KANAL 7 YÖNETİM KURULU BAŞKANI ZEKERİYE KARAMAN’A NET SORULAR! – 9 Mayıs 2015

7 Şubat’taki MİT krizi ile başlayan, 17-25 Aralık hamlesi ile net bir şekilde ortaya çıkan ve 25 Nisan’da ‘Korsan Tahliye’ girişimi ile ölüm vuruşu yapmaya çalışan Paralel İhanet Çetesi’nin emrinde hareket eden aklını, vicdanını ve ruhunu kiraya vermiş olanları bu millet artık tanıyor.

Ama bu kanı bozukları tanımanın yeterli olmadığını, bu ihanet avenelerine karşı net tavır alınması gerektiğini söyledik ve dilimiz kuruyana kadar da söylemeye devam edeceğiz.

Düşünülüp, sorgulanması gereken önemli noktalardan biri; bu ihanet çete üyelerinin, bu kadar önemli makamlara nasıl geldiği, kritik damarlara nasıl girdiğidir ve bu hamleleri yapma cesaretini nereden aldığıdır.

Birçok sebep söylenebilir bu hususta, ancak satılmış ruhlardaki bu kibrin, bu aptal cüretkârlığın müsebbibinin bizim gibi muhafazakâr lakin orta yolcu, sözde entelektüel ve sünepe tutumlu makam-mevki sahibi olan pısırıklar olduğuna inanıyorum.

Net tavır koyamayan, “Bu dava için kimse yok mu?” dendiğinde korkmadan, sağına soluna bakmadan bir adım öne çıkmaktan aciz, ‘’Öleceksek şerefli ölelim’’ duygusuyla hareket edemeyen bu makam-mevki sahibi tatlı su demokratları; bu hainlerin bugün ulaştıkları noktalara gelmesine ve bu noktalardan operasyon çekme gücünü kendilerinde bulmalarına sebep değiller mi sizce de?

Şimdi size bir olay anlatıp birkaç soru sormak isterim.

Gezi sürecinden hemen sonra tavırlarıyla, söylemleriyle alttan alttan milli iradeye karşı savaş veren bu ihanet çetesinin kiralık şarlatanlarından biri olan Prof. Dr. Osman Özsoy’un yazıları; muhafazakâr camianın emekleri ile kurulan ve yönetim kurulu başkanlığını Zekeriya Karaman’ın yaptığı Kanal 7 grubuna ait Haber 7 sitesindeki ‘’alıntı yazarlar’’ bölümünün en üst sırasında yayımlanıyordu. Muhafazakar sorumluluk bilinciyle bu şer odaklarına karşı net tavır alan bir arkadaşımız, Zekeriya Bey’i arayarak milletin birliğine ve ümmetin umutlarına ihanet eden bu sözde akademisyenin yazılarının Haber 7 gibi misyon sahibi bir sitede yayımlanmasının doğru olmadığını ve olmayacağını hatırlatarak gereğini beklediklerini dile getirmişti.

Bu hatırlatmanın üzerinden 1 ay geçmesine rağmen hiçbir müspet adım atılmadığını gören arkadaşımız Zekeriya Bey’e tekrar ulaştı ve durumu yeniden hatırlattı. Zekeriya Bey, Prof. Dr. Osman Özsoy’un yazılarını birkaç sıra aşağıya alabileceklerini belirtince arkadaşımız “Neden net tavır sergileyerek bu paralel yazarın yazılarını kaldırmıyorsunuz?” diye sorduğunda ”Ben kimseden talimat almam” diyerek tarihi(!) bir cevap verdi!

Zekeriya Bey’e ve onun gibi davrananlara şimdi soruyorum:

1. Size, davanıza, kutsalınıza ve liderinize savaş açmış, her türlü pisliği ve ihaneti görev bilmiş insanlara karşı neden net tavır sergileyemezsiniz?

2. Sizi farkında olmadığınız veya gevşek davrandığınız bir konuda uyaran bir kardeşinize ”Ben kimseden talimat almam” diyerek gösterdiğiniz aslanvari duruşu ihanet çetelerine neden gösteremezsiniz?

3. Bin bir emekle, ümmetin sesi olsun diye, belli bir misyona hizmet etmek için kurulmuş olan bir yapının başında bulunup o misyonun gereğini yerine getirmemenin açıklaması nedir ve o koltukta bu pısırıklıkla daha ne kadar oturmayı düşünüyorsunuz?

4. Canlı yayında seçilmiş Cumhurbaşkanını ve İktidar temsilcilerini suikastle tehdit eden Prof. Dr. Osman Özsoy denen paralel uşağın bir kaç gündür gündemde olan tehdit ve gözaltı haberlerini okuyunca ona karşı daha önce tavır alamayan bir adam olmanın halet-i ruhiyesi nasıldır acaba?

5. Prof. Dr. Osman Özsoy’un gözaltına alınma haberine hiç yorum katmadan, sanki yedi kat yabancı bir olayı haber veriyormuş gibi davranmak bir suçluluk psikolojisinin sonucu mudur acaba?

Milletin kanını emen, duygularını ve inançlarını sömüren, kendisinden başkasına yaşam hakkı tanımayan ve ihaneti meslek haline getirenlere karşı eğilmeyen, mazlumların ve haklıların dualarıyla dimdik ayakta duran bir lidere ve o liderin üzerinden ümmetin davasına savaş açanlara karşı bizim tavrımız bu mu olmalıdır?

Kendi camiamızdan insanlara gösterdiğimiz delikanlı(!) tavrı neden hainlere karşı sergileyemeyiz?

Ve yine diyoruz ki; bu milletin ve ümmetin kurtuluşu, Yeni Türkiye’nin inşası en az haksızlar kadar haklıların, kötüler kadar iyilerin cesur olduğu gün gerçekleşecektir.

Kalın sağlıcakla!