ADALARDAKİ FAYTON KATLİAMINA KİM DUR DİYECEK? – 24 Temmuz 2018

İlk Türk devletleri zamanın şartları ve göçebe bir hayat sürdüğünden dolayı ömrünün yarısını at üzerinde geçirmiştir. Türkler için at fetihtir, murattır, seferdir, zaferdir.

Yani bu millet ata karşı bir sevgi ve güven duymuş ve o atı bir hayvandan ziyade kendinden bir parça görüp kutsal sayıp ata saygınlık kazandırmıştır.

Yalnız bugünlerde sırf nostalji olsun diye ya da sosyal medya hesaplarınızdan paylaşacağınız bir iki fotoğraf için o atlara ettiğimiz zulmün farkında mısınız?

Her canlının suya, havaya, serinliğe muhtaç olduğu bu yaz günlerinde bir de üstüne o atları yokuşa vurup bunun üzerinden ticaret yapanlar ve buna izin veren belediyeler, yetkililer bu eziyete göz yuman herkes. Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyun. Ne bilim ya yolların, asfaltın iyileştirilmesine müdahale edin, ya da bu sistemi kökünden düzeltecek bir çözüm getirin!

Ata eziyet etmenin adı nostalji değil!

Kimsenin ekmeğine engel olma, işine taş koyma peşinde de değiliz. Lakin, biz sesimizi yükselttikçe yok nostalji, yok kültür, yok ekmek parası diye zırvalamaya başlıyor birileri.. .

Ayaklarından kanlar aka aka koşturulan atlar mıdır nostalji? 50 derecelik cehennem sıcağında bir ton insan yükünü sırtlandırmak mıdır kültür Allah aşkına! 2 yudum su bir avuç saman vererek mi ekmek parası kazanacak o merhametsiz at sahipleri.

Bakın Adalarda çalıştırılmak üzere Anadolunun dört bir yanından toplanıp İstanbul’a getirilen atlar, adalara alınmayınca 2 aydır Beykoz ormanlarında güneşin alnında aç susuz bekletiliyor… Bu hayvanlara ölüm reva görülüyor…

Bu atları getirip onları ölüme terkedenlerden neden kimse hesap sormuyor? Neden kimsenin gündeminde yok bu hayvancağızlar? Yoksa her olayda olduğu gibi Cumhurbaşkanının olaya el atmasını bekleyip ondan sonra mı harekete geçecek bazı uyuyan yetkililer!

Atlara yapılan vahşete son verilsin

Bu konuda sorumlu olan kim varsa, hangi kurum hangi kuruluş varsa Allah aşkına bir an evvel elini taşın altına koyup bu vahşete çözüm getirsin.

Hayvan hakları savunucuları, bir iki tane kedi köpek resmi paylaşımınızla kendinizi rahatlatıp sonrada beach clublarda serin sulara atlayarak olmuyor bu iş, olmaz da. Eğer gerçekten niyetiniz hayvan haklarını savunmaksa susmayacak ve bu olayı gündeminizden düşürmeyeceksiniz.

Ben Abdurrahman Uzun olarak buradan İstanbul Valiliğini, İstanbul Emniyetini, Büyükşehir Belediyesini, Adalar Belediyesini, gazetecileri, yazarları, sanatçıları ve tüm gerçek hayvan hakları savunucusu dernekleri bu hassas konuda ses vermeye, icraata davet ediyorum!

Bu iş çözülene kadar da bu işin peşindeyiz ve bırakmaya da hiç niyetimiz yok.

Kalın sağlıcakla..