ÖLEN İNSANLARIN ÜZERİNDEN İDEOLOJİK HESAP YAPAN İKİ YÜZLÜ NAMERTLER! – 18 Ağustos 2015

Mertliğin, merhametin, insanlığın filiz filiz boy verdiği bu topraklarda şimdi namertlik sıradan bir hal aldı. Bırakın sıradanlığı, ilgi çeken bir konum edindi kendine. İnsanlar, ölene-öldürülene üzülme, yasını tutma yerine, senin benim ölüm diye sınıflandırmaya, senin ölünse dikkate almamaya, kendi ölüsüyse feryat figan her şeyi söylemeye, yakıp yıkmaya ve her türlü hakareti kendinde bir hak olarak görmeye başladı.

Bu haleti ruhiye her şeyden önce, insanlıktan uzaklaştığımızın ve hastalıklı hale geldiğimizin bir göstergesidir.

Kısa zaman önce Karadenizli bir sanatçı dostumla –ki evlerinde oturup yemek yediğim, sanatı ile ilgili gayretlerine her daim destek olduğum birisi- yaşadığım bir diyalogu sizlere anlatmak istiyorum. Bu arkadaşımla yaşadığım durum özel aslında. Ama bizler kamuoyu önünde yaşayan, söylemleri ve eylemleri kitleler tarafından takip edilen insanlar olduğumuzdan gündemle ilgili yaşanmışlıklar da kamuoyu önünde olmalıdır.

Gezi sürecinde kandırılarak sokağa sürülen, yüzleri maskeli teröristlerle en önde savaştırılan ve polisin silahından çıkan gaz fişeğinin kafasına isabet etmesi sonucu çocuk yaşında hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın o küçücük cesedi üzerinden siyaset yapmayı marifet sanan, ancak aynı yaşlarda Diyarbakır’da fakirlere kurban eti dağıtmaktan başka bir suçu olmayan yüzleri yine maskeli teröristlerin 6-7 Ekim’de kafasını taşla ezerek öldürdükleri Yasin Börü’yü görmeyen bu zihniyet 3-4 ay önce bir klip hazırlayıp yayınladı… ‘’Katilim nerede?’’ diye.

Halkı sokağa çağıran, insanları kaos çıkarmaya, intikam almaya yönlendiren bu klipte oynayan Karadenizli sanatçı arkadaşım Selçuk Balcı ile ilgili sosyal medyada bir yazı paylaştım. DHKPC üyeleri tarafından makamında hunharca katledilen Savcı Mehmet Kiraz’ın şehadeti sonrası ‘’Haydi Selçuk Balcı ve anarşi aveneleri, Berkin için yaptığınız kliplerden, çağrılardan şehit olan savcımız için de yapsanıza. Yoksa Ağababalarınız havlayın diye emir vermedi mi acaba? ‘’diye yazdım.

Bunun üzerine özelden mesaj yazarak bana sitem etmişti Selçuk Balcı. Bir sanatçı sorumluluğu ile görüş ayırt etmeksizin acılara karşı tavır koyduğunu, 9 Eylül Üniversitesi’nde katledilen Ülkücü öğrenci için de paylaşım yaptığını dile getirdi. Bahsedilen video klip için, ‘’Benim kurgudan ve yapılmak istenenden haberim yoktu, ben sadece ‘’katilim nerede?’’ cümlesini çekip isteyenlere gönderdim, eğer bu şekilde provakatif bir montaj yapılacağını bilseydim kesinlikle o projenin içinde olmazdım’’ dedi.

Ben de Selçuk Balcı’nın samimiyetini takip edeceğimi ve özelden bana yazdıklarını genelden de yazması gerektiğini belirttim.

Ve geldik bugüne…

Günlerdir şehit haberleriyle yüreğimiz yanıyor. Üç yıldır bütün samimiyetiyle çözüm sürecini yürütmeye gayret eden Cumhurbaşkanı’na ve hükümete yine ayar vermek isteyenler düğmeye bastı. Sosyal medyada paylaşım yapan sözde demokrasi, insan hakları savunucusu, entel-dantel tipler “Erdoğan düşmanlığı” nedeniyle insanlıktan çıkarak kaos için düğmeye basanların değirmenine su taşıyorlar. Toplumsal olaylar karşısında sanatçı kimliğini ön plana çıkararak kendilerinde söz söyleme hakkı olduğunu düşünen ideolojik saplantılı tiplerin gerçek yüzlerini daha ne görüyoruz bu süreçte.

Bir karıncayı dahi incitemeyeceğini bana söyleyen Selçuk Balcı’nın son üç aylık paylaşımlarına baktım. Diyarbakır’da seçimden iki gün önce patlatılan bombadan, Karadeniz Yayla Turizmi’ne katkı sağlayacak olan Yeşil Yol’a pek çok paylaşımda bulunmuş. Bunların yanında; polisin güvenlik önlemi almasına müsaade edilmeyen tamamen provokasyon amaçlı Suruç’taki patlamadan, PKK konserlerinde boy gösteren Grup Yorum’a düzülen methiyelere kadar her şey vardı sayfasında.

Ama… Uykusunda kahpece şehit edilen gencecik iki polisimizden, 20 yaşında toprağa düşen Mehmetçiklerimizden, karısının ve kızının yanında alçakça katledilen Aslan Binbaşı’dan, 5 ve 11 yaşındaki iki çocuğu yetim kalan İsmail Astsubay ile alakalı hiç bir paylaşım göremedim.

Bu mudur insanlık, bu mudur sanatçılık? Bu mudur sanatçı sorumluluğu ile görüş ayırt etmeksizin acılara karşı tavır koyuş? Bu mudur adamlık Selçuk Balcı, mertlik bu mudur? Kendinize yakıştırdığınız bu mudur?

Artık saklayamadığınız bu ikiyüzlü tavrınızı, sizlere değer vererek sanatçı kimliği kazanmanızı sağlayan bu büyük milletin takdirine havale ediyorum. Sanatçı kisvesi altında milleti ayrıştıranlara hak ettikleri cevabı millet verecektir.

Son olarak; Gezi Sürecinde Hükümeti ve Erdoğan’ı İngiliz uşağı olmakla suçlayan Mehmet Ali Alabora’nın bir kaç gün önce İngiliz vatandaşlığına geçerek iki yüzlüğünü tescil ettiğini de hatırlatırım.

Kalın sağlıcakla…