14 ŞUBAT BİTTİYSE BİZİM DE SÖYLEYECEKLERİMİZ VAR – 16 Şubat 2019

Evet, bittiyse 14 Şubatınız, hediyeler, çiçekler, böcekler adreslere teslim edildiyse bizim de aşkla ilgili söyleyecek bir kaç çift sözümüz var.

Gerçek bir aşk hikayesinden bahsedeceğim bugün. Aşkın içinde kaybolan, aşkın içinde eriyen, aşkın içindeki kahrı da sırtlanıp yokuşlardan sıçrayan büyük bir sevdadan.

“Minareler süngü, kubbeler miğfer
Camiler kışlamız, müminler asker
Bu ilahi ordu dinimi bekler
Allah-u Ekber, Allah-u Ekber”

…dedi, Pınarhisar‘ı gösterdiler. Manşetler attılar ardından “Siyasi hayatı bitti” diye. 
Şarkılarımızı bitirmek istediler… Ama bilemediler, siyah beyaz filmlerde olurdu böyle şeyler. Çünkü bizimkisi bir aşk hikayesiydi.

Sevgiliye giden yollar uzundu, İstanbul gibi bir emaneti omuzlayıp hayalini kurduğu şehre kavuşturmaktı maksat. Köprüler aşıldı, kilometrelerce yollar yapıldı, ortalıktaki çöpler tek tek toplandı, kapı önleri süpürüldü, akmayan musluklara can suyu verildi, çünkü gönülden gönüle bir bağdı bu.

Sonra döndük dedik ki;

Hiç üzülme ağlama, sen gülümse daima. Bu şarkı burada bitmeyecek…

Kara çarşambaların ertesi geldi. Kasımpaşa sokaklarında su satan o çocuk, gün geldi bu ülkenin en büyük mali yükünü sırtlanıp gözyaşı içindeki insanların umudu oldu. Hüzünlü sonbahar kapılarından aydınlığa çıkan siyah beyaz bir filmdi bu… O çocuğun hayallerine inandık biz de, dik duruşuna, davasına, sevdasına tutulduk. Ama anlayamadılar, bizimkisi bir aşk hikayesiydi.

Sesler yükseliyordu. Karanlık sesler. Güllerin dikeni acıttı bazen, ama one minute çıkışıyla zulme baş kaldırarak adını tarihe yazdılar ve bugün hala kulaklarda yankılanıyor.

Benzeri olmayan uzun bir maratondu bu, yarıda bırakanlar oldu, pes edenler oldu, küsenler oldu, dün dost görünüp bugün sırtından vuranlar oldu, postallarını ve ruhlarını hain ellere satıp bu yolun önüne kesmek istediler.

BAŞARAMADILAR. Aşkıynan koşan bir adama inanan bu millet düştü sokaklara, aldı bayrakları eline, selalar her yerde, şehadet muştusu havada misk gibi, kelime-i tevhidler yükseldi en yüksek semalara, bombalar inletirken ortalığı kalpler daha da sağlam atıyordu, korkmadı, geri dönmedi, vazgeçmedi, pes etmedi. Biz de sırtımızı dönmedik o sevdalı yüreğe…

Çünkü göremediler, bizimkisi bir aşk hikayesiydi.

Ve aşk, iki beden arasında yaşanan değil, iki gönül arasında bağ kuranların büyük sevdasının adıydı AŞK

Kalın sağlıcakla…