YOUTUBE’DA EN ÇOK İZLENEN VİDEO! ŞOK OLACAKSIN! – 10 EYLÜL 2021

YouTube’da en fazla ne izlenir? Oyun videoları mı? Yok. Diziler mi? Yok. Fenomenlerin çektiği challengelar, korku videoları falan mı? Yok. Allah Allah ne peki? Çizgi filmler, çocuk ninnileri, lol bebekleri falan mı? O da değil. Müzikler, klipler onlar mı?Yok yok. YouTube’da en fazla hangi içerikler izlenir? Dostlar YouTube’da en fazla, en çok izlenen içerikler hayvanlara yapılan eziyet görüntüleri yani o hayvanlara yapılan saldırı videolarıymış. biliyor musunuz? Ben de ilk izlediğimde, “Yok daha neler?” dedim ama genel istatistiklere ve algoritmaya bakıldığında YouTube’da aratılan videolarda özellikle hayvanlara karşı yapılan bu zulüm videoları tercih ediliyormuş. Şimdi birileri kalkıp diyecek ki, “İşte millet olarak, toplum olarak geldiğimiz nokta burası. Helal olsun bize, helal

EV SAHİPLERİ SİZ HAYIRDIR? – 9 EYLÜL 2021

Hepiniz fark etmişinizdir, 2021 yazı tam anlamıyla böyle bir düğün yazıydı. Hani var ya bir söz, “Amaaan evlenmeyen kalmasın.” Heh işte, tam bu sözün karşılığının verildiği bir yaz ayı oldu. O pandemi nedeniyle ertelenen düğünler bir bir yapıldı, kına gecelerini görmeniz lazım, oohhh sere serpe yapıldı hem de. Dedim ya salgın şartlarından dolayı düğün yapamayan çiftlerimiz bu sene en özel günlerini aileleriyle, işte yakınlarıyla, arkadaşlarıyla, eşiyle dostuyla yaşadı. Hayırlı uğurlu olsun. Hepsi bir yuva kurdu, evi olan evine çıktı, evi olmayan böyle harıl harıl kiralık ev aradı yani evlere olan talepler baya bir arttı. Koyduk mu bunu cebe? Okullar açıldı. Başka şehirlerde okuyan üniversiteliler okullarının olduğu şehirlere gitti. İşte ilkokullusu, liselisi, aileler tam olarak ev

ASIL TEHLİKE EYLÜL 2021’DE BAŞLIYOR! – 5 EYLÜL 2021

2021 yaz mevsimi artık bitti. Pandemi süreci sonrasında özellikle bu yaz böyle tabiri caizse ipimizi koparmışçasına dağıldık her yere. Psikolojik ve ekonomik olarak belirsizlikler içerisinde geçirdiğimiz bir dönem sonrasında kendimizi iyi hissetmek için, kimimiz köyüne kimimiz Ege’ye kimimiz yaylasına kimimiz de teknesine gitti ve bu yazı öyle geçirdi. Bu yazdan ne anladık? Hakikaten nasıl geçti bu yaz? Daha dün değil miydi “Hoş geldin yaz, hepimize iyi gel haziran, içimizi ısıt…” diyorduk. Şimdi? İşte “Eylül ayı şifa getir bize” diye değişti konuşmalar. Dostlar sürekli olarak videolarımızda bir şeyden bahsettik. Yeni bir çağ başlıyor, yeni bir dönem başlıyor; işte yeni normal, yeni toplumsal hayat, yeni bir dünya düzeni geliyor. Aslında her gün dünya üzerinde öyle büyük büyük

