FATİH PORTAKAL HAKLI! – 9 EKİM 2021

Televizyonlardaki gündüz kuşağı dediğimiz zaman diliminde yayınlanan programlarda gördüklerimiz, duyduklarımız yani şahit olduklarımız her seferinde daha da fazla şaşırtıyor bizi. “Yok ya, a-a, uuu, vay vay vay… Ee canım seyirci bunu istiyor!” Daya dramı, kaosu, entrikayı. Sonra? Sen geç kenara, onlar böyle yesin birbirini televizyonculuğu, yayıncılığı bu son dönemde ülkemizde popüler hale geldi. Bazen aşk engel tanımıyor, 2 elti bir yufkacıya kaçıyor bazen de Semanur’un görümceleri, “Bizim altınlarımızı aldı kaçtı bu gelin.” diye Semanur’un peşine düşüyor. Ekranda sesler yükseliyor, kavga dövüş had safhada. Bu arada müsaade edin de bu işin biraz makarasını yapayım yani keyfini süreyim. 🙂 Allah’ım, Allah’ım, Allah’ım… Nelerle imtihan ediyorsun bizi kurban olduğum?

Bunlar hayatın gerçekleri mottosunun arkasına saklanan yapımcılar, sizin hayatınızın tek gerçekleri pardon bunlar mı? He yani hayatın gerçeklerini çerçevelediğiniz tablo sadece bu içerikler mi? Yok yok, ciddi soruyorum. Neyse… Evet, farkındayım. Bu veryansını böyle 18 bin 763 kere yapmışımdır. Duyan var mı? Bilmiyorum. Neyse, en azından bu videoyu izleyen sizler bari siz duyun sesimi.

Abi aklım almıyor ya, 10’dan geriye sayarak DNA sonucu açıklıyorlar. Bak hakikaten bunu ne amaçla ve neyi düşünerek yapıyorlar, bilmiyorum valla. Genç kızları çıkarıyorlar canlı yayında böyle anne babalarıyla yüzleştiriliyorlar. Pardon, dur dur dur düzeltelim yani sırtları dönük, böyle suratlarını blurlu yapıyorlar. Niye? Çünkü kişisel haklara saygımız, sevgimiz evvela sonsuz diyorlar. Yesinler sizin hassasiyetinizi…

Hepiniz duymuşsunuzdur, yeni bir mevzu patladı, görmüşsünüzdür muhakkak. FOX TV’nin bu sezon gündüz kuşağında kriminal vakaların izini süren yeni bir yapımı: Fulya İle Umudun Olsun. Başkasıyla değil, Fulya ile umudun olsun yani şey Seda Sayan’la olmaz mı umudum ya da Kibariye’yle? Muazzez Abacı da olur. Yok abi, yok abi yok! Fulya ile umudun olsun yani illa ki Fulya. Bizim bilmediğimiz bir şey varsa söyleyin. Hakikaten varsa bir alametifarikası bilelim biz de yani bir hayra girelim, yayalım onu, “Abi herkesin Fulya ile umudu olsun, başka yok!”

Bu Fulya Öztürk eskiden muhabirdi ve işini de iyi yapan bir isimken bir anda gündüz kuşağının en ateşli sahasında buluverdi kendini. Çünkü orası kendi alanında şampiyonlar ligi: Müge ablası var, Esra ablası var, Serap ablası var… Onların arasına bir de ben gireyim dedi ve “Fulya ile Umudun Olsun” yeni sezonda FOX TV ekranlarında yayın hayatına başladı. Daha sezonun başındayız. Allah’ım Allah’ım her gün mü yeni bir skandal patlar ya? Evet kardeşim gündüz kuşağında her gün bir skandal patlamazsa zaten bir terslik var demektir değil mi? Geçenlerde yayına katılan bir adam karısının cinsel içerikli videosunu böyle canlı yayında göstermeye kalkınca Fulya ben bakamayacağım deyip oradan kaçmış. Neyse konu çok absürt, onun detaylarına hiç girmeyeceğim. Neyse ney… Sonra ne oldu biliyor musunuz? Fatih Portakal bunun üzerine bir tweet atmış ve şöyle demiş:

