TÜM TÜRKİYE OLARAK %75’imiz EVDE KAL ÇAĞRISINA UYARSAK… SONUÇ? – 19 Mart 2020

Onu bunu bilmem ben. Göz var izan var… Kimse ne salağa yatsın ne de bu milleti salak yerine koysun…
Yaşlı nüfusunu gözden çıkarıp tedavi dahi etmeyeceğini söyleyen bir İngiltere ortadayken,
70 yaş üstünü yoğun bakım ünitelerine dahi almayan ve sağlık sistemi yerle bir olan, çöken bir İtalya varken,
virüs testine 3 bin dolar isteyen o sözde dünyanın süper gücü ve süper ekonomisi Amerika bu haldeyken,
Devlet olarak yapacak bir şeyimiz yok, herkese bulaşacak sonunda da sağlam kalanlarla hayata devam edeceğiz diyen bir Almanya varken,
Hiçbir Avrupa ülkesi komşusuna yardımda bulunma diye bir niyeti, bir hamlesi yokken.
65 yaş üstü vatandaşı zarar görmesin diye maaşlarını evinin kapısına, ayaklarına götüren,
bayram ikramiyelerini 1 ay, 1,5 ay önce yatıracağını açıklayan,
vatandaşına işte kolonya, maske dağıtmak için hazırlıklara başlayan,
IMF gibi kuruluşların hiçbir tanesinden 1 kuruş bile dilenmeden 100 milyarlık kriz paketi açıklayan, kendisinden yardım isteyen italyaya İspanya’ya İran’a, hatta bu virüsle boğuşurken Çin’e dahi ilaç ve medikal malzeme gönderen, her türlü tedbirimizi aldık, bütün durumlara göre planlarımız hazır diyerek vatandaşına güven veren bir TÜRKİYE var.
Ben amasız, lakinsiz, fakatsız ülkemle gurur duyuyorum…
Ortalıkta dolaşan o yalan yanlış bilgileri ve o bilgileri bile isteye yani kasti olarak paylaşanları umursamıyorum;
sabah akşam televizyonlardan siyasi rant devşirmeye çalışanları, bu salgının kabahatlisini arayanları, iğneleyici, töhmet altında bırakacak ve suçlayıcı cümleler kuran o siyaset şaklabanlarını takmıyorum;
yağmacılık yapanları, fahiş fiyatla fırsatçılık yapanları, insanların dinine, değerlerine böyle bir süreçte dahi saldıranları, Türkiye tüm dünya milletleri tarafından gıpta ile takip edilirken hala yok işte Küba şöyle yaptı, yok işte bilmem Avrupa bunu daha iyi yapıyor ayaklarıyla ülkemize bok atanlara acıyorum, bildiğin acıyorum.
Adamlık, vatanseverlik, fedakârlık zor zamanda belli olur derler ya, heh işte bu zamanda risk alan, konforundan, hayatından, zevklerinden hatta evlatlarıyla, ailesiyle vakit geçirmeyip kayağa gitmeyip gece gündüz görevinin başında olan başta Sağlık Bakanımızı ve tüm sağlık personelimizi ayakta alkışlıyorum.
Ve son olarak da şunu paylaşayım sizle dostlar:
3 aydır bu virüs illeti ile karşı karşıya kalan ülkelerde veriler üzerinden yapılan bir araştırma var.
Bu araştırmaya göre bugün vaka sayısı 100’lü rakamlara ulaşan bir ülkede eğer hiç kimse evde kalmaz yani kurallara riayet etmezse, herkes sokaklarda istediği gibi gezerse 2 haftanın sonunda vaka sayısı yaklaşık 25 bin, ölüm sayısı da 500’lerde olacak. %25 evde kalma oranı olursa bu rakam 5.000 vaka, 100 civarında da ölüm olabilir ama tüm ülkenin %50’si yani yarısı evde kalırsa 2.000 civarında vaka, ölüm sayısı da ise 40’lı rakamlarda olur.
Ama yok kurallara uyarız ve bütün ülkenin %75’i evde tedbirli bir şekilde durabilirsek yani kurallara riayet edip de sosyal dolaşımımızı durdurabilirsek 250-300 vaka ve yaklaşık 4-5 ölümle de süreci tamamlarız.
İşte 2 hafta dişimizi sıkarsak tüm ülkenin %75’i evde oturabilirsek bu virüs krizinden %99,2 korunuruz!
Hadi millet, bu virüse karşı tek yürek olarak topyekün mücadele ediyoruz.
Ve hep bir ağızdan diyoruz ki ‘Evinde Kal Türkiye’.
Kalın sağlıcakla.