GERÇEK CEMAAT VE TARİKATLARA SALDIRANLAR İYİ DİNLEYİN! – 26 Temmuz 2018

Bu ülke ve bu aziz millet çok ihanet gördü, ihanetleri ve hainleri saymaya başlasak belki de saatler sürer… Ama en taze ihaneti 15 Temmuz gecesi yaşadı bu topraklar…

Biz gibi görünen, bize benzeyen, bizle aynı secdeye baş koyan mankurtlar, haşhaşiler, kiralık, ruhsuz şahsiyetsiz köpekler dini, imanı, Allah’ı kendilerine siper ederek kurşun yağdırdılar insanlarımızın üzerine..

O gece ayrışmadan, bölünmeden, bir olarak dikildik bu tasmalı köpeklerin karşısına ve Asım’ın nesli olduk, namusumuzu çiğnetmedik!

Ardından 24 Haziran’a yürüdük türlü oyunlara, türlü münafıklara, türlü yalanlara rağmen… Ve 15 Temmuz’un rövanşını da vermedik. Yani her koşulda, her mekanda, her ortamda Allah’ın da yardımıyla kazanan biz olduk Elhamdülillah…

Ama ihanetlerin bitmediğini de gördük…

Ömrünü Allah yolunda, onun dini, onun kitabı, onun Resul’u yolunda harcayan ve toplumun her kesimi tarafından rahmetle, minnetle, şükranla yad edilen, Allah dostlarının adına hareket eden, kendini üstün gören etrafındaki temiz insanların dini hassasiyetlerini sömürenler yine vitrindeydi ve seçim bitmesine rağmen konuşulmaya devam da ediliyor…

Ortalığa yayılan ses kayıtları, şifreli sinsice konuşmalar, kamuoyuna farklı açıklama yapıp son gece ayrı hareket eden hiçbir İslami ilim, eğitim almamış, güzel sanatlar fakültesi mezunu, inşaat müteahhidi, ama cemaat lideri takılan adamlar toplum nazarında deşifre oldular.

Kimseye akıl vermek, ocu bucu diye ayrıştırmak, o iyi bu kötü diye sınıflandırmak haddimize değil…

Ancak Kuran’ı ölçü alan, Resulallah’ı tanımaya gayret edip kendine örnek almaya çalışan biz Müslüman gençler olarak diyoruz ki…

Bırakın dini sömürmeye çalışanları!

Bırakın dini, Kuran’ı, Allah dostlarını kendine makam oluşturmak için uğraşanların peşini,

Bırakın Allah adına bedel ödeme pahasına dik durmaktan kaçıp, pazarlıklar yapan münafıkların peşini,

Bırakın ümmete imanlı nesil yetiştirme yerine bürokrasiye, siyasete, iş dünyasına adam yerleştirmeye çalışan şatafat peşinde olanları,

Bırakın aklınızı kiraya almaya çalışan, sizi araştırmaktan, sorgulamaktan alıkoyan bütün ocu bucuları,

Ve Allah’ın ipine sarılın, Kuran’a sarılın..

Kabirde Allah kimseyi yanımıza göndermeyecek!

Mahşerdeki ananın evladını tanımayacağı o hesap gününde falan hoca, filan efendi bizim yerimize cevap vermeyecek, hesaba çekilmeyecek…

Gerçek tarikat ve cemaat kavramının ne olduğunu iyi araştırıp, bu toprakların temel dinamikleri olan bu yapıları korumalıyız… FETÖ ve onun gibi bukalemun takılan sözde cemaatleri öne sürerek, kimse bizim hoca Ahmet Yesevilere, Şah-ı Nakşibendi hazretlerine, Abdulkadir Geylanilere sırtımızı dönmemizi tavsiye edip bize akıl vermeye çalışmasın…

Küllerimizden yeniden doğduk

Bu zaatların yolunu takip edenler kimdi diye merak edenler 15Temmuz gecesi milletin en önünde yürüyenlere bakabilir. Nitekim bu Allah dostları ve onların emanetleri olan cemaatleri sayesinde birçok devlet kaybetmemize rağmen küllerimizden yeniden doğmayı öğrendik ve uyguladık elhamdülillah…

Lakin dinimizin temel direkleri olan cemaatlere, tarikatlara hücum edilmesine sebep olanları görmeliyiz ve ayırmalıyız yollarımızı, bu kendini peygamber gören tiplerin kurumlarından kuruluşlarından.

Çocuklarımızı, ailemizi kurban etmemeliyiz o ümmetin sırtından geçinip, ümmeti sırtından bıçaklayanlara..

Devlet müdahale etsin diye konuşmak, yazmak işin en kolay tarafı… Unutmayın, FETÖ alçaklarını bu topraklardan, emniyet, askeriye veya devlet değil… Milletin ta kendisi tasfiye etmiştir…

Biz millet olarak bu özü ile sözü bir olmayanlara sırtımızı dönelim.Göreceksiniz onlar zaten yok olup gidecektir.

Kalın sağlıcakla…