ÇOCUKLARI İNTİHARA GÖTÜREN İNTERNET OYUNLARI – 20 Mart 2019

Çocukları İntihara Götüren İnternet Oyunları

Çocuğunuz aklınıza gelince böyle bir burnunuzun direği sızlıyor değil mi? Evlat sonuçta canından can kanından kan. Ama son zamanlarda ne oldu, nerede yanlış yaptık, neyin peşinden sürüklenip de gözümüzün önünde hem kendi hayatımızı hem de çocuklarımızın hayatını bir iki internet oyununa kurban ettik bilmiyorum.

Yok, canım o kadar da değil diyenlere de bir daha söylüyorum evet durum o kadar da açık ve ortada. Şimdi herkesin ağzında şu laflar, işte bizimki şu oyunu oynamadan durmuyor, izlemeden yemek yemiyor, bıktım usandım vallahi, ne yapayım mecburuz falan diye o anlık bir kurtuluş görüp dayıyoruz önlerine telefonları, iPadleri.

He, durum yalnızca çocuklarla alakalı sıkıntıda da değil. Hatta ve hatta en büyük sıkıntı bizde. Kadınlar telefonda oynadıkları oyunlardan akşam yemeği yapmaya fırsat bulamıyor, filtre yarışlarından, kendini unutup, aynada gördüğü kişiyi yok sayıp evdeki eşine çocuğuna yakındakilere saygısını yitiriyor. Beyler akşam yemeklerinde zaten okeye 4. arama peşinde. E sonra; Niye bizim çocuk telefona bu kadar bağımlı oldu? Eşşoğlueşşek neden sözümüzü dinlemiyor? Öyle mi? Biz elimizden telefonu düşürüyor muyuz ki çocuktan da bırakmasını isteyelim.

Allah aşkına Mavi Balina mıdır nedir? Sonra yenisi çıkmış Momo. Şimdi bir yenisi daha hazırlanıyormuş. Özellikle çocukları hedef alan bu oyunlarla şimdiye kadar sadece bizim ülkemizde 150 den fazla küçük çocuk intihar ederek öldü. Biz çocuklarımızı başıboş bıraktıkça birileri çocuklarımızı en hassas yerlerini işleyerek onları kilitliyor, o da yetmiyor bizim sözümüzü dinletemediğimizden yakındığımız çocuklarımız bir telefon oyunundan aldığı komutlarla hayatına son veriyor.

Hiç, ‘’çağın gereklilikleri, eskiden mahalle aralarında oyunlar oynardık, şimdi evlere hapsolduk, çocuğun gidecek yeri mi var ki götürelim?’’ ağızlarıyla da kendimizi rahatlatmayalım. Eğer bilinçlenmeyi reddedersek eğer kendimizdeki yanlışı görüp önce anne babalar olarak biz düzeltmeyi reddedersek bu durum daha da vahim bir hal alacak ve çoluğumuzu çocuğumuzu haberimiz olmadan elimizden alacaklar.

Bu konuda ben 2 evlat sahibi bir baba olarak aile bakanlığına ivedilikle bir çağrıda bulunuyorum. Bu teknolojik zehrin daha fazla yayılmadan önünü kesmek için ne gerekiyorsa derhal yapıp hayata geçirin. Kanunsa kanun yaptırımsa yaptırım. Yeter ki Latin Amerika’da bir çocuk katilinin kurduğu tuzağa benim Adana’daki kardeşimin çocuğu düşmesin ve bu ölümlerin sonu gelsin artık.

Kalın sağlıcakla.