CEMAAT MEDYASININ PARALI ASKERLERİNE: 28 ŞUBAT’IN SÜNEPELERİ, ŞİMDİ ASLAN KESİLDİ! – 26 Mart 2014

Dün varlığınızdan rahatsız olan odakların, kanalların size kucak açması ve koşarak o kucağa oturmanız sizi hiç mi rahatsız etmiyor ey abiler, ablalar?

Ekranlara çıkıp esmeniz, gürlemeniz, yalandan bağırmanız, “bak hakaret ediyorlar” diyerek ağza alınmayacak hakaretleri eden paralı askerler, sizin duruşunuzu unuttuk mu zannettiniz?

Madem bu kadar cesurdunuz, madem bu kadar demokrattınız neredeydiniz 28 Şubat’ta!

Baronların seçtiklerine, “Hayırlı Olsun” milletin seçtiklerine, “Yapamıyorsun, Çekilin” manşetlerini atan siz sünepeler değil miydiniz?

Asker postalı görünce eğilip yalayan, “İsterseniz okullarımızı size devredebiliriz” diyen, başörtüsü FÜRUATTIR diye fetva veren sizler değil miydiniz?

Siz bu milleti aptal veya balık hafızalımı zannettiniz de ekranlarda esip gürlüyorsunuz!

Madem bu kadar cesurdunuz, başörtüsü ile meclise giren milletin seçilmiş vekiline, “Bu kadına haddini bildirin” diyenlere neden, “Yezid” diyemediniz.

Madem bu kadar cesurdunuz 28 ŞUBAT sürecinde sokakta tank yürütenlere “Bu darbedir, bu millete ihanettir” niye diyemediniz?

Mavi Marmara’da 9 şehidimizi görünce terörist devlet İsrail’e karşı gece beddua seansları neden düzenlemediniz?

“Başörtülü öğrenciler gitsin Arabistan’da okusun”  diyenlere neden, “kalıbının adamı değilmişsin” diye haykıramadınız?

Ben söyleyeyim mi? Saldırın diye ya talimat daha gelmemişti ya da sünepeydiniz de onun için.

Ey bu milletin dişinden, tırnağından arttırarak ayakta tutabilmek için abone olduğu “ZAMAN” gazetesinin yayın yönetmeni olan zat!

Sen bu kadar yürekliydin de, neredeydin bunca zaman diye sormazlar mı adama?

Adınıza, varlığınıza tahammül edemeyenlerin televizyon ekranlarında nedir bu hareketli tavrın.

Kim verdi sana bu görevi? Kim attı seni ateşin içine? Kim kendisi için canlı bomba yaptı seni?

Madem bu kadar cesurdun, 28 Şubat sürecinde ki sünepeliğin ne idi peki?

Güya yolundan gittiğiniz Bediüzzaman’dan hiç mi utanmadınız?

Her durumda sizi savunan, evlatlarını size emanet eden, zekâtlarını, fitrelerini size gönderen bu milletin ahın dan hiç mi korkmadınız?

Her platformda dilinizden düşürmediğiniz “Yaradan”ın huzurunda ne söyleyeceğiz diye hiç mi düşünmediniz?

Utanmadınız, korkmadınız, düşünmediniz.

Eğer utansaydınız, korksaydınız, düşünseydiniz;

– Sıkışınca postal yalar mıydınız?

– Allah’ın emrine füruat der miydiniz?

– Seçilmiş hükümete “Çekil Git” diye manşet atar mıydınız?

– Milletin vekiline had bildirenlere şefaat eder miydiniz?

– Peygamberi olimpiyata getirip, televizyonunuzda kamyonete bindirir miydiniz?

– Mavi Marmara şehitlerini, İsrail otoritesine değişir miydiniz?

– Papaya hürmet edip, Mümine beddua eder miydiniz?

– Bediüzzaman’ın öğrencilerine “parayla satın alınmışlar” der miydiniz?

– Milli istihbarat servisimize operasyon yapıp ülkenize ihanet eder miydiniz?

– Müslüman’ız deyip milletin mahremini kayıt altına alıp, Porno kayıtlarla şantaj yapar mıydınız?

– Zulüm altındaki ümmetin umudu olan ve bu ülkedeki her iki kişiden birinin oyunu alan Erdoğan’a “HAİN”, “YEZİD” yakıştırmasını yapar mıydınız?

– Dün inançlarınıza açık olarak kast eden CHP için kapı kapı gezerek oy toplar mıydınız?

Ve bu millet yaptığınız bu ihaneti hiç unutmadan şu soruyu her daim soracak size.

Siz 28 Şubat’ın pısırıkları, bu ümmete karşı aslan gibi kükreme cesaretini size kim verdi?