NEYİN PEŞİNDESİN SELÇUK? – 3 EYLÜL 2021

Bu Selçuk Bayraktar ne yapıyor ya? Vallahi deli bu adam. Söylüyorum, deli bu adam. Kafayı yemiş, biri durdursun bu adamı. Amacı ne yani? Durduk yere başımıza iş çıkarıyor. Otursun oturduğu yerde. Zaten biz savunma sanayisinde en iyisini yapamayız, yapsak da böyle elimize yüzüme bulaştırırız yani. Ya abi, yok Türkiye İHA, SİHA yapacak da dünya ülkelerinden sipariş alacak… Ölme eşeğim ölme. Daha devam edeyim mi yoksa bu zırvalamaları bir kenara bırakıp olayın aslına mı geleyim? Yani uzun uzun devam edip de kafa karışıklığı oluşturmanın peşine mi gideyim yoksa “Ulan be, benim ülkemin evlatlarına bak!” diye böyle göğsümü mü kabartayım? Sahi siz hangi taraftasınız? Yok yok soruyorum ya da hangisinin peşine gitme taraftarısınız? Belki de dünyadaki ilk rasathaneyi kuran medeniyetlerden

GURBETÇİLERE MÜJDE VAR! – 28 AĞUSTOS 2021

Sayılı gün çabuk geçer derler ya, dönüş yoluna dönen gurbetteki dostlarımız tatillerini bitirmek üzere artık. Birçoğu da zaten bitirdi, döndü gurbete tekrar. Bekle bekle, hayal kur, işte bir sürü program yap. Sonra göz açıp kapayıncaya kadar geçsin erisin günler. Buradan bakılınca tuzu kuru gibi gözüken ama oradan gidip bakıldığında aslında hep öteki olma haliyle bir yaşam süren gurbetteki can kardeşlerimizle sadece bu platform üzerinden böyle özel bir bağ kurduk hatta nasip olursa eylülden sonra da Avrupa’ya uğrayacağız böyle birer birer. İster köy olsun ister şehir olsun hiç fark etmez. Niyetimiz yalnızca böyle samimi bir muhabbet, aramızdaki bağları sağlamlaştırmak ve halden anlamak için toplanmak, buluşmak. Az önce dedim ya, buradan bakınca tuzu kuru olarak gördüğümüz o gurbetteki

ÇOCUKLU AİLELER GİREMEZ! – 27 AĞUSTOS 2021

Dostlar, ufak ufak işleniyor her şey. Böyle yavaş yavaş üflüyorlar kulağımıza ve biz olan biteni fark ettiğimizde her şey için çok geç kaldık diyebiliyoruz. Hadi gelin bugün gündemdeki yeni bir konuyu konuşalım birlikte. Haberi olmayanlar varsa şöyle söyleyeyim, hayatımıza yeni bir trend getirildi. Çocuksuz restoranlar, çocuksuz tatil köyleri, çocuksuz alışveriş merkezleri, çocuksuz apartmanlar artık yeni moda. “Yoook canım ya! Bu da mı oldu?” diyen varsa aranızda, evet bunlar da oldu, oluyor ve her geçen gün de sayıları artıyor. Evlat sahibi olamayan aileler tek bir tane çocuğumuz olsun diye neredeyse servet harcıyor; birileri de bu dünyaya çocuk mu getirilir diye böyle çocuksuz yaşam modelini sonuna kadar savunup, özgürlüğümüzü kısıtlayacak her şeye karşıyım diye ötede beride

SAHİBİNDEN KİRALIK RAHİM – 26 AĞUSTOS 2021

Geçen akşam televizyonlarda ne var ne yok diye şöyle bir bakarken bir programa denk geldim. Hani hızlı hızlı geçerken bir cümleye takıldım, durdum. Belki de gerçek anlamda insan türü olarak dünyaya gelen son nesiliz diyordu bir uzman. Allah Allah, nasıl yani? Durdum biraz, baya bir izledim, yarı robot yarı insan türünden bahsediyorlardı. Tövbe estağfurullah dedikçe daha da kitlendim, ayrılamadım ekrandan. Dünyada kiralık rahim diye bir furya her geçen gün daha da artıyormuş. “Bebek çiftliği” adı altında böyle sahibinden kiralık rahim diye sunulan merkezlerde aileler taşıyıcı annelere bebeklerini taşıttırıyorlar hatta bu merkezden biriyle anlaşan kadın şöyle demiş: “İkinci çocuğumuzu kucaklamak için sabırsızlanıyorum. Hintli bir kadın bize rahmini kiralamış oluyor. Bu

