ADAY ADAYLIĞIMI DEĞİL, ADAYLIĞIMI AÇIKLIYORUM – 8 Mayıs 2018

İlkokulda öğretmenimiz bir gün sınıfa girip “Hadi bakalım çocuklar bu millete, bu devlete hizmet etmek için kim büyüyünce ne olmak istiyor?” diye sorar.

O yıllarda 60-70 kişilik sınıflar vardı. Sınıftakilerin kimi genel müdür, kimi milletvekili, kimi belediye başkanı, kimi vali, kimi başbakan olmak istediğini söyledi. Yani hep bir üst taraktan, rahat, çok gelirli, makamlı meslekler.

Öğretmen herkesi dinledikten sonra baktı ki bunlar havalarda uçuyor, kim neyi daha iyi yapabilirim veya ben bu makama uygun muyum diye bakmadan sallıyor, “İyi de çocuklar, hepiniz yönetici olursanız kim çöplerinizi toplayacak, kim taksici, boyacı, kim pazarcı olacak o zaman” demişti.

Yani, hep komutan değil asker de lazım deyip, biraz kendimize bakmayı, kendimizi iyi tahlil edip millete devlete hizmet etmek için illa makamlara kitlenmememizi tavsiye etmişti.

Şimdi milletvekili aday adaylığı var birçoğumuzun gündeminde…

Bazı aday adayı profillerini görünce aklıma ilkokul öğretmenim geldi.

Acaba bunların öğretmeni bizimki gibi tavsiyelerde bulunmamış mıydı diye bir an düşünmedim değil…

Neyse herkes için hayırlısı diyerek gelelim bizim konuya;

Günlerdir gerek sosyal medya hesaplarımızdan, gerekse telefonla arayan dostlarımız bize adaylık konusunda telkinlerde tavsiyelerde bulundu… Biz de oturup düşündük ve karar verdik…

Evet, ben de aday adayıyım… Hatta ne aday adayı, adayım!

Ama milletvekilliğine falan değil…

Ben ahlaklı, merhametli, iyi bir insan olmaya adayım,

Ben şuurlu, dürüst, cesur bir Müslüman olmaya adayım,

Ben ilerde çocuğuna anlatabilmek için bugünden hikâyeler biriktiren ve evladının geleceği kararmasın diye 15 Temmuz’da sokağa koşmuş bir babanın haklı gururunu/onurunu yaşamaya adayım…

Ben ne pahasına olursa olsun, vatanına ihanet etmeyen, Kuran’ı, ezanı, bayrağı, kutsalı bilen bir memleket aşığı olmaya adayım.

Bir arkadaşımın tespitinde de söylediği gibi 1900’lü yıllarda Beylerbeyi’nde düşen sancağı 2000’li yıllarda Kısıklı’dan tekrar ayağa kaldırmaya çalışan bir adamın yükünden yük almaya, o sancağın bir ucundan da ben tutmaya adayım,

Ben İmam Şafi’nin fitne zamanı doğruyu bulmak için düşman oklarını takip etmelisin tavsiyesinde olduğu gibi bütün Allah düşmanlarının ortak saldırdığı olan bir dava adamının verdiği mücadeleyi şehir şehir, köy köy kapı kapı dolaşarak anlatmaya adayım…

Kısacası;

Ben Allah’a kul, resulüne ümmet olmaya çalışan, mazlumların, gariplerin umudu olan, mangal gibi yürekli, köküne kadar da milli olan bir Uzun Adam’ın arkasında yol yürümeye adayım.

Ve bütün dostlarımdan bu adaylık sürecimde destek ve dualarını bekliyorum.

Kalın sağlıcakla…