CUMHUR İTTİFAKI GERÇEKTEN BİTTİ Mİ? – 29 Ekim 2018

Samimiyetten dem vururuz ya hep, adamlıktan bahsediyoruz, işte mangal gibi yürekli olmaktan tavır ve duruş sahibi olmaktan falan bahsediyoruz da, işe bak.

Geçen gün yazmış biri, ya da şöyle söyleyeyim sallamış bana, atıp tutmuş birisi, Allah ne verdiyse… Başım üstüne, hepsini kabul ettim, okuyup geçtik. Ama işin tuhafı şu; adamın sayıp sövdüğü hesaba bakıyorsun… Ne adı var, ne sanı var, ne fotoğrafı var… Ama ne diyor “Biraz gerçekçi olun be, az bi samimi olun be!” Bunu da profil resmine yumurta koyduğu hesaptan yazıyor. Kardeş bi görseydik de seni, kimliği görseydik de sonra konuşurduk samimiyeti diyeceksin ama yok. Anlamaz bu tipler. Valla dolu bu tiplerden ortalıkta. Kimliğini gizleyip insanlara hakaretten, küfürden zevk alan hasta tipler bunlar. Bu hastalığın tıpta bir karşılığı var mıdır, onu da bilmiyorum. Doktorlara havale ediyoruz.

Neyse biz gelelim konumuza;

Şimdi, 15 Temmuz sürecinde ve sonraki süreçte bu ülkede Devlet Bahçeli, bir devlet adamı olarak, devletinin ve bayrağının menfaatini düşünen bir vatansever olarak her zaman olması gereken yerde, durması gereken kişilerin yanında dibine kadar durdu. Ve son olarak da 24 haziran seçimlerinde bunca şey söylenmesine rağmen, bunca hakaret edilmesine rağmen “Eğer söz konusu devlet ise gerisi teferruattır” diyen birisidir Devlet Bahçeli. Ve 24 Haziran seçimleri sonrasında da bu birlikteliğin adına Cumhur İttifakı denmeye başladı. Bu birliktelik, bu beraberlik milletin ta kendisinin isteğiyle dosta düşmana meydan okudu.

Biliyorsunuz önümüzde yerel seçimler var. Mart 2019’da… Yani bu ne demek? Tüm partilerin ayrı ayrı siyasi söylemleri olacak, partiler bu sürece değişik kampanyalarla hazırlanacaklar ve seçmene o şekilde gidecekler… Herkes ayrı bir telden çalacak yani. Millet de herkesi dinleyip bir karar verecek.

Devlet Bahçeli’nin “Yerel seçimlerde ittifak arayışımız yoktur” açıklamasına Cumhurbaşkanımız Erdoğan da “O zaman herkes kendi yoluna bu yerel seçimlerde” cevabını verdi (altını çiziyorum; yerel seçimlerde herkes kendi yoluna dedi) ve Cumhur İttifakının yerel seçimlerinde olmayacağını biz de böylece öğrenmiş olduk.

“Ya ne oldu, olur mu böyle şey, nereden çıktı, valla varya şimdi tam kılıçlar çekilir, o ona, bu buna” diyip endişeye, tereddüte düşmeye gerek yok.

Fikir ayrılıkları, görüş uyuşmazlıkları ters hamlelerle farklı strateji oyunları. Bunun adı siyaset öyle duygusallığa kapılıp küstüm oynamıyorum, bana ne, dün ne dedin… İşte falan diyecek bir tutumda olursak biz mevzuyu tam anlamıyla anlayamayız.

Yalnız ittifak bozuldu diye sevinç naraları atanlar, öyle sosyal medyada ötede beride alabildiğine konuşanlar… Hiç boşuna sevinmeyin.

Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli’nin kurduğu ittifak siyaset üstü bir kader birliğidir kader. İki partinin yerel seçimlere farklı farklı materyallerle farklı kampanyalarla çıkmasını ellerini ovuşturarak bekleyenler hata ediyorsunuz ve boşa seviniyorsunuz.

E tabi bizim de gönlümüz isterdi ki böyle bir zamanda birlikte hareket edilsin ama farklı bir karar verildi bize de bu karara hayırlı olsun demekten başka bir şey düşmüyor.

Ancak böyle bir dönemde gaza gelerek, kişisel duygusallıklara kapılarak tavır almak, söz söylemek, hakaret etmek ne müslümanlığa, ne kardeşliğe ne de adamlığa sığmaz.

Bu süreçte herkes attığı adıma, ağzından çıkan her söze dikkat etmesi lazım. Bu kararı fırsata çevirmek isteyen koyun postu giymiş kurtlar olacaktır mutlaka. Bu kripto, bu kalibresiz leş kargalarını içimizden de iyi ayıklamamız lazım.

Ha bu arada milletin öz be öz ittifakını bitti sanmayın. Yarın yine bu topraklara karşı gözünü dikmek isteyenlere, bayrağı indirip, ezanını susturmak isteyenlere karşı biz yine bir olup Devlet Bahçeli de, benim ülkücü kardeşim de, Alperen kardeşim de, MGV’lisi de, AK Partilisi de omuz omuza verir dikiliriz düşmanın karşısına, elhamdülillah.

Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü bazıları bir şeyleri unutuyor.

Diyor ya Malatyalı Hacı abimiz;

Ben bir babanın öz oğluyum, yedi gardaşım
Ben Türk’üm, Kürd’üm, Zaza’yım, Çerkez’im, Laz’ım
Ben Ağrı Dağı’nda güvercinim, Bitlis’te ahlat, Van’da gevaşım 
İşte benim ben, ben Anadoluyum!

Anadolu’nun o iman dolu ruhunu iliklerine kadar hisseden bütün dostlara selam olsun.

Kalın sağlıcakla…