ERDOĞAN İLE GÜL ”YOL ARKADAŞI MIDIR?” – 3 Ocak 2016

Dün, yani Cuma günü bir dava adamını yolcu ettik Fatih Camiinden. 28 Şubat zihniyetinin dahi susturamadığı, 1.60 cm boyundaki küçük dev adam Hasan Karakaya’yı.

İnandığı gibi konuşan, konuştuğu gibi yazan, muhafazakâr camianın yerine sövülmesi gereken mecralara lafı evirip çevirmeden, eğip bükmeden söven bir yazar, bir dava adamı ve güzel bir “yol arkadaşı” idi Hasan Karakaya.

Bu “yol arkadaşı” ithafı bana ait değil, Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a ait bir söylem. Bu söylemin altını çiziyorum.

Hasan Ağabey’in hayatı güzeldi,

Mücadelesi “hak” idi,

Umre sonrası Medine’de emaneti teslim etmesi ise özenilecek bir ölümdü.

Ve

Bir Cuma namazı sonrası Fatih Cami’nde Cumhurbaşkanı’ndan Başbakana, Bakanlardan milletvekillerine, yerel yöneticilerden basın camiasının tanınmış simalarına kadar herkesin hazır bulunduğu bir cenaze.

Müthiş bir kalabalık…

Ve dostları, herkes hazırdı avluda…

Verdiği mücadele, yaşadığı hayat hazirunun yüzlerinde tebessüm olarak yer alırken yaşanmışlıklar gözlerde yaş olarak tecelli etmişti o avluda.

O avluda herkesi gördüm de bir tek 11. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ü göremedim…

Akşam, sosyal medya dâhil bütün haber sitelerine göz attım, ne bir açıklama, ne bir taziye mesajı.

Hâlbuki Sayın Gül, bu konularda çok hassas biridir. Twitter üzerinden kar yağınca bile mesaj yayınlardı.

1 Kasım seçimlerine sayılı günler kala provokasyon amaçlı Ankara’daki patlamanın hemen ardından, sırtını teröristlere dayayan partinin eş genel başkanını dahi atlamamış, devlet yetkilileri yerine malum şahsı arayıp taziye dileklerini sunmuştu. Sonrada bu hareketini sosyal medyadan duyurmuştu. Darbe ile başa gelen Sisi’ye açtığı tebrik telefonunu da unutmadık ya hani.

Ama Hasan Abi için tek bir “tık” yoktu Sayın Gül’de.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yol Arkadaşımız” diye sıfatlandırdığı bir dava adamı Abdullah Gül için bir anlam ifade etmiyor muydu acaba? diye düşünmekten alamadım kendimi.

Yoksa Hasan Karakaya, Abdullah Gül’ün yol arkadaşı değil miydi?

Hasan Karakaya gibi darbelere dik duran kalemlerin, bedel ödeyen adamların verdiği mücadele sonucu Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturabilen bir adam, ait olduğu camianın hüzünlü bir anında neden yanında olmazdı ki?

Matematik problemi gibi bir soru olacak ama çıkamadım işin içinden. Siz çıkabilirseniz bana da söyleyin cevabı lütfen.

Soru şu;

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan Hasan Karakaya için “Yol Arkadaşımız” diyorsa,

Hasan Karakaya, Abdullah Gül için bir anlam ifade etmiyorsa,

Sayın Erdoğan ile Abdullah Gül yol arkadaşı mıdır?

Kalın sağlıcakla