“Bu ve benzerlerine program denmemeli. Sadece reyting amaçlı saçma sapan iğrenç pislikler. Böyle içeriklere izin verenlerde kabahat. Halk bunu izliyor demek ilkesizliktir.” demiş. Kim demiş? Fatih Portakal demiş. Fulya Öztürk kardeşimiz de ki benden küçük olduğu için böyle kardeşimiz diyorum. Sen misin bunu diyen! Açtı ağzını, yumdu gözünü… Canlı yayında Fatih Portakal’a ekmek yediğin yere pisledin, ben buradan kazandığım parayla neler yapıyorum neler, kaç kişiyi okutup kaç kişiyi giydiriyorum, işte o kızı yurda yerleştirdim, bin lira şuraya ödeyecektim, daha ödeyemedim falan filan. Vermiş veriştirmiş yani Fulya böyle şahsi olarak hedef alındığını düşünerek erkenden davranmış. Bir aklı başında adam, bir yapımcı da dememiş ki “Kızım bu sözler sana değil, hiç girme o topa, geride dur az sen, biz hallederiz onu. Çünkü Fatih Portakal’ın bu FOX’la bir kuyruk acısı var, onun için yazıyor bunları.” dememiş. Kızı sürmüşler ortaya, mesleki hayatının belki de sonrasında çok pişman olacağı görüntüler kaydedildi ve artık o görüntüler hem hafızalarda hem de kayıtlarda. Yani? Geçmiş olsun.

Şimdi neden girdim ben konuya asıl onu anlatayım size. Dostlar itiraf ediyorum hayatımda ilk kez Fatih Portakal’ı tebrik ettim ve hayatımda ilk kez bu adama “Evet ya, Fatih Portakal çok haklı.” Dedim ama durun bir. Şimdi Fatih Portakal’ın attığı o tweette ilkesizlik demiş, “ilkesizlik.” Evet evet; Fatih Portakal, ilkesizlik ve seyirci bunu istiyor diyenleri de kabahatli bulmuş. Çok güzel de Sayın Fatih Portakal; peki sizin yaptığınız yayınlardaki o ilkesizlikleri, o yaptığınız yayınlardaki hedef göstermeleri, yaptığınız yayınlardaki sahte cast tutarak çevirdiğiniz algıları, yaptığınız yayınlardaki o belli örgütleri masum gösterme çabalarınızı, yaptığınız yayınlarda yani o habercilik kisvesi altında balon bir algıyı şişirmeye gayret ettiğinizi ne çabuk unuttunuz. He?

Bir de siz artık elinizi eteğinizi bu piyasadan çekip sakin bir hayat istiyordunuz değil mi? Gerçi FOX’tan ayrıldıktan hemen 10 gün sonra “YouTube kanalımda yine beraberiz” deyip tekrar kameraların karşısına geçtiniz de neyse. Kendi tercihinizdir, çünkü biz alıştık artık sizin dün ayrı bugün ayrı konuşan hallerinize, buraya takılmayalım.

He çıkıp dersen ki, “Ben ne yapmışım yayınlarımda, hadi bir söyle bakayım ne yapmışım?” diyorsan eğer o zaman yanına bir bardak su al, bir tane de dilaltı hapı al otur izle. Bak neler yapmışsın?

Millet aç aç diye serzenişte bulunurken yayın bitimi kaçak -bakın altını çiziyorum, kaçak- villanızı tamamlamak için araziye gitmeniz çok mu ilkeli bir davranış? He?

Dağdan inecek evlatlarını bekleyen annelerin sesini duymazken, o kadınları görmezken gelirken, kendi sosyal medya hesaplarınızda o kravatlı terörist Selahattin Demirtaş’ı masumlaştırmak ve o Selahattin Demirtaş’ın kitabının reklamını yapmak çok mu ilkeli bir davranış? He?

Bu ülkenin çınarları yani yaşlıları, emeklilerin haklarını gözetiyormuş gibi görünüp de onların hakkına girmek çok mu ilkeli bir davranış? Hani emeklilerden para kesintisi haberiniz vardı, bunu büyük bir iştahla anlatmıştınız. Sonra? Kendinizi yalanladınız ertesi gün. Bu hal ve hareket çok mu ilkeliydi? He?

Şehir hastanelerine ulaşım zor diye böyle küçücük kızları kullandınız ya, kurmaca haberler yaptınız. Sonra? Güvenlik kameralarına takıldı oyununuz ve yalanınız, elinizde patladı. Bundan da mı hiç utanmadınız? O zaman ilkeli olmak gelmedi mi aklınıza?

Fazilet durağını çok iyi bilirsiniz. Duraktan 3 tane yolcu binmesine rağmen 47 kişinin bindiğini savundunuz, yalan bir haber yaptınız. Yeni İBB yönetimini karalamak için yapılmış bu haber dediniz. Ekşimiyor yüzünüz, kızarmıyor yüzünüz, rahatsız olmuyor vicdanınız. Bu yaptığınız çok mu ilkeli davranıştı?

