YÜZYIL SONRA TÜRKİYE ŞAHLANIYOR! – 24 Ekim 2019

Bugünleri tarih yazar. Bugünleri birileri mutlaka ve mutlaka yazar. Kimi kafasına göre işine geldiği gibi yazar, kimi de ulan bu zamanın hakkını vermeden yazarsam kalemim kırılsın der aslanlar gibi şanıyla, şerefiyle eğriyi eğri, doğruyu da doğru olarak yazar.

Son 3 haftada neler oldu farkında mısınız he? Türkiye 100 yıl sonra hem sahada hem masada nasıl tarih yazıldığını 7 düvele gösterip kabul ettirdi.

Dünyaya meydan okudu meydan. Ülkemizi Ortadoğu’nun o kıytırık bir ülkesi olarak görenlere, sağımızı solumuzu masalarda, kapı arkalarında pay etmeye çalışanlara, ekonomik yaptırımlarla bizi diz çöktürmeye çalışanlara, teröristi besleyip onlara kemik atanlara, bize parasıyla silah satmayıp yer altından binlerce silahı o soysuz köpeklerin dağlarına kadar bedavadan adrese teslim edenlere karşı hodri meydan dedi Türkiye. Azdan az, çoktan çok gider dedi.

Türkiye dün, “Topunuz gelin, hatta birleşerek topunuz gelin ulan” diyerek inandığı ve yürümek istediği yoldan ne pahasına olursa olsun bir adım dahi geri atmadı. Ağa babalarından otlananlar, onlardan beslenenler de ciyak ciyak çığırdı ortalıkta.

Türkler Kürtlerle savaşıyor yalanını sürdüler ortaya. Resulayn’da öldürülen PKK’lı teröristlerin arasında Almanı, İngilizi, Çinlisi, Kanadalısı çıkıyor? Soruyorum size bunlar benim Kürt kardeşlerim için mi canını veriyorlar he? Bunlar Irak savaşında yüz binlerce Kürdü öldüren o Amerikan askerlerine de köpeklik yapanlar değil miydi? Bunlar Kürtlerin tüm haklarını ellerinden alan Esed’in dizinin dibinde havlayan köpekler değiller miydi he?

Uyuyan dev uyandı artık. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Kimse Türkiye olmadan masalarda tek başına oturamayacak. Hiç kimse ama hiç kimse Türkiye’nin konumunu ve gücünü yadsıyarak öyle merdiven altı oyunlarla bizi köşeye sıkıştırmaya teşebbüs edemeyecek. Hiç kimse Türkiye’yi şu anda var olduğu o küresel ligden geri çekip aşağıya indiremeyecek.

He “Maç berabere bitti, işte ne kaybettik ne kazandık.” masalıyla kendini kandıran o içimizdeki zavallılar, her ne kadar eliniz klavyeye gidip yazamıyor olsanız da haberiniz olsun sizin de.

Barış Pınarı Harekatı’yla Türkiye, ABD’ye, Rusya’ya, Arap Birliği’ne, Almanya ve Fransa gibi AB ülkelerine rağmen Türk ordusu işte araziye inemez, işte çatışmaya giremez, işte sınır ötesinde manevra yapamaz diyenlere inat ordusuyla, istihbaratıyla, teknolojisiyle, İHA’sıyla, SİHA’sıyla gerekeni yaptı ve istediğini de aldı.

O terör koridoru hayali kuranlar, terör haritası çizenlerin de o haritalar ellerine verilip tarihe gömüldüler.

Almanya’nın, Fransa’nın, İngiltere’nin o ayrıştırıcı Kürt politikaları da maalesef bir yerlerinde patladı.

İsrail kabul etti, hezimeti kabul etti İsrail. Suriye’yi paylaşma düşüncesi bugün itibariyle bitmiştir artık.

Teröristleri besleyip, o kucaklarında oturtanlar PKK’yı PYD’yi de sattı ama maalesef bizim ülkemizdeki bazı ne idüğü belirsizler ne PKK’yı ne de PYD’yi hala satmadı. Bir şekilde dolaylı da olsa savunuyorlar onları. E zaten PYD’yi de terör örgütü olarak görmeyenler var içimizde ve şimdi de oturup mal mal izliyorlar olan biteni.

Osmanlı durduruldu, dev uyutuldu. O dev uyanırsa bir daha hiç kimse Türkleri durduramaz.” diyen bir tane tarihçi vardı.

Ona söyleyin, biz uyandık elhamdülillah. Şimdi hesaplaşma vakti, şimdi yüreğini ortaya koyma vakti, şimdi şahlanma, şahlanma vakti.

Kalın sağlıcakla.