KIBRIS’TA MAKARİOS RUHU HORTLADI – 17 Nisan 2021

Ramazan ayının manevi atmosferi altında ilk cuma gününe hazırlanırken sosyal medyada önümüze adeta böyle başımızdan kaynar sular döken bir haber düştü. Başlık aynen şöyle: “KKTC’de Kur’an kursları kapatıldı”

Ulan, “N’oluyor?” dedim ya, tıkladım hemen haberin içerisine. İçeriğini okuyunca daha da bir tepem attı. Neymiş, KKTC Anayasa Mahkemesi, ülkedeki Kur’an kurslarının laiklik ilkesine karşı olduğu gerekçesiyle kapatılmasına karar vermiş. Bak bak bak bak…

Ulan yine mi laiklik lan? Ne çektik bu laiklikten be. Ne kadar din düşmanı varsa laikliği kendine kalkan edip, onun arkasına sığınıp kirli zihniyetleriyle inancımıza saldırıyor.

Bir baktım haber en fazla millî ve manevi değerlerimize aykırı yayınlarıyla tanıdığımız o sitelerden paylaşılmış. Cumhuriyet’i, Sözcü’sü, T24’ü… Böyle “mal bulmuş mağribi” gibi atlamışlar hemen haberin üstüne. Tabii 28 Şubat zihniyetinin medyası oldukları için özlemişler böyle haberler vermeyi.

Anlaşılan o ki Türkiye’de yıllardır mücadele ettiğimiz o 28 Şubat zihniyeti, bu sefer de KKTC’de hortladı yani bizim bundan 20-25 sene önce yaşadıklarımızı şimdi Kıbrıs yaşamaya başlamış.

Nasıl yerli ve millî bir dava adamı olan Erbakan hoca, başbakan olunca birileri hemen kudurup saldırıya geçtiyse Kıbrıs’ta da aynı. O Mustafa Akıncı gibi Türkiye düşmanı ve Rum yanlısı bir Cumhurbaşkanı yerine Ersin Tatar gibi Kıbrıs halkının hak ve menfaatlerini korumak için Türkiye ile yakın iş birliği içinde çalışan bir Cumhurbaşkanı seçilmesi hemen birilerini harekete geçirdi.

Bundan 50-60 yıl önce Kıbrıs’ta biz kimlere karşı savaştık? He? Kimler çoluk çocuk, kadın demeden binlerce masumun canına kıydı, he? Yüzlerce Mehmetçik kime karşı savaşırken şehit oldu, binlerce asker kim tarafından yaralandı, gazi oldu? Ne çabuk unuttuk bunları.

Kıbrıs’ta biz din savaşı verdik din. Karşımızda Kıbrıs Ortodoks Kilisesi başpiskoposu Makarios vardı. Adam, Bağımsız Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra bile bu unvanıyla ve papaz kıyafetiyle yaptı görevini. Siz hangi laiklikten bahsediyorsunuz şimdi?

O papaz, soydaşlarımızı adadan temizlemek için öldürmekse öldürmek, sürmekse sürmek… Elinden gelen hiçbir şeyi ardına koymadı.

Eğer o günleri bilmeyenler veya unutanlar varsa TRT’de yayımlanmaya başlayan “Bir Zamanlar Kıbrıs” dizisini bir izlesin ki o dizide gösterilenlerin bin katını yaşadı Müslüman Kıbrıs Türkleri. Azgın Rumların elinden ne şartlar altında kurtarıldı o topraklar…

Şimdi çıkmış KKTC’nin Anayasa Mahkemesi, Din İşleri Başkanlığının Kur’an kursu açma yetkisi laikliğe aykırı olduğu gerekçesiyle iptal ediliyor. Pardon da siz kime hizmet ediyorsunuz, he? Rumları bile kıskandıran bu laiklik hassasiyetinizle amacınız ne? Bu sorulara cevap veremezsiniz tabii.

Sizden bir ses çıkmayacağından emin olduğumuz için biz söyleyelim. Sizin tek amacınız, Kıbrıs Türklerinin kökleriyle bağını koparmak. Dininden kopuk, geçmişini unutmuş, ana vatana sevgisi ve saygısı olmayan içi boş bir Türk kimliği isteniyor Kıbrıs’ta ve bu sayede de Avrupa’nın ağzına bakan, Rumların hakimiyetinde bir Kıbrıs çıkartılacak ortaya.

Tabii bu onların hedeflediği, onların hayal ettiği, rüyalarını gördüğü Kıbrıs ama hiç kimse merak etmesin, Türkiye bundan daha önce defalarca yaptığı gibi onların hayallerini yine yerle bir etmesini bilir. Nasıl 1974’teki çıkarmayla son yıllardaki o Ege, Akdeniz’deki hamlelerimizle birilerinin rüyalarını kabusa dönüştürdüysek Anayasa Mahkemesi üzerinden yakılan bu kıvılcımı da ateş olmadan söndürmesini biliriz.

O yüzden hiç kimse bu son olaydan dolayı endişeye kapılmasın. Kıbrıs’ı güzel günler bekliyor. Türkiye’nin de desteğiyle bu köhnemiş zihniyet, Kıbrıs’ın geleceğinden sökülüp atılacak.

Ana vatanıyla iş birliği içinde, millî ve manevi değerlerine bağlı, tarihi ve kökünün izinden giden Kıbrıs’a kavuşmamız çok yakındır, hiç kimsenin endişesi olmasın. Hem Türkiye’de hem de Kıbrıs’ta. Yarın elbet bizim, elbet bizimdir.

Kalın sağlıcakla.