SEÇİME GİDERKEN YAPILAN ANKETLER NE KADAR GERÇEK? – 26 Mart 2019

Seçim öncesi yayınlanan anketlerle algımızla oynayıp psikolojik yenilgiye hazırlanıyorlar Ama unutmayın

Biliyor musunuz? Sosyal medyada bir yalan haber, doğru habere göre tam 6 kat hızla yayılıyor. Yani biri ortaya bir uydurma yalan atıyor, sonra biz de, hobaaa, ‘’Necidir, Ne değildir?’ demeden atlıyoruz hemen.

O da yetmiyor bir de, işte ‘’Duydun mu bak, gördün mü, şu şöyleymiş, bu böyleymiş’’ diye bir de bunu yayıyoruz.

Yani hiç birimizin umurunda değil. Ne aslı ne de astarı. Son günlerde anket sonuçları üzerinden bize operasyonlar çekiliyor. Bir gün kalkıyorlar, işte ‘’Ankara kaybedildi, İstanbul Binali’ye ‘hayır’ dedi’’. Yok, işte ‘’Bursa Büyükşehir’de çok ciddi sıkıntı var’’ gibi doldurma ve algı operasyonlarına yönelik sonuçları servis ediyorlar bize.

Ve bazılarımız da maalesef bu oltaya tav olup gardını düşürüyor, heyecanını, şevkini yitiriyor.

Bakın size bir şey hatırlatayım. 1994 yılında tüm anket sonuçları, ülkenin tüm analistleri ve yorumcuları Tayyip Erdoğan’ı belediye başkanlığı seçimlerinde 4. sıradan gösteriyorlardı. 2, 3 değil ha, tam 4. sıra!

Ama sonra ne oldu? Tayyip Erdoğan’a inanan o İstanbullular tüm o anketörleri, tüm operasyoncuları sandıktan çıkan sonuçlarla yerin dibine gömüp alnının akı ile kutlu bir yürüyüşün fitilini ateşledi.

Tabii o zaman operasyonlar daha kısıtlı imkanlarla yürütülüyordu. Şimdi daha kapsamlı. İşte bunun fake hesapları var, trolleri var, sponsorlu çıkışları var, reklamları var, televizyon, internet, gazeteleri var. Var da var yani.

Ama sormak istiyorum size. Pazar günü o Yenikapı’ya akın akın gelen, Türkiye’nin bütün illerinde meydanları hınca hınç dolduran bu milletin; heyecanını, sevdasını, inancını, aşkını, dik duruşunu hangi anket şirketi yansıtabilir he? Hangi anket şirketi yansıtabilir?

Gece gündüz demeden, kapı kapı dolaşarak aşk ile koşan bu davanın o cefakar mensuplarının azmini, gayretini, emeğini hangi istatistik şirketi doğru bir şekilde gösterebilir? Tanka, tüfeğe, F-16’lara çıplak elleri ile karşı koyup yollara dökülen, destan yazan bu milletin yüreğinin attığı ritmi kim sayabilir he? Kim sayabilir?

İnanmayın bu operasyoncu çokbilmişlere. Aklımızı karıştırmak istiyorlar. Gardımızı düşürmek istiyorlar. Bakın bir daha söylüyorum…

Ok yaydan çıkmıştır artık. Ve biz de bu savaşın tam ortasındayız. İnin meydanlara, moralinizi bozmadan, öyle sağdan soldan gelene kulak asmadan, ‘’Aman canım, anket şirketleri de zaten böyle diyor, bu fark da kapanmaz, ben mi kurtaracağım bütün memleketi’’ ağızlarıyla algıya tav olmadan, kenara çekilip oturmadan inin sokaklara!

Sitem mi ediliyor size, söz mü söyleniyor, suratınıza hakaret edilip kapılar mı kapatılıyor? Edilsin, kapansın kapılar ama okçular tepesini terk etmek yok, cenk meydanını boş bırakmak yok. 1 Nisan sabahına kadar gevşemek, kendini düşünmek, safları bozmak yok.

İşte o kadar!

Bak ne güzel diyor üstat Nurullah Genç;

“Tasalanma yiğidim; zaman bizden yanadır

Külümüzden yükselen duman bizden yanadır

Son durak, son ilahi ferman bizden yanadır

Dünya düşman olsa da, iman bizden yanadır

Kapıları açacak coşkun bin niyaz kaldı

Ufka bir bak yiğidim, inkılaba az kaldı”

Kalın sağlıcakla…