmenine su taşıyıp, Abdülhamit’in kolunu kanadını kırmış, ümmet için daha kötü günlerin yaşanmasına sebep olmuşlardı.

Yine aynı film vizyonda beyler.

Ya Abdülhamit’i ortadan kaldıran zihniyetin devamı olan bu günün küffarlarının değirmenine su taşıyacağız!

Ya da o zihniyete karşı tek başına savaş veren Erdoğan’ın yanında olacağız.

Sonradan gelen pişmanlık beş para etmez haberiniz olsun…

Kalın sağlıcakla!