EVLERİMİZE, HANELERİMİZE HOŞ GELDİN RAMAZAN – 23 Nisan 2020

Evet, bu ramazan başkayız. Bu ramazan biraz buruk, biraz hüzünlü geliyor diye asık suratlarımız. Neredee o eski ramazanlar diye hayıflandığımız bir atmosfer hakim her noktaya.

Evet, bu sene iftara yetişme telaşında olamayacağız belki de, pide kuyruklarına da giremeyeceğiz, kalabalık iftar sofralarına cümbür cemaat oturamayacağız belki de… Cemaat demişken, cemaatlerle teravih namazı da kılamayacağız belki ama ama sultan geliyor kardeşim. 11 ayın sultanı geliyor. Rahmet ayı, bereket ayı, tefekkür ayı, Kur’an ayı ramazan geliyor.

Normal günlerde olur ya, evin içi her zaman güllük gülistanlık olmayabilir ama bir misafir geldiğinde evin içinde yaşanan ne varsa eksik gedik, dert tasa hepsi unutulur ve gelen misafir en güzel şekilde ağırlanır sonra da yolculanır. İşte tam da öyle yapmamız gereken bir zaman. Bırakalım aklımızı karıştıran şeyleri, ona buna şuna hayıflanmayı, kahrolmayı, devamlı eskiye özlemle gün geçirmeyi bırakalım.

Nasip olmuş, Allah bizi yine ramazana kavuşturmuş. Nasip olmuş, bu yıl da inşallah oruçla müjdelenmişiz. Ramazanın gelişine sevinmek Müslüman olmanın alametlerinden bir tanesidir.

Bugün ne olursa olsun bereket iniyor dünyaya. Rahmet, bir ay boyunca baktığımız her yerde bizi bekliyor, bizi arıyor ve bizi çağırıyor. Bundan daha büyük bir müjde bundan daha büyük bir ikram ne olabilir ki? He, ne olabilir ki?

Ama ramazanı karşılamaya çalıştığımız şu günler de ilk önce neyi düşünmeliyiz biliyor musunuz? Komşum aç mı, dolabında çocuğuna bir bardak sütü, iftar sofrasına koyacağı bir sıcak ekmeği, sahura hazırlayacağı bir kâse yoğurdu var mı?

İşte devlet yardım ediyor, vakıflar, dernekler, kurumlar, kuruluşlar, işte koliler dağıtılıyor deyip çekilmeyelim kenara. Evet, daha büyük yardımları birileri illa ki yapar ama senin komşuna vereceğin bir tabak yemek, bir poşet çay, bir kalıp beyaz peynirin lezzeti de kıymeti de apayrıdır.

Hadi gelin süsleyelim evlerimizi, camlarımızı, balkonlarımızı, yakalım fenerlerimizi, kapılarımıza süsler hazırlayalım bu evde ramazan var diye. Ramazan oyunları oynayalım evlerimizin içinde, çocuklarımız yaşasın o evdeki ramazan duygusunu, evlerden Kur’an sesleri yükselsin, açalım camı çerçeveyi rahmet dolsun evlerimizin içine, şifa olsun hepimize.

Merak etmeyin, biraz hüzünle biraz özlemle biraz mahcubiyetle de baksak yüreğimizden ettiğimiz dualar erişir Kâbe’ye, erişir Beytullah’a.

Bırakın hüznü, bırakın hayıflanmayı. 11 ayın sultanı mübarek ramazanı buruk karşılamak yakışmaz bize.

Dostlar unutmayın! Bu gelen ayların sultanı; bu gelen kardeşliğin, merhametin, paylaşmanın sembolüdür; bu gelen rahmetin, bereketin sağanak sağanak yağdığı günlerin habercisidir; bu gelen bayramın müjdecisi ramazan ayıdır. Başında rahmet, ortasında mağfiret, sonunda da kurtuluş olan 11 ayın sultanı evlerimize, hanelerimize, yuvalarımıza ve yüreklerimize hoş geldin, sefalar getirdin.