BU ZAFER KİMLERİN? SEÇİM SONUCUNU HAZMEDEMEYENLERE – 27 Haziran 2018

En başından beri inandık. Biliyorduk hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilemeyeceğini.

Sabrettik.

Dün, Abdülhamid’in önüne dikilen Masonların, Yahudilerin, Ermenilerin, Rumların birleşip koca bir imparatorluğu nasıl yıktıklarını UNUTMADIK.

Menderes’in idamını, Özal’ın zehirlenmesini, Erbakan’ın boncuk boncuk terletilmesini, gezi vandalizmini, 15 Temmuz ihanetini hep hatırımızda tuttuk…

Ve 25 Haziran’da, tek bir adamı devirmek için birleşen içerdeki ve dışardaki tüm benzemezlere tarihi bir tokat atıp zaferlere uyandık elhamdülillah.

İşte şimdi açın pencerelerinizi, sonuna kadar açın.

Bugün bu topraklarda ve ümmetin kalbinin attığı Üsküp’te, Bosna’da, Bakü’de, Kırım’da, Arakan’da, Kudüs’te bayram var. Zaferler var yerlerde ve göklerde.

Bu zafer;

“Neden bu kadar geciktiniz” diye gözyaşı döken Afrikalı yetimlerindir.

15 Temmuz’da ölümü öldürüp meydanlara inen ve elleriyle tank durduran aziz şehitlerimizin ve yara alıp almadığı önemli değil, o karanlık gecede sokağa dökülen, zalimlerin karşısına dikilen tüm 15 Temmuz gazilerinindir…

Ümmet aşkına koşanların vuslatıdır bu zafer.

Türk’ün yolunu bekleyenlerin, geleceğimizden emin olanların zaferidir.

Bu zafer; bin yıl daha Anadolu’dan tüm dünyaya meydan okuyup tarih yazacak olan Alpaslan’ın, Fatih’in, Yavuz’un torunlarınındır, Selahaddin Eyyübi’nin, Şeyh Şamil’in, Ahmedi Hani’nin, Hacı Bektaş-ı Veli’nin, Aliya İzzetbegoviç’in evlatlarınındır…

Kur’an-ı Kerim’i evlerinde gizleyerek okumak zorundayken, şimdi son ses, bağıra bağıra, tecvidlerle okuyacak imanlı dillerindir.

İmam hatipli olduğu için, askeri okullara, üniversitelere alınmayıp kapıdan çevrilenlerin, bugün başındaki örtüyle göğsünü gere gere sokaklarda dolaşanlarındır bu zafer.

Patates soğan hesaplarına, dolar tezgâhlarına, iftiralara, algı operasyonlarına tav olmayan, HAK davasından aç kalma pahasına vazgeçmeyen milli iradenindir.

Bu zafer; korkmayan, sessiz kalıp evinde oturmayan, kapı kapı dolaşıp gönül alan, hatır soran, derde ortak olup iftar, sahur sofralarında buluşan bu teşkilatın, bu davanın isimsiz neferlerinindir.

Bu zafer Çanakkale direnişinde Haçlı ittifaklarına imanıyla karşılık veren Seyit Onbaşı’nın, Nene Hatunların, Yörük teyzelerin, Kızılelma’ya koşar adım yürüyenlerindir.

Dostlar, bugün millet kazandı, bugün memleket kazandı, bugün ümmet kazandı.

Sen üzerine düşeni yaptın, canını dişine takip Reis’inin arkasında dimdik durup, yedi düvele karşı bir besmele çekerek DEVAM dedin.

Şimdi sıra, vekil kıldıklarının, koltukları, makamları kendisine layık gördüklerinin senin tüm kırgınlıklarını, kızgınlıklarını nasıl toplayıp gönlünü alacağını seyretme zamanıdır.

Şimdi sıra, safları daha da sıklaştırıp, bir olup, diri olup, kardeş olup dünyaya açılan Türkiye’nin ayak seslerini dinleme vaktidir…

Şimdi sıra, büyümemizden it gibi korkup tir tir titreyenlere dirilişin, yeniden şahlanışın nasıl olacağını göstermektedir…

Ve şimdi sıra, namus iffet meselesi bilerek dün vurduğun o mührü, yarın çocuklarına torunlarına bu ülke bıçak sırtı durumdayken korkmadan, kimseyi dinlemeden, kişisel dertleri bi kenara bırakıp bayrağa nasıl sarıldığını anlatma vaktidir.

Kutla bayramını, as bayrakları, şımarmadan, kibre kapılmadan, kavga etmeden yaşa hakettiğin bu tarifsiz gururu.

Ve bir kez daha sarıl Allah’ın ipine, unutma o gayreti-inancı ve imanı olan kimseyi yalnız bırakmamıştır…

Ha bu arada, dün parmak sallarken bugün süt dökmüş kediye dönen, hala millete hakareti meziyet zanneden ve seçim sonuçlarını hazmedemeyenlere bir tavsiyemiz var…

Soda… Hem yerli, hem milli… İNCE İNCE için İYİ gelecektir…

Kalın sağlıcakla…