BU KRİZDE TAYYİB’İN İŞİ ALLAH’A KALDI! – 03 Nisan 2020

Adam çıkmış sosyal medyada yazıyor da yazıyor.

İlim diyor, bilim diyor, biyoloji diyor, fen diyor fen… Gören de bu yazanları astronot falan zannedecek.

Şimdi bu süreçte televizyonlarda, sosyal medyadan bazı insanlar, dua edelim, tefekkür edelim, biraz böyle kişisel muhasebe yapalım deyince “Bu nasıl yobazlıktır, işte dua mı kurtaracak bizi bu virüsten, kaçıncı yüzyıldayız, bu Tayyip’in işi ohoo Allah’a kaldı, duaya kaldı.” diyorlar. Hatırlayanlar vardır, Tayyip Bey İstanbul’a belediye başkanı seçildiğinde susuzluk nedeniyle yağmur duasına da çıkalım demişti, o zaman da böyle demişlerdi, “Tayyip’in işi Allah’a kaldı.”  ama kurban olduğum Allah güldü Tayyip Bey’in yüzüne o zaman ve verdi yağmuru, barajlar doldu taştı.

Neyse biz senin dediğini kale alalım. Tamam, haklısın. İlim, bilim, fen kurtaracak doğru da sen ilimle-bilimle alakalı bir çalışma yaptın da İslam mı müsaade etmedi sana? Sen bir aşı buldun da diyanet fetva mı vermedi o aşıya? Dualar mı engel oldu senin o bilimsel, hatta bilim üstü çalışmalarına? He?

Derdiniz nedir arkadaş ya?

Yatsı ezanından sonra ülke genelinde okunan dualardan tiksinen zatı aliler… O dilinizden düşürmediğiniz, her cümlenizde ağzınızdan salyalar aka aka anlattığınız o Avrupa devletleri, papazları kamyonların üzerine doldurup sokak sokak gezdiriyor ve dua ettiriyor. Bu günkü dünyanın süper gücü dediğiniz ve oradan fotoğraflar paylaştığınızda da sizden daha medeni, sizden daha modern kimse olmuyordu ya, hatta oraya gidip çocuğunuzu doğurmak ve o ülkenin vatandaşlığını almak için atmadığınız takla kalmıyordu ya, heh işte o Amerika 2-3 gün önce Temsilciler meclisinde Fatiha Suresi’ni okutup hep birlikte dua ettiler. Almanya’da bütün milletin duyacağı şekilde hoparlörlerden ezanlar okunuyor. İspanya’da, Granada’da yani Endülüs’te 500 yıl sonra ezanlar okunuyor. E Vatikan’a bakıyorsun Papa online bir sistemle bütün dünya Hristiyanlarıyla toplu dua seansları yapıyor. Ne diyeceğiz bunlara veya ne diyeceksin bunlara? He?

Ya dostlar bir şey söyleyeyim mi, duanın gücüne inanmayan bu zümre değil miydi? O meditasyon seanslarına 200/300 dolar ödeyen bu ileri zekalılar değil miydi?

Dua ile alay eden bu gevşekler değil miydi, evrene mesaj gönderip ondan sonra da oturup o mesaja cevap bekleyen çokbilmişler?

Valla bu sosyal medyada yazılanları ve bunları yazanları gördükçe bir kez daha anlıyorum ki bu tipler her fırsatta dine sövmek için, İslam’a hakaret etmek için dehşet bir çabanın içindeler.

Ve ne olursa olsun, bu ülkenin yani Türkiye’nin dünya üzerinde İslam’ı, Müslümanlığı, merhameti ve iyiliği temsil ettiğini bildiği ve gördüğü için de bu ülkeyi hiçbir zaman sevmeyecekler.

Zamana, mekâna, olaylara bakmaksızın fırsatını da buldukça bu ülkeye ve bu ülkenin değerlerine maalesef küfredecekler.

İşte bu nankör, bu modern geçinen, bu tasmalı Batı hayranlarını gördükçe de aklıma Abdurrahim Karakoç’un şu mısraları geliyor:

Mıgırdıcı sever de Osman’ı sevmez zındık

İti – domuzu sever insanı sevmez zındık

İster ki diz üstüne çökertilsin Türkiye

Ekmeğini yer ama vatanı sevmez zındık

He bu arada Anadolu’da güzel bir deyim vardır, “Senin işin duaya, yani Allah’a kaldıysa bil ki senin iş hayırlısıyla tamamdır.”

Evde kalın, sağlıcakla kalın.