TÜRK ORDUSU BUNU AFFETMEZ! – 03 Aralık 2020

“Türk ordusu Katarlılara satıldı” diyen CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’a bizzat buradan teşekkür etmek istiyorum. Evet evet onu tebrik etmek istiyorum.

Vesayet ve peşkeşe hayran olan, bu ülkenin en zorlu günlerinde terlikleriyle bacak bacak üstüne atıp darbe seyreden bu zihniyetin içini, dilini, ağzını bu kadar açık açık dile getirdiği için Ali Mahir Başarır’a teşekkür ediyorum.

HDP ile gizli kapılar ardında anayasa hazırlayıp, “YPG terör örgütü değildir.” diyen, bir kez bile FETÖ hain terör örgütüdür lafını ağızlarına almayan sözde muhalefet partisi, bugün “Türk ordusu satıldı” diyorsa; bu sözleri, bu açıklamayı gelip geçici gündemler arasında harcamamak lazım.

Zamanında Sovyet Rusya’dan kaçıp kendilerine sığınan can kardeşlerimizi, Azerbaycanlı Türkleri Ruslara teslim eden bu CHP kafası orduyu satmamış da, Karabağ’da Ermenilere demir yumruğu indiren Türk ordusu satılmış öyle mi?

Derler tabii, derler derler. Önüne gelene hakaret etmeyi, iftira atmayı siyaset zanneden bu mankurtlar hatta daha fazlasını da derler.

Niçin derler biliyor musunuz?

Çünkü ordu, o eski bildikleri ordu olmadığı için,

devletine ve bayrağına namlusunu doğrultmadığı için,

Musul’u, Kerkük’ü, Adaları kimin nasıl sattığını konuşamadıkları için,

1947’de Amerika istedi diye 72 adet Focke-Wulf Fw 190 tipi uçağı toprağa kimin nasıl gömdüğünü sorgulayamadıkları için,

her sıkıştıklarında ordu göreve diye Türk ordusundan medet umamadıkları için yani ordu vesayetine sığınamadıkları için ve artık hiçbir zaman da sığınamayacakları için derler.

Sadece genelkurmay binasında veya anayasa mahkemesi binasında değil, 7/24 devletin her biriminde cayır cayır yanan ışıklardan tir tir titredikleri için,

Kızılelma’nın ne demek olduğundan bihaber oldukları için,

Mandacı, vesayetçi takımına teslim edecek bir tek Mehmetçiğimiz, mücahidimiz olmadığı için,

Türk’ün şahlanışından kati suretle memnun olmayıp bu sevinci bizler gibi yaşayamadıkları için,

Anadolu irfanından, Anadolu şuurundan uzak oldukları için,

Doğu Akdeniz’de, Suriye’nin kuzeyinde, Afrin’de, El Bab’da verilen mücadelede, Irak’taki güvenlik operasyonlarında, güney sınırımızı güvenli hale getirmek için verilen mücadelede her zaman Türkiye’nin karşısında oldukları için,

Karabağ’da Ermenilerin yanında, Libya’da Hafter’in dizinin dibinde, Suriye’de Esed’in, PKK’nın, YPG’nin tarafında durdukları için, Ege’de Yunan’ın o fistanlı eteğinin altında oldukları için Türk ordusuna satılmış derler bunlar.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin senin, benim, bizim bekamız için hangi dağda nasıl mücadele verdiğini bilmedikleri için,

en son da Akdeniz’de, Libya’ya yardım götüren Türk gemisine baskın yapan Almanya’ya gizli gizli alkış tutup tezahürat yaptıkları için,

Karabağ’ın kurtuluşuna, Fuzuli’de, Şuşa’da, Cebrail’de 30 sene sonra yükselen ezan sesine sevinemedikleri için,

Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ülkesinde hakaret özgürlüğü diye bir şey yoktur.

Artık tamam! Hesabı sorulsun bu aklın, bu lafların, bu aymazlığın.

Hukukta da sorulsun milletçe de sorulsun bunun hesabı. Evlatlarını peygamber ocağına gönderen analar sorsun bu hesabı.

Yavruları operasyondayken nefessiz kalan, uykusuz kalan babalar hesap sorsun.

Hedefimiz Kızılelma deyip sınıra koşan askerlerimizin kardeşleri hesap sorsun,

Kucağında bebekleriyle onları ayda bir ziyarete giden o eşler, o günahsız çocuklar hesap sorsun.

15 Temmuz’da o hain tankların üzerine tırmanan, canını hiçe sayıp bayrağını omuzlayanlar hesap sorsun bunlardan.

Türk ordusu satılıktır diyenler ordumuzdaki satılıkların ne hale geldiğinin bu fotoğrafını telefonlarına duvar kâğıdı yapıp gün içerisinde de ara ara bakıp gereken dersi alsın.

Her ne kadar bu fotoğraftakilerin maskeleri düşsede, şerefli üniformalar üzerlerinden alınıp ordudan temizlense de, gerekli mesafeyi tam uygulayamamış arkadaşlar.

Siz siz olun bu mikroplara ve koronavirüse karşı dikkatli olun.

Temizlik, maske, mesafe önemli.

Tamam mı?

Kalın sağlıcakla.