”MEHMED BİR CİHAN FATİHİ” DİZİSİNİN İÇ YÜZÜ – 22 Mart 2018

Hocanın biri yaşlılıktan dolayı vaazda, hutbede anlatacağı konuları şaşırmaya başlamış…

Durumunu bir dostuna anlatıp yardım istemiş. Karar vermişler; Hoca hutbeye çıkınca kilimlerin altından bir ip geçirip hocanın ayağına bağlanacak ve hoca yanlış anlatınca ahbabı ipi çekecek ve hoca konuyu toparlayacakmış.

Birkaç Cuma sonra durumu fark eden bir uyanık gırgır olsun diye ipin ucunun olduğu yere oturmuş.

O cuma, hoca hutbede başlayınca konuşmaya ipi çekiyor o uyanık, hoca bocalıyor, başka bir cümle, gene çekiyor, hoca bir türlü konuşamayınca görür ipin ucundaki müptezeli ve hutbeden inmeye çalışır.

Cemaat “Hayırdır hocam bir hutbe okuyamadın ve şimdi de iniyorsun” der

Hoca “Ne yapayım dostlar ip puştun eline geçince bize konuşmak haramdır” der.

Dün Kanal D ekranlarında yeni bir dizi başladı “Bir Cihan Fatihi Mehmed” diye…

İsmine bakınca millet olarak büyük beklentiler oluşturuyor bizde… “Bir cihan Fatihi”

İhtiyacımız olan, tanımamız gereken ecdadımızın günümüzün en etkili mecrası olan televizyonlarda anlatılıyor olması bizi otomatikman heyacanlandırıyor.

Konu hassas olunca dizi ekibinden, oyuncularına, prodüksiyonundan kurucusuna, senaryo ekibine kadar küçük bir araştırma yaptık.

Derdimiz ipin ucunun nerede-kimde olduğunu bulmak.

Allah Allah!

Bir baktık ki dizinin senaryosunu yazan eleman gezi vandalizminin önde gidenlerinden, “Zulüm 1453’de başladı” diyenlerle kol kola fotoğraf veren Ercan Mehmet Erdem‘miş.

Osmanlı kelimesini duyunca suratları buruşan adamların söz konusu para oluncaideolojilerini nasıl kenara ittiklerini görmek bizi çok da şaşırtmadı.

Şimdi bu senarist arkadaşa ne demeli bilemedim. Bak ödüller almışsın, kendi iç dünyanı yansıttığın birçok projeyi kaleme almış birileri için gelecek vaad eden senarist olarak alkışlanmışsın. Ne işin var Fatih’in hayatını anlatmada. Senin bu yaptığın omurgasızlık değil mi be arkadaş?

Sahi bir adam nefret ettiği bir kahramanı hangi haleti ruhiyetle, ne tutarlılıkla ve nasıl anlatacak.

Acaba ilk bölümden topa girerek erken mi hareket ediyorum. Yoooo

Bunlar çağdaşlığın parantezini 10. Yıl marşı ile açıp İzmir Marşı ile kapatan tipler.

Bunlar Muhteşem Süleymanı haremden çıkarmayan sapık fantazilerine alet edenler. Hani demiştik ya aslanlar hikayelerini anlatmazsa avcı yalanlarını dinleriz diye. Aslanların hikayelerinin anlatıldığı Diriliş Ertuğrul ile, Payitaht ile milli manevi değerlerin tavan yaptığı bir dönemde birileri de boş durmayacaktı ve durmadı.

Ancak bizler de uyumuyoruz yalan söyleyen, para için kalem oynatan, yalanlarıyla bizi uyutmaya çalışan avcıları ifşa ediyor ve etmeye de devam edeceğiz.

Şair Abdurrahim Karakoç ne güzel tarif etmiş bu iki yüzlüleri;

Doğru mu, yanlış mı karar sizlerin
Biz aklın durduğu çağda yaşadık
‘Ben dinsizim! ‘ diyen beyinsizlerin
Din dersi verdiği çağda yaşadık.

Anladınız mevzuyu? Kalın sağlıcakla…