DÜNYANIN EN İYİ GOLÜ – 17 Haziran 2021

Bosna Hersek’in ilk cumhurbaşkanı olan ve özgürlük savaşçısı olarak da tanıdığımız bilge kral Aliya İzzetbegoviç şöyle demişti, ”Dünyayı değiştirecek olan dua değil, eylemdir.” yani eyleme dönüşmeyen dua eksiktir. Yani şöyle tersten baktığımız zaman da duası olmayan eylem de tamam değildir.

Malcolm X’in de çok güzel bir sözü var, o da çok hoşuma gider. Diyor ki Malcolm X: “Harekete geçilmediği sürece, şiddeti dua ederek durduramazsınız.” diye. Ne kadar haklı değil mi? Kudüs örneği önümüzde duruyor.

Elbette dua etmeliyiz. Allah’ta diyor ya, “Eğer sizin dualarınız olmasaydı siz ne işre yarardınız?” diye. Evet, dua etmeliyiz. İsteklerimizi, arzularımızı, beklentilerimizi o her şeyi duyan, bir karıncanın bile attığı her adımın sesini duyan Allah’a söylemeliyiz. Ondan istemeliyiz ama öyle istekler sadece oturulan yerden yapılan duayla olmaz. Harekete geçmek lazım yani aktif olmak lazım, aksiyon adamı olmak lazım o istediklerimizi alabilmek için.

Malcolm X’in bir tane daha sözü var, beni çok etkiler o: ”Eğer bir şeyi istiyorsan biraz gürültü yapsan iyi olur.” diyor. Çünkü sesin çıkmazsa hiç kimse seni fark etmez, ne istediğini anlatamazsın. Zaten duymazlar ki seni. Hani vardır ya bizde bir atasözü, “Ağlamayan bebeğe emzik verilmez.” diye, onun gibi.

Rahmetli Erbakan Hoca da yıllarca bunu söyledi, ”Fiili icraata geçmek lazım.” diye.

Bir de bunların yanında o sevgililer sevgilisi, önderimiz ve tek rehberimiz olan Peygamber Efendimiz buna benzer manaya gelen bir tavsiyesi var insanlığa.

Adamın birisi gelip sormuş:

“Ya Rasulallah, devemi salıp da mı Allah’a tevekkül edeyim yoksa bağlayayım da tevekkül edeyim?” diye.

Peygamber Efendimiz de şu cevabı vermiş:

-Deveni önce bağla, sonra Allah’a tevekkül et!

Sıralama bu yani önce kulluk vazifeni, üzerine düşeni yap, sonra Allah’a güven diye.

Bunları anlatmamdaki amaç, bu videoyu çekmemdeki amaç; şu anda Avrupa’nın 12 şehrinin ev sahipliği yaptığı aynı zaman da, A Milli Futbol Takımımızın da mücadele ettiği 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası aslında. Şimdi “Bu anlattıklarınla futbolun ne alakası var?” diyebilirsiniz. Aslında çok alakası var. Az bir şey sabredin. Bu anlattıklarımla EURO 2020 futbol turnuvasını birbirine bağlayacağım.

Bildiğiniz gibi EURO 2020’de Avrupa’nın en güçlü milli takımları ve dünyaca ünlü yıldız futbolcular boy gösteriyor. Aslında geçen sene oynanacaktı bu turnuva ama kovid nedeniyle geçen yıl yapılamadı. Onun için 2021’de EURO 2020 futbol organizasyonu yapılıyor ve bu organizasyonda yıldızlar boy gösteriyor. İşte Portekiz’de Ronaldo var. Fransa’da Mbappe var, Benzeme var, Pogba var. İngiltere’de Harry Kane var, Sterling var. İspanya’da Koke var, işte Morata var. Tabii ay yıldızlı takımımızda da Burak Yılmaz, Hakan Çalhanoğlu, işte Merih Demiral ve her biri birbirinden değerli olan tam 26 tane aslan parçası var milli takımımızda. Belki Messi’yi, Neymar’ı söylemedim, belki onları merak ediyorsunuz ama onlar Avrupalı değil, onlar Güney Amerikalı. Onlar da şu anda o kıtada düzenlenen turnuvada yani kendi ülkelerinin formalarını terletiyorlar.

İşte tüm dünyanın gözü aslında bu iki turnuvada ve bu turnuvada da oynayan futbolcularda. O yüzden attıkları her adım, yaptıkları her hareket, söyledikleri her söz büyük olay oluyor; günlerce televizyonlarda, sosyal medyalarda konuşuluyor. EURO 2020’de şu ana kadar atılan gollerden, yapılan asistlerden, kurtarılan toplardan daha çok saha dışında yapılan bazı klas hareketler dikkat çekiyor.

