İSMET YILMAZ’IN KONUŞMASINI REDDEDİYORUZ – 30 Ocak 2019

Böyle bir derin nefes alarak başlamak istiyorum bugün… Bu da geçer ya hu deyip asıl kilitlenmemiz gereken noktalar varken, 31 mart seçimleri, saha çalışmaları, yalan yanlış bilgilerle yapılan algı operasyonları, sinsi kriptoların tespit edilip bünyeden atılması gibi bizi bu konulardan uzaklaştıran ne varsa hiç görmeyeyim, bakmayayım, ellemeyeyim diyorum da bundan sonra yaşanacak benzer söylemlerin önünü kesmek için konuşmakta fayda vardır diye karar verdim en sonunda.

İsmet Yılmaz… Sivas Belediye başkan adayı Hilmi Bilgin için destek isterken hiç gereği olmayan, vatandaşta hiçbir karşılığı olmayan, fayda yerine zarar verecek bir söylemde bulunuyor. “Hilmi Bilgin’e vereceğiniz destek, yarın ruz-i mahşerde (kıyamet günü) beraat belgelerinizden (kurtuluş) biri olacak diye düşünüyorum” diyor.

Allah Allah… Ne alaka, ne için söyleniyor bu söz? Ondan sonra yürüyorlar da yürüyorlar, ortalık karışıyor, birileri ellerini sıvazlıyor, sosyal medya gırla kırılıyor. Ortalık tam dönmüş Çarşamba pazarına… Ulan bizim derdimiz ne? Konuşmamız gerekenler ne? Vatandaşta karşılığı olan söylemler ne? Ama gel gör ki uğraştığımız şeylere bak ya…

Bakın hala anlamayanlar ve gözlerinin önünde canlı kanlı defalarca tescillenmiş bir gerçek olmasına rağmen manzarayı tam olarak göremeyenler var.

Bu millet Recep Tayyip Erdoğan’ın peşinden neden gidiyor anlamıyor musunuz bunu?

Gecesini gündüzüne katıp sadece çalıştığı için, kendi hayatını, ailesini, özelini her şeyi bir kenara bırakıp vatandaşına hizmet ettiği için, vaadlerle, boş boş konuştuklarıyla değil, yaptıklarıyla, imzasını attığı dev projelerle kendini gösterdiği için… Hangi dünya devletinden olursa olsun ülkesine göz diken kim varsa hepimizden önce dur deyip gelene gidene rest çektiği için… Din, dil, ırk ayrımı yapmadan mazlumun hakkını gözeten bir adamlıkta olduğu için… Vatandaşının sıkıntısını dert edinip bunu çözmeye çalıştığı için destek veriyor Recep Tayyip Erdoğan’a bu millet… Bunun yanında da Allah’ın davasını savunduğu için, hakkı tutup üstün kılmaya çalıştığı için, bir müslüman gibi haddini bilerek adım attığı için, güç zehirlenmesine yakalanmadığı için, vatandaşına tepeden bakmadığı için bu adama bu millet ve bu ümmet destek veriyor… Buraları anlayamıyor musunuz? Her söyleminiz, her yazdığınız bu adamın sırtına yük bindiriyor be.

Yeter artık… Biz vatandaş olarak sizden saçmalamayı, gereksiz muhabbetlerle gündem oluşturmayı, lafın nereye gideceğini bilmeden bu davaya zarar vermenizi istemiyoruz artık ve buna da müsaade etmeyeceğiz.

Eğer varsa konuşacak lafınız, yok arkadaş ben de konuşacağım, bende bu partinin vekili, başkanı bilmem nesiyim diyorsanız, o halde söyleyecek sözünüz, Akif Çağatay Kılıç’ın Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı efsane konuşma gibi olmalı arkadaş…

“TERÖRE AÇIK DESTEK SİYASİ ÖZGÜRLÜK DEĞİLDİR” diye gerçeği korkmadan dolandırmadan söyleyebiliyorsanız, bunlarla isminizi manşete taşıyabiliyorsanız konuşun. Yoksa susun bu davanın bu yolun gerçek mücahidlerinin sözleri konuşulsun ortalıkta.

Bu topraklarda hak ile batılın mücadelesinde haktan yana taraf olan, kendini bu memleketin bedeller ödeyerek gerçek sahibi olarak tanımlayan biz gençler olarak diyoruz ki;

Maksadını aşan, ötesi berisi hesaplanmadan konuşmuş olmak için konuşulan, bu davayı sadece seçime girmek, oy toplamak, vekillik, belediye başkanlığı kazanmak zanneden kişilerin bütün saçmalıklarını reddediyoruz

Bir talihsizlik olarak gördüğümüz bu ve benzeri konuşmaların asıl yaşama gayemiz olan dinimize inancımıza da zarar verdiğini hatırlatıyor ve en kısa sürede İsmet Yılmaz’ın çıkıp mahçubiyetini ve özürünü kamuoyu ile paylaşmasını bekliyoruz…

Beyler, ağzımızdan çıkacak her sözü bin düşünüp bir söyleyeceğimiz bir zaman diliminden geçerken, Yunus’un bir nasihati ile sözlerimize nokta koyalım…

Söz vardır bitirir savaşı, söz vardır kestirir başı…

Kalın sağlıcakla…