PAZA GÜNÜ SANDIKLARDA VATANA SAHİP ÇIKACAĞIZ! – 18 Haziran 2019

31 Mart seçimlerinin hemen ardından o sandıklarda bir şey olduğunu, birilerinin bir üç kağıtçılık yaptığını, oyları kaydırdığını, Binali Bey’in oylarını sisteme sıfır olarak girdiğini, yani lafı evirip çevirmeyelim sandıklarda hırsızlık yapıldığını öğrendiğimiz o anlarda hepimizin ortak söylemi neydi hatırlayın…

Yahu arkadaş sandıklardaki bizim bu görevliler uyuyor muydu ya?

Yok arkadaş yok bu teşkilatlardan hiiiç bir şey olmaz, işi bilmezleri, tecrübesiz adamları koymuşlar sandığa! Dedik di mi?

Peki biz neredeydik seçim günü?

Aile kahvaltısında, gezmede, tozmada, akşam da oturduk koltuğun üzerine eş-dost toplanıp çay-kurabiye eşliğinde sonuçları takip ettik televizyondan di mi?

Eee bizim için en kolayıydı di mi yattığımız yerden birilerini kabahatli ilan etmek? Veyahut da faturayı birilerine kesmek?!

Tekrar soruyorum, gözümüzden sakındığımız, 25 yılda iğneyle kuyu kazar gibi emekle inşa ettiğimiz İstanbul için biz ne yaptık 31 Mart günü he?

Biz de uyuduk, biz de yük almadık, biz de “Nasıl olsa kazanıyoruz ne gerek var şimdi işte sandıkta uğraşmaya, koşturmaya…” dedik di mi?

Sonuçta ne oldu? Meydanı boş bulanlar istedikleri gibi at koşturdular ama şimdi bir fırsatımız daha var. Gafletimizi telafi etme imkanımız var. Daha doğrusu nöbet var nöbet!

Kadın-erkek, yaşlı-genç hepimiz Pazar günü meydanlara iniyoruz. Tıpkı 15 Temmuz’daki o hain darbe girişiminin ardından meydanlara inip nasıl demokrasi nöbeti tuttuysak aynı ruhla, aynı yürekle 23 Haziran’da da sandıklarda nöbet tutacağız.

Kimseden davet, telefon, rica, görev beklemeden, ben yarın Ak Parti veyahutta da MHP ilçe teşkilatına gidip sandıklarda görevli olmak istediğimi söyleyeceğim.

Sandıklardaki görevlerimiz tamam, işte bütün planlamalarımızı yaptık, hiçbir eksiğimiz yokdeseler de ben yine de görev istiyorum diyeceğim. Kapıdan kovsalar bacadan gireceğim. Bana bir okul söyleyin, bir sandık söyleyin, işte yemek taşırım, su taşırım, uzaktan sandığı takip ederim diyeceğim…

Ben 23 Haziran’da sandıkta veyahutta da sandık çevresinde gönüllü olarak nöbet tutacağımdiyeceğim.

Yani dostlar sandığa sahip çıkacağız! İrademize sahip çıkacağız! Namus bildiğimiz oyumuza sahip çıkacağız. Sultan Fatih’in emaneti bu Şehr-i İstanbul’a sahip çıkacağız.

Ezcümle, Pazar günü memlekete, bayrağa, ezana, çocuklarımızın geleceğine, bu cennet vatana sahip çıkacağız.

Merhum Mehmet Akif’in de dediği gibi:

“Sahipsiz vatanın batması haktır
Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır”

Haydi kardeşim be! Yeniden tarih yazmak için, yeniden oyunları bozmak için, yeniden küllerimizden doğmak, yeniden ayağa kalkmak için görev ve sandık seni bekliyor! Seni bekliyor! Gayret bizden, zafer Allah’tan.

Kalın sağlıcakla.