ELLERİNDEKİ SON KOZ THE CEMAAT DEĞİLMİŞ! – 12 Eylül 2014

Yeryüzüne merhamet dağıtan ve İslam’ın dünya üzerindeki en büyük temsilcisi olan bu millete her daim türlü oyunlar oynanmıştır. Beyaz giyimli, yüzleri maskeli ve tam donanımlı Haçlı ordularıyla yenemedikleri, modern donanmalarıyla ortadan kaldıramadıkları bu imparatorluğu ve varislerini yok etmenin en akıllı yolu, ona kumpaslar kurmak ve onu içten yıkmaktı.

Bizim gibi görünen ancak bizden olmayanların beslendiği, desteklendiği birçok olaya şahit olunmuştur geçmişte. Bu tiplerin yakın tarihimizdeki temsilcileri Mithat paşa ve onun gibilerdir. Cumhuriyet döneminde ise bu görevi İsmet paşa ve ayrıcalıklı sınıfın mensupları devralmıştır. Formül çok basit! Bizden görünecek ama asla bizden olmayacaklardı. Nitekim de başarılı oldular. Bizim gibi konuştular, bizim gibi giyindiler, bizim gibi tebessüm ettiler ama hiç bir zaman bizden olmadılar. Cephede kazanılanı masada kaybetmeyi başarı diye gösterdiler bize…  İslam’ın ve ümmetin selameti için cephede “Allah” lafzı ile şahadet şerbetini içenlere; Dini, Kur’an ı, hatta ezanı yasak edenler bize kahraman diye yutturuldular. Kurgulanmak istenen her oyuna bir sebep veya bir aktör bulundu. 31 mart vakaları, Kubilay’lar, Şeyh Sait’ler vb….  Mareşal Fevzi Çakmak’ın, “Din elden gidiyor naraları atarak milleti kışkırtanların, otopsilerinde sünnetsiz olduklarını gördük” ifadesi aslında bize oynanan oyunu açıklıyordu ama kaçırmıştık bu detayı.

Yakın tarihimizde de onlarca, yüzlerce böyle oyunlar görebiliriz. 80’lerde ve 90’larda sergilenen oyunlarda aynıydı. Sağcı solcu diye kardeşi kardeşe kırdırmadı mı bunlar? Aczi mendi, Ali Kalkancı, Fadime Şahin senaryolarını bunlar yazmadı mı? İmam hatip lisesi mezunu yazarları Nişantaşı’nda şarap içirip dine saldırtmadılar mı? Zekeriya Beyaz gibi Adnan Oktar gibi adamların üzerinden İslam’ı sapkınlığın adresi olarak göstermediler mi?

Çanakkale’de 7 düvele karşı mücadele eden bu millet oynanan bütün oyunları er yada geç bozmayı başardı. Gezi olaylarında yine bizden görünenleri ama hiç bir zaman bizden olmayanları sürdüler ateşin ortasına. Lakin millet iradesine sahip çıkarak bu oyunu da bozdu. Büyüyen, gelişen, zenginleşen ve Ümmetin umudu olma sorumluluğunda hareket eden bir Türkiye, 2023 hedefine adım adım ilerliyor ve yükselişi durdurulamıyordu.

Ve son hamle geldi. Bütün Müslümanların sempati ile baktığı, dualarıyla paralarıyla hatta evlatlarıyla desteklediği bizim gibi konuşan, bizim gibi giyinen, bizim gibi ibadet eden, ağlayan, GÜLEN ama asla bizden olmayan bir mekanizmayı devreye soktular. Tam 40 yıldır itina ile gizledikleri, her platformda el altından destekledikleri, “Müslümanlık” kılıfıyla örttükleri gücü, 17-25 Aralık’ta devreye soktular. Bu son hamleydi. Bu intihar komandolarının devreye sokulmasıydı. Bu en son durumda kullanılacak argümandı ve kullanıldı…

Ama bu millet ellerindeki son argümanında para etmediğini 30 Mart’ta ve 10 Ağustos’ta gösterdi bu oyun kurucularına. Ve artık kullanabilecekleri bir done kalmamıştır diye düşünürken hemen sınırımızda IŞİD diye bir argümanı devreye soktular. Anladık ki, ellerindeki kullanacakları son argüman THE CEMAAT değilmiş…

Kalın sağlıcakla.