DOLARIN YÜKSELİŞİNİ FIRSATÇILIĞA ÇEVİRENLERE – 2 Ekim 2018

Her sabah uyandığımızda alışkanlık oldu artık. Utanmasak yüzümüzü yıkamadan açıp bakacağız, “Dolar yükseldi mi?” “Ne durumda?” “İndi mi çıktı mı?” diye…

Meydanda savaş var, silahlar çekilmiş, adamlar açık açık hodri meydan diye bize ayar vermeye, diz çöktürmeye kalkmış, birileri de küçük hesaplarla bu ortamdan cebini doldurma derdine düşmüş.

Hani bir söz var ya; Kurt kışı atlatır da yediği ayazı unutmaz diye.

Evet, biz bu kışı da atlatacağız, tıpkı diğer kışları atlattığımız gibi. Ama bu fırsatçıların ihanetini hiç ama hiç unutmayacağız.

Dolarda en ufak bir oynama, hobaa anında marketlerde etiket değişikliği, bahçeden 1 liraya mahsülü alıyorlar pazara gelene kadar hiç yoktan 5 e katlıyor, o da yetmiyor tezgah altında yedekli fiyat listesi tutuyorlar, olur da öğlene dolar artarsa yapıştıralım diye.

Eve sipariş ettiğin suya 1 günde zam geliyor. Niye? Damacanalara, suya zam gelmiş. Ulan benim dağlarımdan çıkan su ne zaman dolara göre şekillenmeye başladı?

Mahalledeki fırıncı anlatıyor geçen gün, bu açma börekleri yaptıkları özel bir yağ varmış adamlar dolar yükselince eldekiler bitmesin, hızlı tükenmesin diye stoklayama kalkmışlar. Töbe estağfurullah.

Şimdi okullar açıldı, 10 liralık 1 top A4 kağıdı 22 liraya çıkmış. El insaf be! Göz göre göre insan bu fırsatçılığı yapmaya vallahi de billahi de utanır.

Ha bir de şöyle bir şey var. Marketteki bisküvinin fiyatını, kasaptaki etin artışını, kim neyi nasıl stokladığını bi zahmet Cumhurbaşkanımız birebir takip etmesin yahu. Nerde bu ülkenin bakanları, milletvekilleri, kurumları, kurulları? Böyle bir dönemde milletin kanını emmeye çalışan bu müptezellere devletin gücünü, kudretini ve dehşet yüzünü niye göstermiyorsunuz arkadaş?

Bir de madalyonun şöyle bir yüzü var tabi… Bu kurumsalını tamamlamış ama insanlıktan, adamlıktan sınıfta kalmış sözde markalar varya, hani bu ülkenin gözde markaları.. Gramaj düşürme oyunlarınızı, etiket kolpalıklarınızı gören ve tepki veren insanlara; ne yapalım yani dolar arttı, ham madde arttı, sıkıntıdayız, dönemiyoruz biz de mecburuz zam yapmaya diyorsunuz ya… Ulan o zaman çalıştırdığınız işçinize, personelinize verdiğiniz maaşları neden arttırmıyorsunuz? Madem dolar arttı, sıkıntı var, çalıştırdığınız insanlarda ve o insanların alım gücünde de sıkıntı olmuyor mu? Gerçi bu adiliği, bu fırsatçılığı yapanlar bu ülkede hep bana hep bana diyen, her daim alma ağacının altında oturan tipler. Hiç verme ağacının altında oturmadı ki bunlar…

Ama unutmayın bu ülke batarsa, bu memleket elden giderse altında oturacağınız bir dikili ağaç bulamayacaksınız. Gerçi siz yine de oturacak bir yer ve ya bir kucak bulursunuz da neyse…

Karaborsacılar, simsarlar akılları sıra ülkede kriz algısıyla son yılların tüm birikimini hiçe saymaya çalışanlar… Sizin yaptığınız haram lokma yemektir. Haksız kazanç sağlayarak milleti çökertmeye çalışmaktır. Utanın be, Kendi kardeşinizi, komşunuzu, vatandaşınızı kazıklayıp elini ovuşturacak kadar adi ve omurgasız olduğunuz için utanın. Utanın aylık cironuza 3-5 kuruş katacaksınız diye vatan hainliğini mübah gördüğünüz için utanın! Amerika köpeğinin üzerimize hücum ettiği bir dönemde ruhunuzu şeytana satıp milletin alın terini sömürdüğünüz için utanın…

Biz memleket ne zaman dara düştüyse vaz geçtik bütün dünyalıklardan, bu topraklar ne zaman bize yürü dediyse biz koşarak geldik. Ne zaman koş dediyse biz daha da üstüne çıkıp uçarak durduk memleketimizin yanında. Bizde değişen bişey yok, düşman bizi bir görsün, yan yana oluşumuzdan titresin de erişemesin gökteki bayrağımıza diye aç kalma pahasına seferberliğimize devam ediyoruz.

Şimdi devletten beklentimiz var…

Bu bir savaş beyler, savaşta da savaş kanunları geçerlidir. Kim ki böyle bir zamanda doları bahane ederek millete bedel ödetmeye kalkışıyorsa, etiket oyunları yaparak milletin belini büküyorsa, stokçuluk yaparak kendi cukkasını düşünüyorsa bu şahışlara, bu markalara öyle caydırıcı cezalar verilmeli ki bir daha bu şerefsizliği bırak yapmayı akıllarının ucundan dahi geçiremesinler… Hatta sadece ceza yetmez bu markalar en yetkili ağızlardan haberlerde, gazetelerde, televizyonlarda, sosyal medya platformlarında tek tek açıklanarak soygunları ifşa edilmelidir.

Biz de, millet olarak bu kan emici kişileri, markaları öğrenip onlardan alış verişi kesmeliyiz, bu şerefsizleri Alo 175’i arayarak ihbar etmeliyiz. Sosyal medya hesaplarımızdan bu fırsatçıları deşifre etmeliyiz…

İstiklal marşımızda da Akif’in dediği gibi;

Arkadaş yurduma alçakları uğratma, sakın
Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın
Doğacaktır sana vaad ettiği günler Hakk’ın
Kim bilir belki yarın belki yarından da yakın.

Biz millet olarak Akif’in tarif ettiği yerdeyiz ve şimdi Devletimizin sahneye çıkışını bekliyoruz.

Kalın sağlıcakla.