DÜNYANIN SAKLADIĞI AFGANİSTAN GERÇEĞİ! – 24 AĞUSTOS 2021

Tarihte unutulmuş, hiç aklımıza bile gelmeyen hatta adı bile bilinmeyen o kadar çok savaş var ki! Ülkemizin içerisine dâhil olduğu savaşları hepimiz elbette en azından adını ya da tarihini bile olsa biliyoruz fakat dünyada özellikle de hani o medeni olan Avrupa’da o kadar çok cana kıyılmış ki, hep siyasi çıkarlar için kılıçlar, silahlar çekilmiş zamanında. Mesela “Otuz Yıl Savaşları.” Çoğumuzun adını sanını bile duymadığımız 1618 ile 1648 yılları arasında Avrupa’da meydana gelen bir savaşın gerçekleştiğini biliyor muydunuz? He? Adını savaşın 30 yıl sürmesinden alan bu “Otuz Yıl Savaşları”na Avrupa devletlerinin neredeyse tamamı katılmış. Amiyane tabirle Hristiyanlığın iki mezhebi olan Katolikler ve Protestanlar arasında geçti bu savaş. Hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmadı. Yüz

DEVLET NEYİ GİZLİYOR? – 18 AĞUSTOS 2021

Dostlar 3-4 gün önce afet bölgesi Kastamonu Bozkurt’taydım. Gidip gördüm, yerinde tanık oldum. Bu gözler öyle şeylere şahit oldu ki o sosyal medyada dolaşan görüntüler, işte videolar, paylaşımlar hiçbir şey değil o kadar söyleyeyim. Arkadaşlarla birlikte kurduğumuz Dünya Müslüman Gençlik Hareketi olarak atladık gittik afet bölgesine. Neler yapabiliriz, yaraları sarmaya bir insan olarak nereden başlayabiliriz diye böyle karış karış her noktayı dolaştık, olanı biteni yerinde görüp felaketi yaşayan, mağdur olanlarla yerinde konuşarak tespitlerde bulunduk. Öyle oturduğu yerden yalan edebiyatı ve algı şovu kasanlar her afette, her felakette, her acı günümüzde olduğu gibi yine klima altında evlerinde, havuzlu bahçelerinde, açık büfe kahvaltı arasında üzerine düşen vazifesini yaptı. Milletin

EYVAH! GENÇLER TÜRKİYE’DEN KAÇIYOR – 12 AĞUSTOS 2021

Birçok yerde görmüşsünüzdür; haber bültenlerinde, YouTube videolarında veya Instagram, Twitter paylaşımlarında. Ellerinde pasaportlar ve uçak biletleriyle böyle poz veren gençlerimizi; gidiyoruz bu ülkeden, bu ülke bir beyni daha kaybetti diye. “Biz kaçtık kurtulduk siz de kaçın kurtulun!” mottosuyla adeta böyle bir etkileşim zinciri oluşmuş durumda veya böyle bir akım oluşturulmak isteniyor. Pırıl pırıl akıllar, tazecik fikirler, daha hayatın hengamesiyle yoğrulmamış ve yorulmamış bedenler; üretmeye, planlamaya, icat etmeye elverişli kabiliyetler, yurt dışını bir cazibe merkezi olarak görmekteler. Haklılar mı yoksa “Elin tavuğu ele, kaz; fındığı, koz görülür!” cinsinden bir yanılsama mıdır bu?  He? Trafik, pahalılık, kadın cinayetleri, hayvana şiddet, doların artması, ideolojik