HEM SAHADA HEM MASADA DESTAN YAZAN TÜRKİYE – 18 Ekim 2019

Birileri “Yok efendim savaşa hayır” dedi; birileri yok işte “Türkler Kürtleri öldürüyor” dedi; birileri “Terörist için bile olsa kimseler ölmesin, sadece bunu istiyoruz” dedi; birileri de başını kuma gömüp sırf mahallemde dışlanırım diye Mehmetçiğine, askerine, ordusuna selam göndermekten korkup sus pus kesildi.

Ama bütün bunlar olurken Türkiye sadece tek bir şey söyledi. Sınır bölgemizde 35 km kadar derinlikte terörün T’si kalmayacak, önüme kim dikilirse ezer geçerim, onları çaputlarıyla, bayraklarıyla oldukları yere gömerim dedi.

Tabi bu sırada o Hollywood’un büyük prodüksiyonu, tırlarla teröristlere silah taşımaya da devam etti. Sabah ayrı, akşam ayrı tweetler atıldı. Sonucuna katlanırsınız, yaptırımlar çok ağır olacak, Türkiye’ye son uyarı dediler. Tüm dünya da kalktı Türkiye’yi kınıyoruz dedi. Yıllarca bütün dünyayı biz kınadık, şimdi de bütün dünya bizi kınıyor. Oyna, devam…

Ama Türkiye ne yaptı? Durduğu yerden bir adım dahi geri atmadan, kararlılıkla harekatın sürecini başlattı. 9 Ekim günü bir mektup yolladılar. Online tehditleri yetmedi bir de yazılı kalsın diye verdi veriştirdiler o mektupta. Türkiye’yi alt üst ederiz, işte sizi bitiririz, yerle bir olmanız için her koldan saldırırız dediler…

Bir gece ansızın gelebiliriz diyorduk ya, onlar bizi gece vakti bekledi ama Cumhurbaşkanımız tarihi bir hamleyle o gelen mektubu çöpe attı ve aynı gün saat 16.00’da verdiği talimatla Barış Pınarı Harekatı başlatıldı. Bu hamleyle sadece o mektup paçavrasına cevap verilmedi he, yedi düvele meydan okunduAzdan az, çoktan çok gider dendi…

2 ilçe, 1 belde, 56 köy 9 günde PKK terör örgütünden temizlendi. 700’den fazla terörist de geber… etkisiz hale getirildi.

Ardından Amerikan heyeti kalktı ayağımıza kadar geldi, ateşkes istiyoruz dedi. Biz de dedik ki, “Eğer biz Suriye’de terör örgütleriyle mücadele değil de sizinle savaşıyorsak ateşkes için otururuz konuşuruz.” dedik.

Oturduk ve 5 gün mühlet verdik. 5 gün içinde pılınızı, pırtınızı, itinizi, köpeğinizi toplayacaksınız ve Fırat’ın hem doğusundan hem de batısından çıkacaksınız dedik ve Elhamdülillah istediğimizi de aldık. O ketılın fişini takan kişi de oturdu mal mal izledi

74’deki Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra Barış Pınarı Harekatı’yla bizim olan topraklarımızı tekrar geri alıyoruz.

He bu arada biz çekilmiyoruz he, biz orayı terk etmiyoruz, oradaki hakimiyetimizi bir ateşkesle tamamen bırakıp geri de dönmüyoruz. 120 saat mühlet veriyoruz. Yani harekata ara veriyoruz.

Masada konuşulanlar, Türkiye’nin istediklerini vermek zorunda kalanlar farklı oyunların içerisine, farklı hesapların içerisine girerse harekat devam eder. Allah nasip ederse de bir hafta on gün içerisinde PTT’yi de kuracağız o bölgeye

İşte bu Türkiye’nin başarısıdır.

Kim ki eğer bu dönemde ötede beride, televizyonlarda, gazetelerde, sosyal medyada Türkiye Amerika’dan ne aldı da bunu verdi, yok işte harekat neden durduruldu, yok hani ateşkese sıcak bakılmıyordu, niye r yapıldı diyen kim varsa onlar Amerikan sevdalısı içimizdeki kriptolardır, hainlerdir.

Türkiye masaya vurmuştur ve haklılığını dünyaya kabul ettirmiştir ve Amerika’yı da ayağına kadar getirtip bütün şartlarını kabul ettirmiştir. Bu harekata hiç kimse gak guk edip boş boş kem küm etmesin…

Tekrar söylüyorum bu başarı Türk Milletinin başarısıdır.

Bu başarı Mehmetçiğimizin, kınalı kuzularımızın, bütün Türk Silahlı Kuvvetlerinin başarısıdır.

Ve bu başarı, dimdik duran, kendinden emin, kararlı adımlarla içerde ve dışarda konuşulanlara aldırış etmeden, devletinin ve milletinin bekasını her şeyin üstünde tutup eğilmeden, bükülmeden, diz çökmeden, sapasağlam duran Cumhurbaşkanımız, başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın başarısıdır.

Ve bu topraklardaki yeniden dirilişin mimarı olan Recep Tayyip Erdoğan’ı tüm dünya Büyük Lider olarak tanıyor ama biz ise ona Reis diye sesleniyoruz ve öyle seviyoruz.

Kalın sağlıcakla.