Fabrikaların öğle tatilinde çekimler yapıp “Üretim durdu!” diye servis ettiniz ya! Yazıktır günahtır ya. Bu mu ilkeli televizyonculuk, anlatsanıza biraz bize? Öyle ya, Fulya’ya ilkeli yayıncılıktan bahsediyorsun. Biraz da bize anlat o ilkeli olmayı.

Türkiye’de bölücülük haberleri yaptınız. Kapı komşularını birbirlerine hedef gösterdiniz. Ülkede yerel hükümetler varmış gibi bazı bölücü ahbaplarınızı masum göstermeye kalktınız. İlkesizliğin dik alasını yaptınız da bir gün utanmadınız be!

Bugün çıkmış eski kanalınıza iğrenç içerikler diye tepki veriyorsunuz. Peki kendi iğrençliklerinizi ne çabuk unuttunuz! İnsanların hafızasını ne zannediyorsunuz siz? “Oooo bunlar bunu çoktan unutmuştur.” değil mi? Bu kadar hafif, bu kadar basit mi görüyorsunuz bu ülkenin vatandaşlarını? He?

Dalga mı geçiyorsunuz? Fatih Portakal’ı ayrı diğer ekürisi ayrı. Eşini tokatla, kadınlara taciz yap, sonra? Çık kadın haklarından bahset ekranda, değil mi?

Yetti mi bu kadar he? İlkesiz yayıncılık örneklerinize devam edeyim mi yoksa? Yeter değil mi bu kadar?

He bu arada dur dur. O “Türkler PKK’ya teşekkür etmeli” gafınızı, onu nasıl unuturuz ya? Özel mülk olan arazileri sanki Orman Bölge Müdürlüğüne aitmiş gibi gösterip vatandaşın özel mülküne göz diktiniz ya. Daha ötesi var mı? Bir başkasının malını bile ondan izin almadan kendi ilkesiz haberciliğinize alet ettiniz ama bu yaptığınız diğer skandalların yanında bir şey değil. Evet, bence de haklısınız.

Ne demiştin? “Ben yörüğüm” değil mi? Ben yörüğüm diye kendinizi aklamaya çalışırken bu ülkenin gerçek yörüklerini kirletmenizi nasıl unuturuz biz ya?

O ırkçı söylemlerinizi ben hatırlatayım mı yoksa siz mi tamamlarsınız burayı? Mehmetçik’i ziyaret eden sanatçılarla alay ettiniz be, teröriste rahmet dilediniz ekrandan, bu ülkenin evlatlarının akıllarını çelenlere işte onların da bir duruşu var dediniz…

Devamlı kendi ülkenizi linç edip Amerika’ya övgüler yağdırdınız be! Bu mu ilkeli yayıncılık?

Bugün çıkıp da neyin ilkesini savunuyorsunuz Sayın Fatih Portakal? Geçmişinizdeki o ilkesizliği örtmek için mi bugün ahlaklı ve ilkeli yayıncılık propagandası çıkışları yapıyorsunuz?

İlkeli yayıncılık konusunda bu ülkede en son konuşacak olan kişi sizsiniz. Bu ilkesiz yayıncılık falan da benim yorumum değil he, sizin geçmişteki yaptığınız yayınların adıdır bu. İdeolojinizin sizi kör eden dur durak bilmez habercilik anlayışınızdır bu. Neyse gene darlandık…

Sayın Fatih Portakal, bizden size bir tavsiye:

Siz o teknenizle maviliklere açılmaya devam edin. Özgürlüğe yürüyün, barışa, adalete yürüyün. Kamu malına çökmelerinizi örtmek için böyle haktan hukuktan bahsetmeye devam edin. Eğer çok da sıkışırsanız arada bir iki tane böyle güzel Atatürk paylaşımı yaparsınız olur biter. Nasıl olsa on numara bir kitle var. Kitle ne kitleyebiliyorsan.  Siz en iyisi var ya, bırakın bu ilkeli yayıncılık nasıl olur diye dertlenmeyi. Anladın?

He bunun yanında siz kendi ilkesizliğinizin lekesini bu saatten sonra temizlemeye de kalkmayın. Çünkü ne zaman bir temizlenme moduna girseniz daha da sıvıyorsunuz ama ne yaparsan yap şunu unutma:

Bu ülkede kimin ne yaptığını, ne halt yediğini, nerelere düğme iliklediğini herkes biliyor ve olan biten ne varsa da hepsi bu milletin hafızasında. Herkes bir gün yaptıklarının karşılığını mutlaka görecektir. Anlatabildim herhalde.

Hadi kalın sağlıcakla.