AK PARTİ’NİN İÇİNDEKİ SATILMIŞ RUHLAR! – 21 Ocak 2015

Şöyle bir geriye doğru bakınca 12 yıllık iktidar sürecinde Ak Parti’ye içeriden ve dışarıdan birçok darbe girişimi oldu. Askerler, savcılar, medya baronları, derin güçler, geziciler, cemaatçiler vs vs…

Bu girişimler halkın ve hakkın yardımı ile desteği ile bertaraf edildi çok şükür. Mazlum Müslümanların umudu olan ve garip garibanın dualarla beslediği bu Uzun Adamı ne kadar yıkmaya çalıştılarsa, millet o kadar daha sahip çıktı kendi adamına. Şairin dediği gibi “Göklerden gelen bir karar vardır” ve o karar vericilerin en büyüğü, bu milleti ve mazlum ümmeti yine koruyordu Elhamdülillah…

12 yıllık Ak Parti iktidarında darbe girişimlerinin yanında pek çok da ihanet hamleleri yapıldı. Birlikte yol yürünen, her istedikleri verilen, makam mevki sahibi edilen birçok kişi ve topluluk ihanetin daniskasını sergilemekten geri durmadı bu süreçte. Kimi kuyruğunu kaptırıp ihanet ederken kimi de vaat edilenler karşılığında sattı adamlığını. Erkan Mumcu’lar, Abdüllatif Şener’ler, Dengir Fırat’lar, İdris Naimler, Hakan Şükür’ler… Millette karşılığı olmayan, milletin hafızasında yok olan ve kısa süre sonra da yok olacağı kesin olan birçok isim. Ve birde Haşhaşi topluluğu.

İhanet, sünepelik, sinsilik, vefasızlık, kaypaklık gibi meziyetleri barındıran, beyinlerini kiraya vermiş bu paralel hainlerin ihaneti unutulmayacak ve affedilmeyecek bir gerçektir. Lakin ihanet çetesinin yaptıkları ne kadar namertlikse, Ak Parti’nin içerisinde kış uykusuna yatanlar, fikirlerini açıkça söylemeyerek gizli oylamada darbe yapmak isteyenlerin ekmeklerine yağ sürenler de aynı oranda tehlikelidir ve bu virüslerin bir an önce tespit edilip bünyeden atılması gerekmektedir.

Adaletin olmadığı, hukukun ve vicdanlarının doğrultusunda değil de, Pennsylvania’nın isteklerine göre karar veren hâkimlerin olduğu bir ortamda aklı sıra vicdan yapıp Yüce Divan oylamasında kabul oyu veren bu milletvekillerin sıkıntısı nedir acaba? Yoksa sizi de mi kuyruğunuzdan yakaladı bu montaj çetesi?

Düşmanın da merti makbuldür derler. Sinsice hareket eden, yüzüne gülüp arkasında hançer saklayıp sırtını dönmeni bekleyen düşmanla mücadele etmek hiç de kolay değildir. Hele bu hainler yapının içinde renk vermeyen tiplerdense daha da zor iş.

Peki, nasıl temizlenecek bu ihanet eden namertler? Bu sorunun cevabı son iki yıldır verilen demeçlere bakılırsa görülebilir aslında. Bütün şer güçlere karşı tek başına mücadele eden, üç yüzden fazla vekili ve yüzlerce bürokratı olmasına rağmen Ahmet Davutoğlu, Efkan Ala, Hakan Fidan ve bir kaç yürekli adamdan başka etrafında sesine ses olacak adam bulamayan Erdoğan’ın yalnızlığı kimin mert, kimin namert olduğunu göstermiyor mu?

Bu kadar yaşanan olaylar karşısında karnından konuşup açık ve net olmayan, aman ben hiç bu işe bulaşmayayım, başıma bela almayayım diyerek pısırıklık yapanlar, oynanan oyunları görmeyip hala siyasi hesaplar yapanlar, ihanet şebekesi ile ilişkilerini nadasa bırakıp da ne pahasına olursa olsun ilişkilerini koparıp atmayanlar, karanlığa ok atıp da yayı havaya kaldıramayacak kadar sünepe olanlar, yol yürüdüğü liderini ve dava arkadaşlarını gizli odalarda satanlar en büyük paralelcidir, haşhaşidir, darbecidir, sünepedir ve satılmış ruhlardır.

Ak Parti’nin bu namertlerden temizlenmeden 2023 vizyonuna ve hedefine ulaşması hayaldir.

Kalın sağlıcakla…