OSMAN KAVALA’NIN İLİŞKİLERİ İFŞA OLDU! – 17 EKİM 2021

Eskilerimizin yani daha doğrusu büyüklerimizin gözlemlerine, deneyimlerine dayalı olarak bizlere miras bıraktığı çok güzel sözler var. Ve bunlardan meşhur bir tanesi, ’Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim’’ diye böyle bir atasözümüz var. Yani bir insanın kim olduğunu, karakterini, düşüncelerini anlamak için takıldığı kişileri, ilişki kurduğu, savunduğu dostlarına bakmak lazım diyor büyüklerimiz.

Bu aralar aklımda bir isim var. Onun için bu atasözüyle girizgâh yapayım dedim.

Türkiye’de yıllardır karmaşık ilişkileriyle tanınan bir isim var. Her tartışmalı meselenin altından çıkan bir isim. Kartvizitinde ‘iş adamı’ diye yazıyor. Böyle babadan aileden zengin birisi. Yabancı devlet adamlarının ise gözdesi, solcuların gizli hazinesi. Kendisi PKK, YPG yani terör örgütlerinin savunucusu, işte gezi eylemlerinde ve 15 Temmuz darbe girişiminde kilit rol oynayan birisi.

Kimmiş ya bu? Bir dur bakayım… Allah Allah… Yani PKK sempatizanı, gezinin kilit ismi, 15 Temmuz’da da var. Kim bu?

Kızıl Soros desem!

Bu adam durduk yere gelmedi aklıma. Uzun zamandır nasıl birisi olduğunu, kimlerle nasıl ilişkiler kurduğunu dair böyle ufak ufak araştırma yapıyordum. Ve bir videomuzda da bunu anlatacaktım. Ama bu aralar ülkenin gündemine geldi yeniden. Benim de bu kişiyle alakalı video çekme isteğimi tetikledi bu durum. Ve hemen hemen geçtim kameranın karşısına. Bu videoda size Osman Kavala’yı anlatacağım.

Geçtiğimiz günlerde bu Osman Kavala’nın da aralarında bulunduğu Gezi Parkı eylemleri davası görüldü Çağlayan Adliyesi’nde. Duruşma sonrasında da bu Osman Kavala’nın tutukluğunun devamına karar verildi. Yani yerli soros o 4 duvar arasında devamke…

Mahkeme salonundakileri bir görseniz… Her ırktan, her devletten, her milletten, her görüşten adam var orada.

Mahkemeden sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nden beklenen tepki anında geldi. Nerede bir mikrofon görse hemen Selahattin Demirtaş’tan, PKK sevicilerinden, PYD’den işte KHK’lılardan, FETÖ’den şunlardan bunlardan bahseden daha doğrusu teröre çanak tutan ana muhalefet partisinin lideri Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde grup toplantısında bir söz söyledi. Hem de böyle o kadar sakin, o kadar kendinden emin söylüyor ki…

Kemal Kılıçdaroğlu Beyefendi diyor ki, ”Osman Kavala ile Selahattin Demirtaş neden hapishanede? Onların dışarı çıkması lazım. Adalet istiyoruz.” diyor. ”Masum insanların kin ve intikam duygusuyla hapishanede tutulmasını istemiyorum.” diyor. Bak bak bak… Kim masum? Masum olan kim? Osman Kavala, Selahattin Demirtaş… Değil mi?

PKK’ya güzellemeler yapan Osman Kavala mı? Veyahut da 6-8 Ekim olaylarının azmettiricisi olan, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın heykelini dikeceğiz diyerek ortalıklarda gezinen Selahattin Demirtaş mı masum? He?

Gerçi bu açıklamaları görünce şaşırmıyoruz. Hakikaten şaşırmıyoruz artık…

Artık ben Kemal Kılıçdaroğlu’na hak vermeye başladım. Çünkü terör destekçileriyle ve terör sevicileriyle el ele verince tabi ne yapsın, mecbur bunu yapıyor. Diyet ödüyor diyet… Kasetin diyeti ayrı, ittifakın diyeti ayrı… Öde babam öde…

Neyse, şimdi oturup size bu Cumhuriyet Halk Partisi’nin saçmalıklarını, Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylediklerini veyahut bu teröristleri aklama çalışmalarını anlatmayacağım. Selahattin Demirtaş’tan da bahsetmeyeceğim. Benim için zaten elindeki sazla ekranlarda poz verdirdikleri, ajitasyonla, şiirlerle, tiyatrolarla, çay-kahve davetleriyle aklamaya çalıştıkları bu Selahattin Demirtaş, kravatlı terörist. Onu tanıyor, biliyoruz zaten.

