TEHLİKENİN FARKINDA MISIN SÜLEYMAN SOYLU? – 04 Haziran 2020

Pandemi sürecinde büyük bir özveriyle çalışan, 65 yaş üzeri ve vatandaşların her türlü ihtiyacını karşılayan, böyle hayati bir dönemde yeri geldiğinde tarla süren yeri geldiğinde odun kıran polis ve bekçilerimiz bugün maalesef hedefte. Acaba niye?

Amerika, sokak eylemleriyle cayır cayır yanarken ülkemizde de dikkat ediyor musunuz devamlı polis ve vatandaş karşı karşıya getirilmeye çalışılıyor. Bir el devreye girdi ve devamlı gündeme bir şeyler pompalanıyor. İstanbul Eyüp Sultan’da ekmek almaya giden bir kişinin bekçiler tarafından darp edildiği haberleri, Bilecik’te polis bir çocuğa kontrolsüz güç kullandı manşetleri, Edirne Keşan’da sokağa çıkma yasağının olduğu günlerde dışarıya çıkıp alkol kullanan bazı vatandaşlara polis tarafından şiddet uygulanıp biber gazı sıkıldı başlıkları ve bunun gibi bir sürü daha şey…

Bu olayın gerçeğiyle ilgili valilik kamera görüntüleri, belgeleri, tanıklarıyla açıklama yapıyor ama ne hikmetse bir türlü bu gerçek haberler kitleler tarafından kale alınmıyor ve bu tarz yalan yanlış paylaşımların da ardı arkası kesilmiyor.

Polis kim? Polis senin, benim evladım, kardeşimiz, kuzenimiz, yeğenimiz… Arkadaşımız olan Türk polisinin güvenilirliğini, itibarını zedeleyip polis ve bekçiler üzerinden başlatılan algı operasyonlarıyla vatandaşın kolluk kuvvetleriyle çatışması mı isteniyor sizce? He?

Takmışlar bekçilere, bekçiler yetkilerle donatılıyor, işte bekçiler kimlik soruyormuş… Sahi gece bekçisinin kimlik sormasından neden rahatsızlık duyar ki insan? Mahallemde veya sokağımda, semtimde ne idüğü belirsizlerin gecenin köründe dolanmasına engel olacak bir çalışma neden beni veya birilerini rahatsız etsin?

Bakın dostlarım bekçiler göreve başladığı andan itibaren ev ve otomobil hırsızlıklarında neredeyse yarı yarıya azalma var. Bu kimi, niye rahatsız etsin ki? Ok Meydanı’nda, Gazi Mahallesi’nde ve birçok hücre evlerinin olduğu semtlerde, sokaklarda artık hiç kimse istediği gibi hareket edemiyor. “Gelin, polis ve bekçi terörüne karşı birbirimizi savunalım!” sayfaları açılıyor sosyal medyada. Neden acaba? Neden? Birileri de çıkmış “Bu ülkede de isyan çıkacaksa bilin ki polis ve bekçiler yüzünden çıkacak.” haberlerini kulaktan kulağa yaymaya başlamış. Sizce, sizce bunun sebebi ne?

Bakın operasyon şöyle ilerliyor:

Polis ve bekçiler üzerinden ortam kaşınıyor yani gerilim zemini oluşturuluyor, sonrasında fitil tek bir elden ateşlenecek. Ardından da ortalığı ateşe verenler kenardan süreci izleyecek bir yandan da bu korona sürecinde, “İtalya gibi olacağız, sağlık sistemimiz çökecek, günde 3-5 bin ölüm olacak.” beklentisi olmadı. Camilerden çav bella kışkırtmaları, Adana’dan Alparslan Kuytul hamlesi, o da tutmadı. Ankara’da Kürtçe şarkı dinlediği için öldürülen genç yalanı yani provokasyonu, o da yemedi.

Bu beklentiler gerçekleşmeyince şimdi sürekli polis ve bekçiler güç kullanıyor, vatandaşı darp ediyor, işte polis devleti kuruluyor haberlerinin dozu her geçen gün artırılıyor. En son aslan gibi bir polisimiz Diyarbakır’da dur ihtarına uymayan alçak bir terörist tarafından sırtından vurulup şehit oldu.

Yalnız merak ediyorum hayatını kaybeden kişi, bu dağ gibi pehlivan gibi polis olan Atakan Arslan değil de ölen kişi onu sırtından namertçe vuran terörist olsaydı bu sefer neler yazılırdı acaba polislerle alakalı hiç düşündünüz mü?

Dostlar dikkat edin. Mücadele ettiğimiz yalnızca görünmez bir virüs değil ha, virüsten daha tehlikeli olan, bize benzeyen ama hiçbir zaman bizden olmayan bir illetle bir zümreyle bir ihanet çetesiyle karşı karşıyayız. Kardeşi kardeşe kırdırmak, birliğimizi bozmak ve Türkiye’yi, aynı Amerika’da olduğu gibi yangın yerine çevirmek istiyorlar ama bu düşüncede olanlar şunu iyi bilsin ki Türk polisinin ülkesinde ve dünya üzerindeki itibarına, saygınlığına, merhametine ve kimliğine daha fazla oynamaya kalkarsanız hatta bunun bir tık ötesine geçmeyi, sokaklardan darbe çıkarmayı aklınızın ucundan geçirirseniz buna en güzel cevabı polisinin yanında olan, devletinin arkasında duran, ülkesinin ve bekasının derdinde olan sağduyulu bu milletten alacaksınız. Anlaşılmıştır herhalde.

Kalın sağlıcakla.