31 MART SEÇİM SONUÇLARINDA HIRSIZLIK YAPILDI! PEKİ, BİZ NE YAPACAĞIZ? – 3 Nisan 2019

31 Mart seçim sonuçlarında hırsızlık yapıldı! Peki, biz ne yapacağız?

Evet, “Ülke olarak normal bir seçimi daha geride bıraktık” demeyi çok isterdim. Yalnız hepimizin de bildiği gibi geride bıraktığımız, üzeri kapanmış bir seçim süreci maalesef yaşamıyoruz.

Haber bültenlerinde, sosyal medyada, orada burada yazılıp çizilenlerin bizzat takipçisiyiz. Her şeyi takip ediyoruz. Milletin iradesinin arkasına saklanıp, çalıp çırpmayla HIRSIZLIKLA, para teklif edip birilerini satın almayla kendilerine HAK olmayan, oyları kaydırma numaralarıyla yalancı bahara sevinenlerin tezgâhları tek tek tespit edildi ve belgeleriyle yetkili mecralara itirazlar edildi, sonuçları hep birlikte göreceğiz.

Ben 48-50 saattir uyku uyumuyorum. Biliyorum ki birçoğunuz da öylesiniz. Gerekirse 48 saat daha ayakta kalıp, gözlerimizden kanlar aksa da bırakmayacağız bu işin peşini.

Bakın sancılı bir süreç geçiriyoruz. BÖYLE BİR DÖNEMDE SAKIN AMA SAKIN birbirimizi suçlamadan, onu bunu hedefe koymadan, teşkilatlarımızın moralini bozmadan, kavga ve gürültüyle hak arama yoluna girmiyoruz.

Seçim öncesinde olanların hepsi konuşulur, hataların eksiklerin muhasebesi yapılır, gerekli adımlar da atılır. Ama şimdi değil. Yani zamanı değil bunların. Şimdi öc alma, eksikleri konuşma, hataların altını deşip iç hesaplaşma zamanı değil.

Birçoğunuz soruyorsunuz… “Peki, biz bu süreçte ne yapacağız? Öyle kös kös evlerimizde, işlerimizde mi oturacağız?” diye… Sabırla, sükûnetle, dirayetli kalıp birliğimizi bozmadan bekleyeceğiz. Biliyorum sabırsızlanıyoruz, biliyorum yazarak çizerek bizi kaşıyıp kargaşa çıkarmak istiyorlar ama yok, yok kardeşim. Sokaklara dökülüp hırla gürle, ağız dalaşlarıyla, kavga dövüşle kaybedecek zamanımız yok. Biz bu toprakların bekası için savaşmaya her daim hazırız. Bundan yana hiçbir problemimiz yok. Bizim başımızda bir başkomutanımız var, liderimiz var, reisimiz var. Bu süreçte ne yapmamız gerekiyorsa çıkar bize söyler ve biz de ona göre konumlanırız.

Seçim sonuçlarının yayınlandığı andan itibaren benim inancım tamdı. İstanbul’a yalancı baharlar gelir geçer, kiraz mevsimleri unutulur gider, hainler bir daha bu memlekette insan içine çıkamayacakları şekilde arkalarına bakmadan def olup gider. Bize bayrak kalır, bize vatan kalır bize sancak kalır.

Birilerinin söylemleri, hareketleri başka olabilir. Birileri yangından mal kaçırır gibi hareket de yapabilirler. Bizim derdimiz hangi partiden olduğu önemli değil, milletimizin sandıkta verdiği kararları birilerinin organize işlerine, kirli planlarına kurban etmemektir. Verdiğimiz mücadele budur.

Amacımız milletimizin namus bildiği oyların sandıklara hak ettiği şekilde yansımasının mücadelesidir. Ve gerçek sonuçlar gelene kadar bu şaibenin peşindeyiz, hırsızların ensesindeyiz. Şimdiye kadar gerekenler yapıldı, yapılıyor, yapılacak da. Hepimiz YSK’nın vereceği nihai karara razı olacağız.

Tekrar ediyorum, biz bu süreçte algıya tav olmayacağız, birilerinin kirli planlarına ve değirmenlerine su taşımayacağız, sinir uçlarımıza dokunanlara prim vermeyeceğiz ve aynı zamanda her şeyi ayan beyan ortada olan bu hırsızlığı sulandırmaya çalışanlara takılıp cevap vermeyeceğiz. Sabredeceğiz, sabredeceğiz ve dua edeceğiz. Dostlar, hak tecelli edecek hiç merak etmeyin. Ve İstanbul semalarında inşallah yine yeniden yıldırımlar hayra çakacak.

Görelim Mevla’m neyler neylerse güzel eyler…

Bu vesileyle hepinize hayırlı kandiller diliyorum…