TELEVİZYONLARDA KORONA İLE İLGİLİ KONUŞAN HERKESE KULAK ASMAYIN! – 13 Mart 2020

Temizlik ilk şartımız dediğimiz bugünlerde ortada dolaşan bilgi kirliliğinden oluşan yığını kim toplayacak bilmiyorum. Yazılmadık panik ve bilim-kurgu senaryosu kaldıysa eksik yerleri hangi dahiyane kalemler ya da hangi hayal gücüne güvenen insanlar yazacak onu da bilmiyorum. 

Korona nasıl çıktı ile başlayan, işte yarasa yediler oldu, yılan yediler böyle oldu, onu bunu yediler ayırmadılar ondan oldu diye ortaya atılan uydurmaların bile nereden çıktığını bunu kimin öne sürüp ortaya attığıyla alakalı kesin bir bilgi yok.

Sosyal medya hesaplarımızdan yok işte benim amcam profesördü, yok işte bizim yakın bir tanıdığım, kesin bilgi, yok işte bizim eczacı şöyle dedi bana… Fuzuliye insanların psikolojisini bozmayın.

Bir uzman çıkıyor maske tak diyor, biri hayır takma gerek yok diyor. Biri çıkıp eldiven her şeye çözüm derken diğeri daha da yayılmasını sağlar taktığınız eldivenler, aman takmayın diyor. Birinin ak dediğine diğeri kara diyor. Televizyonlara bakıyorsun, sabahtan akşama kadar siyaset yorumlayan, spor yorumcuları bile koronavirüsü üzerinden nasıl tedbir almamız gerektiğini anlatıyor.

Peki yapmamız gereken ne?

Arkadaşlar, sadece ve sadece Sağlık Bakanlığı‘nı dikkate alalım. Televizyonlardan yorum yapan arkadaşlar da Sağlık Bakanlığı‘nın yaptığı açıklamaları insanlara anlatsınlar.

Dostlar bakın, Sağlık Bakanlığı gece gündüz bu durumun kontrolü ve vatandaşın gayet rahat ve sakin şekilde bu süreci geçirmesiyle alakalı devamlı bilgi paylaşımı yapıyor. Tek bir yerden bakanlığın adresleri ve sosyal medya sayfalarından bu süreci takip edelim. Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Spor Bakanlığı hatta Cumhurbaşkanlığı bile Sağlık Bakanlığı’nın çizmiş olduğu çerçevede hareket ediyor.

Sağduyulu bir şekilde millet olarak tedbirimizi alarak ve hayatın içinde kalarak, tekrar altını çiziyorum hayatın içinde kalarak bugünleri atlatalım inşallah.

Unutmayın, korku ve panik yanlış yaptırır. Kontrolsüz evham hem bize hem de çevremize zarar verir. Kafakarışıklığı ve endişe de önce bedenimize, sonra psikolojimize, ardından da bağışıklık sistemimize zarar verir.

Tedbirliyiz, sakiniz, sağduyuluyuz. Ve millet olarak da bu süreçten hem biliçlenerek hem de farkındalığımızı ortaya koyarak çıkacağız inşallah.

Kalın sağlıcakla.