BU TOPRAKLARDA DOĞMANIN HAKLI GURURUNU YAŞIYORUM! – 12 Mart 2018

Geçen hafta sonu Hatay Reyhanlı’ya gittim ve bu topraklarda doğmanın haklı gururunu bir kez daha yaşadım orada.

Yetimhanelerdeki çocuklara sahip çıkan bir ülkenin evladıyım ben, yaralıların yaralarına merhem olmaya çalışan bir ülkenin evladı…

Esnafından memuruna, kasabından manavına, hatta itfaiyecisine kadar topyekûn milli mücadeleye dahil olan Reyhanlı gibi bir gazi beldeye sahip bir ülkenin evladıyım ben.

Ben, cephede elinde güğümle abdest alıp bizi anamız bu cennet vatana feda olalım diye doğurdu diyerek ölüme-şehadete koşan ismi gibi mücahit komutanlara, askerlere sahip bir ülkenin evladıyım…

Ama benim ülkeme, bayrağıma ve imanıma düşman olanlar Afrin destanımızı hem içeride hem de dışarıda farklı göstermeye çalışıyorlar. Savaşta kadınlara, çocuklara, yaşlılara ve aman dileyenlere dokunulmayacak diyen Allah resulünün sözünü yere düşürmemek için iğneyle kuyu kazan, bir sarraf titizliği ile at izini it izinden ayıran kahraman evlatlarımıza ‘sivilleri katlediyor’ iftirası atılmaya çalışılıyor. O nedenle gözümüzü dört açmalıyız, meydanı bu yalancı düzenbazlara bırakmamalıyız. Susmayacak, aramızda tartışmayacak, birbirimizi kırmayacak, nefsi davranmayacağız.

Hani bir fotoğraf vardı, Halep’te bomba altında ölen 3 yaşında küçücük bir çocuğun fotoğrafı. O fotoğrafın üzerinde şöyle yazıyordu; “Ömrüme, hayallerime, toprağıma, aileme, dinime kastedenler, bana yaptığınız her şeyi allaha anlatacağım”

İşte o çocuğun şikâyeti yaratana ulaştı ve Allah günümüzün ebabillerini gönderdi elhamdülillah.

Ok yaydan çıkmış, Muhammed’in ordusu araziye inmiştir artık, ölümü öldüren bu Müslüman Türk ordusunu artık hiçbir güç Kızılelma hedefinden geri çeviremez. Bugün Roca’da, Cinderes’te, Afrin’de, yarın Münbiç’te, İdlib’de, Halep’te, Musul’da, Kerkük’te, ertesi gün Doğu Guta’da, Bokoharam’da, Doğu Türkistan’da… Nerede zulüm varsa, nerede sömürü varsa nerede mazlumun kanı akmışsa bundan böyle orada hesaplaşma var, ateş var, ölüm var, intikam var

İntikamcıların en büyüğü ve en hayırlısı olan Allah adına, Kur’an adına, vatan-bayrak-ezan adına ardımıza bakmadan, fitneye tuzağa düşmeden birlikte yürüyeceğiz. Ve Amerikalılara savaşın Hollywood filmlerindeki gibi olmadığını göstereceğiz. Cihan’a yeniden nizam getirmek için uzun ve mübarek bir yol yürüyoruz. Ve bu yolun sonunda müjde var müjde

Ne güzel dile getirmiş üstad;

Sen bir devsin, yükü ağırdır devin! 
Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!
Mehmed’im, sevinin, başlar yüksekte! 
Ölsek de sevinin, eve dönsek de! 
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte! 
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir! 
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!

Kalın sağlıcakla…