31 MART’TA REİS’E SIRTIMIZI DÖNECEĞİZ DİYENLER! – 25 Mart 2019

31 Mart'ta Reis'e sırtımızı döneceğiz diyenler! Ya sonra

31 Mart seçimlerine artık sayılı günler kaldı.

Nasip olursa Pazar günü sandıklara gidip 5 yıl boyunca şehrimizi yönetecek kişileri seçeceğiz. Ama bu seçim sadece kağıt üstünde ‘yerel’ olarak gözüküyor. Bu seçimin ardında başka bir şey var.

Hadi birlikte bir düşünelim.

31 Mart akşamı sandıklar açıldı ve millet olarak Cumhur İttifakı’na şöyle bir şefkat tokadı attık…

Pahalılıktan dolayı, istediğimiz adamı aday yapmadılar, teşkilatlardaki adamlar saçma sapan hareketler yapıyorlar, koltuklarını farklı farklı şeyler için kullanıyorlar. Birçok hak etmeyen adam hak etmediği makamlara geliyor, dolar yükseldi, patatesti, patlıcandı… İşte faturalardı, şuydu buydu…

Yani herkesin bir nedeni ve mazereti olur. Ve Cumhur İttifakı’na da ders vereceğiz, şöyle kulağını bir hafiften çekeceğiz diye sırtımızı döndük Cumhur İttifakı’na. Yani, Reis’e can suyu olan, milletinin desteğini kestik.

E… Sonra? Sonra derken 3-5 ay sonrası falan demiyorum ha, 31 Mart akşamı ne olacak?

Söyleyeyim mi ne olacak…

CHP’liler konvoylar halinde şehir turu atıp ellerindeki bira şişeleriyle ‘Şerefine Tayyip’ naraları atacaklar. Atmadılar mı daha öncesinde! Yapmadılar mı onu!

Kandil’deki o eli kanlı baronlardan, ‘’Diktatöre ders veren halklarımızı tebrik ediyoruz’’ açıklamaları ardı ardına gelecek ve o terörist başının posterleriyle sokaklarda zılgıtlar çekilecek.

ABD’den Avrupa Birliği’nden ve özellikle de Pennsylvania’dan seçim sonuçları için tebrik mesajları gelecek ve ‘’Türkler özgürlüğü ve medeniyeti seçti’’ diye bıyık altından gülücükler atılacak.

Can Dündar gibi, Emre Uslu gibi, Hakan Şükür gibi, Ekrem Dumanlı gibi o kalibresiz vatan hainlerinden ‘’geri dönüyoruz’’ tweetleri atılacak.

15 Temmuz gecesi milletimize helikopterlerden, tanklardan, F-16’lardan bombalar yağdıran,  meclisimizi bombalayan hainlerin bulunduğu hapishanelerde bayram havası esecek…

Dünya gazetelerinden, İbranice, Fransızca, Almanca, İngilizce, zafer manşetleri atılacak.

Kazanan Tel Aviv olacak, Paris olacak, Londra-Berlin olacak, kazanan Pennsylvania olacak…

Yok, aga yok…

Evet, kırgınlıklarımız var, kızgınlıklarımız da var, evet birçok yerde gösterilen adaylarda sıkıntı da var. Onun da farkındayız.

Peki, biz oturduğumuz yerden ne diyoruz, yok sandığa gitmeyeceğim, yok işte, büyükşehirde şuna vereceğim ama ilçede buna vereceğim. Yok, işte ben kaç seçimdir veriyordum ama bu seçimde vermeyeceğim. Hatta Reis’e bir oy vermeyelim de biraz, belki mesajı alır…

Ben onu bunu bilmem aga. Ben onu bunu bilmem. Aklım sıra küçük bir mesaj vereceğim diye bu memleketi ite-çakala teslim etmeyeceğim…

15 Temmuz gecesi o marketlere, bankamatiklere koşup, pencerelerinden tank alkışlayanlar, bayrak diye, vatan diye, dava diye bir derdi olmayanlara bir bakın yahu… Bizim gibi sırtını mı dönüyorlar kendi partilerine, ideolojilerine.

PKK sevicileriyle fink atan, evlatlarımızı şehit eden o PYD/YPG’ye, ‘’Onlar bir terör örgütü değildir’’ diyen CHP’nin bütün saçmalıklarına, yolsuzluklarına rağmen, Kadıköy’de, Beşiktaş’ta, İzmir’de kendi ideolojilerinden vazgeçiyorlar mı? Yok.

Eee… Ben ölümü göze aldığım, aç kalma pahasına, bütün saldırılara rağmen savunduğum davama sırtımı döneceğim… Mümkün mü ya! Mümkün mü aga. Mümkün mü bu?

Kim ne yapar, ne eder bilmiyorum. Benim için filan ilde, filan ilçede, filan büyükşehirde, falanca adaymış filanca adaymış yok! Benim için 81 ilde 922 ilçede, 386 beldede belediye başkan adayı Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Ben bu ruhla, bu inançla ve bu adamlıkla gideceğim sandığa. Ve yeniden, bir daha dünyaya meydan okuyacağım. ‘’Dünya 5’ten büyüktür’’ diyeceğim.

Kalın sağlıcakla…