Bu videonun konusu da maç öncesi düzenlenen o basın toplantıları esnasındaki 2 futbolcunun yaptığı klas hareketler. Şunu söyleyeyim, ben çok etkilendim bu ender görülen hareketlerden. Hatta o kadar etkilendim ki böyle bir video çekip, bu konuyu böyle daha geniş çaplı ele almaya karar verdim ve daha fazla insana duyurmaya.

Bahsettiğim bu iki futbolcuyu tüm dünya tanıyor. Biri Juventus’ta forma giyen Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo. Diğeri de Premier Lig ekiplerinden Manchester United’ta forma giyen Gine asıllı Fransız oyuncu Paul Pogba.

Öncelikle bu iki futbolcuyu yürekten, böyle canı gönülden alkışlıyorum. Dünya futbolunun yaşayan efsanelerinden bir tanesi olan bu Ronaldo, EURO 2020’de Portekiz Milli Takımı’nın en büyük umudu hatta aynı zamanda Portekiz, Ronaldo’dan dolayı da turnuvanın favori takımlarından birisi. Geçtiğimiz akşam, Macaristan’la bir mücadele etmişti Portekiz ve Ronaldo’nun attığı 2 golle rakibini de mağlup etti. Ancak maçtan önce düzenlenen basın toplantısında yaptığı bir hareket var ki, attığı gollerden daha müthişti.

Ronaldo, basın toplantısı için yerine oturduğu ilk an önündeki iki kola şişesine takıldı. Hani şu dünyaca ünlü, böyle kırmızı üzerine beyaz yazılı logosu olan kola firmasının şişeleri. Hemen aldı o iki şişeyi ve çıkarttı kameranın açısından, koydu kenara yani. Bunu yaparken de hiç tereddüt etmedi. Daha sonra yanındaki su şişesini havaya kaldırarak, “Su için su” dedi.

Şimdi Ronaldo’nun verdiği mesaj gayet açıktı. İşte beslenme, egzersiz, yaşam biçimi ve başarılarıyla böyle bir spor ikonu haline gelen o 36 yaşındaki futbolcunun asitli içeceklere tepki göstermesi, tüm dünyada yankı uyandırdı. Sadece kendisinin değil he, ailesinin de beslenmesine özen gösteriyor bu Ronaldo ve onun için de bu tepki ilk değil aslında. Daha önce de yaptığı bir açıklamada oğluna asitli içecek içtiği için, işte cips yediği için kızdığını ve vazgeçirmeye çalıştığını söylemişti.

Ronaldo’nun bu hareketi, biz dahil çoğu insanın gönlünde taht kurdu. Tabii birilerinin de cebine acayip dokundu.

Adını bile anmak istemediğim o kola şirketinin hisseleri 56,10’dan 55,22 dolara düştü. Bu ne demek oluyor biliyor musunuz? İnsanların sağlığını tehdit eden bu içecek firması 4 milyar dolar değer kaybetti demek oluyor. 4 milyar dolar! Üzüldük mü? Hayır, hayır! Allah kayıplarını artırsın diyoruz. Milyonlarca insanın -özellikle de daha çok Müslümanların- 15 yıldır sosyal medyada boykot ederek başaramadığını, adam tek hareketiyle başardı. Helal olsun. Bir nevi Macaristan maçından önce ilk golünü bu kola firmasına atmış oldu Ronaldo ve Ronaldo’yu maçlarda yaptığı birbirinden güzel harekeler ve attığı o birbirinden güzel gollerle tanıyoruz ama yaptığı bu 10 saniyelik hareket bana göre, hani o İsrail‘li futbolcuyla forma değiştirmeyi reddetmesinden sonra en güzel goldü bu. Hatırlıyorsunuz değil mi?

2013 yılında oynanan bir maçta -İsrailli futbolcu vardı ya- Spungin’in forma değiştirme isteğini reddederek “Ben katillerle forma değişmem.” demişti. İşgalci İsrail’e unutulmaz bir cevap olmuştu bu. Derin bir ohhhh çekmiştik hatta tabiri caizse içimizin yağları erimişti. Aynı şekilde “Altın Ayakkabı”sını da Filistinli çocuklar için kullandığı hala akıllarımızda. 2012 yılında da kazandığı “Altın Ayakkabı” ödülünü açık arttırmayla satılmasına izin vererek elde ettiği 1,5 milyon euroyu da Gazze’deki çocuklara yardım amaçlı kullanmıştı. Hani derler ya, ayağına taş değmesin inşallah.

