KORONA HAKKINDA HİÇ KONUŞULMAYANLAR! – 20 Mart 2020

Kesin bu virüsü biri yaptı, ondan sonra da dünyaya saldı. İşte üst akıl dediğimiz kişiler de sistemi kurdu, işte biraz daha böyle gidecek sonra aşısı çıkacak ve o aşıyı da dünyaya pazarlayıp milyarder olacaklar falan filan. Böyle derin devlet mevzularını konuşmaya kalksak ve üzerine de bilim kurgu senaryolarını eklesek sonu gelir mi? Bence gelmez.

Koronavirüsüyle alakalı bütün aşamaları konuştuk, konuşuyoruz da ama hiç şöyle düşündük mü:

Acaba üzerine bomba yağdırılan çocukların çığlıklarına sessiz kalmanın vebali olabilir mi bu?

O develer öldürülmeyecekti.

O bebekler katledilmeyecekti. Annesinin helal sütünü yudumlamayı o çocuklara haram görenlerin gazabını çekiyor olabilir mi dünya?

Dünyanın dört bir tarafında kadına, yaşlıya, engelli insanlara hatta hayvanlara taciz edip onları darp eden o caniliğin bedelini böyle ödüyor olabilir miyiz?

O sokak hayvanları can taşımıyormuş gibi işte yakılıp yıkılıp, duvarlardan duvarlara atılıp, o vicdansızca zehirlenip ortada bırakılmayacaktı.

Doğu Türkistan’da yıllardır zulüm ve karantina altında olanların o yaşam hakları ellerinden alınırken işte insan hakları, kadın hakları, çocuk dernekleri gibi kuruluşlarla bu zalimliğin ve bu zulmün karşısında topyekûn duramadığımız için bu acıları çekiyor olabilir miyiz?

Bağıra bağıra ağlarken mazlumlar, biz yeni sezon alışverişlerinde olduğumuz için bize müstahak olabilir mi bunca şey?

Açlık sınırındaki insanlar uykularımızı kaçırmazken biz artık ekmeklerimizi küflendirdik. Büyük boy çöp torbalarına tıktık, tabakta kalan ne varsa sildik süpürdük ama doymadık, doyumsuzluğa sürüklendik. Bundan dolayı olabilir mi bu belirsizlik? He?

Şükür ve kanaat getirme yerine devamlı şikâyet ve memnuniyetsizliğimizden dolayı mı oldu bunlar?

Hızlı tüketimden ve bize hep daha da fazla, işte daha fazla açlık hissi veren o fast foodlardan vazgeçemedik. Şimdi bol bol sebze, meyveyi nasıl yeriz diye ıspanak tariflerine tutuştuk.

Dışımızı süslemekten içimize vakit kalmadığından dolayı mı oldu böyle? He?

Hazır evdeyiz, bol bol da vaktimiz var. O halde biraz düşünelim.

Kalın sağlıcakla.