LEMAN KÜLTÜR YAPILANMASININ AMACI – 3 Eylül 2018

Dünyanın en genç nüfusuna sahip ülkelerin şükür ki başını çekiyoruz. Genç nüfusumuzla da sağda solda övünüyoruz. E yani haksız da sayılmayız.

Lakin son yıllarda Sultan Alparslan’ın torunlarına, Fatih’in neferlerine, Asım’ın nesillerine yeni yetme alafranga adetleriyle oyunlar çeviriyor; birileri. Mevzu şu, merkezinde eğlencenin, zevkin, sonra da yavaş yavaş beyin yıkamanın olduğu bir sistemle önce gençleri bir kafe ortamının içine alıyorlar. Gelsinler, tanışsınlar, dertleşsinler, sosyalleşsinler üstüne bir de çay içsinler muhabbet etsinler değil dert. Asıl dertleri kendi vatanına-devletine yozlaşan, ana-ata tanımayan, değer nedir bilmeyen bir nesil yetiştirme sevdası.

Adını duymuşsunuzdur belki Leman Kültür; hani şu bu milletin dinine, kitabına, peygamberine, yani tüm değerlerine hakareti, küfrü, mizah diye, sanat diye yutturmaya çalışan sözde aydınların çıkarmış olduğu ne idüğü belirsiz, kim tarafından finanse edildiği muamma saçma sapan dergi. Kültür-sanat diye kültürümüzle-sanatımızla alakası olmayan işleri tutup il il yaymışlar. Bak sen ne kadar da iyi niyetliler di mi? Bu kadar da değil haa! Bu işi daha da yayalım diyerek, yurtdışındaki gurbetçi gençlerimizi ağlarına almak için İngiltere, Almanya, Rusya, Amerika’ya kadar yayılma derdine düşmüşler.

Biliyor musunuz bu cafelerde menü diye sundukları listede “Timsahların Gözyaşları” “Yahşi Batı, Texas Bifteği” isimli yemekler bulunuyor. Yahu bizim hangi geleneksel yemeğimizin ismi bunlar he? Tutmuşlar bi de ABD çakması, İngiliz benzetmesi, Alman uyarlaması gençlik festivalleri yapıyorlar. Böyle mi yetişecek bir nesil, batı özentiliğiyle mi temsil edecek milletini, bayrağını, aklı bir karış havada, aslından uzak büyüyerek mi öğrenecek tarihini, ecdadını, kendini?

Yok aga yok! Biz Yerli ve milli markalarımız büyüsün derken, dünyaya meydan okuyan gençlerimiz yetişsin derken; batıya hayran, kültüründen, değerlerinden utanan bir nesli kastetmedik.

Şimdi sözüm size; valiler, kaymakamlar, STK’lar, bu milletin derdiyle derlenen partilerin teşkilatları, gençlik kolları! Gençleri yeni projelere dahil etmeli, enerjilerini ve becerilerini gösterecek alanlarda onlara fırsat vermeliyiz. Öyle lafta “gençler bizim milli sermayemiz” deyip kenara çekilmek yok, her bir koldan icraata geçme vakti. Türkiye’yi 2023, 2053, 2071 hedeflerine ulaştıracak gençlerimizi milli şuurla, özgüveni tam, donanımlı bir şekilde yetiştirmekten başka çaremiz yok, gençlere inanacak, onlara güvenecek ve maddi manevi gençlere alan açacağız…

Bizim geçmişimizde Gençler hazineydi; külliyelerde yetiştirilerek, medreselerde özel el yazması kitaplarla okutulmuşlardı. Çaldıran’ı, Mohaç’ı almışlardı. Yetmemiş Konstantinopolis’i İstanbul yapmışlardı. Zaman bizim zamanımız, yetiştireceğiz ama zamana koy vermeyeceğiz! Okutacağız ama akıl tutulmalarına teslim etmeyeceğiz!

Leman, penguen, ot, ekşi sözlük gibi sövmekten, hakaretten, saygısızlıktan beslenen ama kendilerini elit, bilgili, kültürlü takdim eden batı hayranı, vatansız, ruhsuz, idealsiz karanlık kişilerin gerçek yüzlerini ifşa edecek gençlerimizi bu yapılardan, kişilerden uzak tutacağız…

Bir nesli kendi pis ideoloji ve sapkınlıklarıyla taraflarına çeken FETÖ köpeklerinin kurban ettiği gençlere yenilerini eklemeye hiiiç niyetimiz yok. Biz üstümüze düşen vazifemizi uygun şekilde yerine getireceğiz. Genç kardeşlerim; sizler de aklınızı kiraya verip, 3-5 ortam yaparım diyerek duruşunuzdan, kimliğinizden, kültürünüzden ödün vermeyeceksiniz.

Gençliğinizin enerjisini yok o cafe, bu eğlence merkezi, şu festival diyerek boşa harcamayacaksınız! Üzerinizde oynanan oyunları fark edip; milli gaye ile değerlerinize, vatanınıza, kültürünüze yan bakanlara hadlerini bildireceksiniz! Onun-bunun devşirme kültürünü kendinize yol edinmeyeceksiniz!

Üstad Necip Fazıl ne de güzel hitap ediyor gençliğe;

Bir genlik, bir gençlik, bir gençlik
“zaman bendedir ve mekân bana emanettir!”

Dilinin, dininin, beyninin ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı şuurunda bir gençlik…