Ronaldo’nun Filistin’e yardımı sadece bunlardan da ibaret değil. O katil İsrail bombardımanı altında yaşayan ve yaşam mücadelesi veren Müslüman kardeşlerimize yaptığı milyonlarca dolarlık yardımları hiçbir zaman unutmayız. İşte bu yüzden diyorum ya, o kola firmasına gösterdiği tepkiyle bir kere daha gönlümüze taht kurdu diye ve 2 gündür dünyanın dört bir yanından edilen ortak bir dua var Ronaldo’ya. Duyduğunuz zaman mutlaka sizler de amin diyeceksiniz. Dua şu: Ronaldo ödül olarak İslam’la onurlansın inşallah. Amin.

Bir diğer basın toplantısında yaptığı hareketle gönüllere taht kuran başka bir futbolcu daha var, Pogba. Kendisi belki Ronaldo’nun o kola firmasına verdiği tepki kadar dünya çapında konuşulmamıştır ama kameralar karşısında bu sefer tepki gösterilen böyle bir asitli içecek değil, bir bira markasıydı. Onun için birayı içen, onu kullanan insanlar hiç tınlamadılar bile bu Pogba’nın hareketini.

EURO 2020’de F Grubu’nda Fransa’nın Almanya’yı 1-0 yendiği maçın hemen ardından basın toplantısına katıldı bu Fransız yıldız futbolcu Pogba. Masaya oturduğunda bir baktı ki aaa bir tane şişe, bu EURO 2020’nin resmi bira sponsorlarının bir tane şişesi. O bir tane şişeyi önünden çekerek kenara bıraktı. Aslında bunu yapmasının birçok haklı sebebi var elbette. İlk sebebi kendisinin de Müslüman olması.

Gineli Müslüman ailenin bir çocuğu olarak Fransa’da dünyaya geldi Pogba. Geçtiğimiz yıllarda da -ramazan ayıydı yanılmıyorsam- Kabe’yi ziyaret ederek umre vazifesini yerine getirmişti. Hatta o kutsal topraklardan çekildiği fotoğrafları da böyle sosyal medya hesaplarında göğsünü gere gere paylaşmıştı yani şunu soracağım, Müslüman olduğu bilinen hatta inandığı dini değerlerini yaşamaya çalışan bir futbolcunun önüne alkol konulmasının amacı ne olabilir ki? He? İçki İslam dininde haramdır ama bunun yanında dünyanın gözü önünde Müslüman bir futbolcuyla bu birayı, alkolü birleştirerek ne elde etmeye çalışıyorlar acaba? He? Bir düşün.

İçkinin sağlığa zararlı kısımlarını bir kenara koyuyorum. Pogba, Müslüman ve bu bilinmesine rağmen, gözüne sokar gibi içki reklamı yapılmasına müsaade eder mi? He? Etmez tabii ki ve etmedi de! Çok da iyi yaptı, ellerine sağlık.

Fransız futbolcu, bu hareketiyle Ronaldo’dan sonra günün en çok konuşulanları arasına girdi.

İşte dostlar böyle, insanın bir duruşu olması lazım. Videonun başında da söylediğim gibi, hayatta bir şeyleri değiştirmek istiyorsak, sadece duayla değil, harekete geçerek, eylemle de göstermeliyiz.

Aynı zamanda bazı üzüntülerim de var tabii, onları da dile getireyim hazır yeri gelmişken.

Futbol her yaş grubuna hitap ediyor, elbette ama öncelikle gençlerimizin daha çok takibinde olan bir spor dalı futbol ve bu tarz ortamlarda yani gençlerimize örnek olmak yerine zehirlenmesine, zarar vermesine zemin hazırlayacak eylemlerden bir an önce vazgeçilmesi lazım. Turnuvanın sponsorlarına bir bakıyorum şöyle, hep böyle zararlı yiyecek, içecek satan markalardan ibaret.

Eğer ceplerinden başka hiçbir şeyi düşünmeyen o futbolun ağa babaları gençlerimizi düşünmezse işte birileri de çıkıp böyle gereğini yapar. Sizin o ortaya koyduğunuz o reklam materyallerini tutar taca atar.

Ha bu arada şunu söyleyeyim, Avrupa Şampiyonası çok güzel bir organizasyon. Ben de takip ediyorum ama herkes gibi ben de bu yıl 2020 turnuvasında sahalardan çok basın toplantısında atılan golleri izliyoruz. Çok da güzel atıyorlar var ya. Böyle gelişine, tam 90’a takıyorlar. Hoşumuza gidiyor, gurur duyuyoruz ve bu gollerin daha da çok olmasını diliyoruz. Darısı da bizim çocukların başına.

Kalın sağlıcakla.