BU VATAN KİMİN? – 25 Şubat 2018

Bir çoğumuzun çocukluğunun veya gençliğinin unutulmaz şiirlerinden biridir.

İlkokulda ezberleyip, evde, okulda, sokakta okuduğumuz, yıllar geçse de her birimizin en az 2-3 mısrasını mutlaka ezberinde tuttuğu, okunduğunda okuyanında dinleyeninde milli duygularını kabartan bir şiir.

Bu vatan kimin? (Hemen hafızanızda bir iki mısra canlandı dimi…)

Bu vatan toprağın kara bağrında,

Sıradağlar gibi duranlarındır,

Hatırladınız dimi…

Gelin bu şiirde sorulan “Bu Vatan Kimin?” Sorusuna isim isim cevap verelim.

Bu vatan,

Sudan’da doğup büyüyen, ömrünün sonuna kadar Osmanlı devletine şerefle hizmet eden, İstanbul İngiliz işgalindeyken, her şey bitti hasta adam Osmanlı öldü dendiği günlerde İngiliz komutanının yüzüne ‘’Sizinle hesabımız bitmedi, 100 senede geçse er geç sizinle hesaplaşacağız” diyebilen ve buna inanan kuşçu başı Eşrefin sağ kolu Sudanlı Zenci Musa’nındır.

Bu vatan,

Çanakkale’de topun kaldırma vinci kırılınca 276 kg’lık mermiyi Ya ALLAH diye kucaklayıp namluya süren ve ittifak kuvvetlerinin bayraktar gemisi Queen zırhlısını Çanakkale’nin soğuk sularına gömen Balıkesir Havran’lı Seyit onbaşınındır.

Bu vatan,

Türlü iftiralar ve türlü hakaretlerle idam sehpasına çıkarılan ve son sözü sorulduğunda ‘’Allah milletimize zeval vermesin’’ diyebilen Aydınlı Adnan Menderes’indir.

Bu vatan,

28 Şubat’ta idamla yargılanmış 16 yaşında girip 25’inde hapisten çıkan ama devletine, milletine, vatanına küsmeyip 15 Temmuz’da hainlerine karşı vatanını, devletini savunurken Çengelköy’de şehit olan Sivaslı Halil Kantarcı’nındır.

Bu vatan,

“Niye kimse İyi ki varsın demez ki’’ diye sitem etse de hain teröristleri güvenlik güçlerine haber veren ve Trabzon’un Maçka ilçesine adamlığın – yiğitliğin heykelini diken ve tüm Türkiye’nin ‘’İyi ki varsın Eren’’ diye haykırdığı Maçkalı Eren’indir.

Bu vatan,

Afrin’e, ateş hattına giderken “nereye tertip?” sorusuna “düğüne gidiyoruz,” diye gülerek cevap veren ‘’Kahramanlar can verir, yurdu yaşatmak için’’ sözünü yüreğimize çivi ile çakan Afrin şehidi Uzman Erbaş Adıyamanlı Enes Sarıaslan’ındır.

Muş valisinin “özel harekât personellerimiz Afrin’e gönderilmek için nasıl seçiliyor sorusunu, gönüllülük esasına göre oluyor diye cevaplayan Komutana, peki gönüllü çıktımı bizimkilerden diye sorar vali. Komutan, Efendim hepsi gönüllü oldu o nedenle kura çekerek belirledik aralarından der.

İşte bu vatan,

şehadet için can atan, topyekun gönüllü olan askerlerimizin, polislerimizin, gazilerimizindir,

Bu vatan,

Abdestsiz bebelerini emzirmeyen, peygamber ocağına evlat gönderirken memlekete kurban olsun diye eline, saçına kına yakan, evladının al bayrağa sarılı tabutu gelince de vatan sağ olsun diye haykıran analarındır. 

Bu vatan,

Babası şehit olduktan sonra mezar taşına baba diye koşan, benim babam kahramandı, Allah için, vatan-bayrak için öldü, bende büyüyünce asker, polis olacağım diyen şehit evlatlarının, bu dünyada birbirine doyamayan, kavuşmayı mahşere bırakıp kocasının emaneti evlatlarına sarılıp onları büyüten ve yüreği yansa da da başını dik tutan şehit eşlerinindir…

Velhasılı kelam

Bu vatan,

Ardına bakmadan, yollara düşen

Şimşek gibi çakan, sel gibi akan

Huduttan hududa yol bulup koşan,

Cepheden cepheyi soranlarındır.

Kalın Sağlıcakla.