Ben size asıl Osman Kavala’dan bahsedeceğim. O büyük yardımsever olan Kızıl Soros lakabıyla tanınan, Kılıçdaroğlu’nun ikide bir çıkıp bu ‘masum’ diye tabir ettiği kişiden bahsedeceğim.

Osman Kavala…

Bu arada var ya, bu neymiş Osman Kavala… Hakikaten neymiş arkadaş… Gerçekten nasıl bir adam bu? Amerikası, Avrupası, işte bilmem nerenin İnsan Hakları Mahkemesi, PKK’sı, PYD’si, FETÖ’sü, Kemal Kılıçdaroğlusu… Hepsi ama hepsi bu adam serbest bırakılsın diye, özgür kalsın diye yırtınıp duruyorlar. Bu akıma Ahmet Davutoğlu, Temek Karamollaoğlu da katıldı, onlarda takıldı bu işin peşine.

İyi de abi kimse sormuyor mu, kimse merak etmiyor mu kim bu Osman Kavala? He? İşbirlikçileri kimler, bağlantıları ne? Neden Türkiye siyasetine bu kadar etki etmeye çalışıyor? Hangi partileri ve siyasetçileri, medya organlarını destekliyor? Diğer ülkelerin Osman Kavala’dan ne gibi bir beklentisi var da adamlarını gönderiyorlar, mahkemelerini takip ediyorlar, devamlı devleti bu konuda köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar? Öyle ya… Serbest bırakılsın diye Türkiye’nin hukuk sistemine müdahale etmeye çalışıyorlar? Kimler var bu adamın arkasında?

Merak edenler bir internete gireyim bir Google’a bakayım diye bu adamın öz geçmişini bir araştırdığında böyle çok sınırlı bilgiler yer alıyor. 1957 Paris doğumlu. Robert Lisesi ve Manchester Üniversitesi Mezunu. İktisatçı. Babası vefat edince Kavala grubunun başına geçti.

Aaa bu arada bir saniye Mısır Hidivi vardı değil mi?  Osmanlı’ya isyan eden, bir sürü başını belaya sokan Osmanlı’nın, neydi Mehmet Ali Kavala’mıydı? Onların aileden galiba… Kavala soyismi, neyse…

Aslında bakıldığında farklı iş kollarında faaliyet gösteren bir iş adamı gibi görünüyor. Gayrimenkul, madencilik, coğrafi lokasyon alanında şirketleri olan bu Osman Kavala’yı asıl ön plana çıkaran aslında ticari değil siyasi faaliyetleri.

2017 yılında terörle mücadele polisleri tarafından Atatürk Havalimanında gözaltına alındı bu Osman Kavala. Gözaltına alındığı duyulunca da Avrupalı dostları durumdan rahatsız oldu. Bir çok Avrupa ülkesi ve Amerika’dan arka arkaya açıklamalar geldi. Hatta açıklama da demeyeyim, direkt böyle tehditler geldi. Tabi sadece Avrupa, Amerika değil. Bu ülkede terörle bağlantısı olanlar veya o terörist gruplara sempati duyanlar, solcular falan böyle hop oturup hop kalktı.

Hani dedik ya, ‘Bu iş adamı, şöyle işleri falan var.’ Ama bu kadar bağlantıları olan karanlık bir işadamının hayatı bir iki paragrafla özetlenemez değil mi?

Videonun başında bir atasözünden bahsetmiştim ya size. Hehh işte şimdi bu Osman Kavala’nın bütün dostlarını, yaptığı kirli işleri, o solcu maskesi altındaki gerçek yüzünü anlatacağım. Siz de o zaman tam anlamıyla tanırsınız bu adamı.

Bu Osman Kavala, solculara olan yakınlığı nedeniyle 1980’li yıllarda lakabı Kızıl Milyarderdi. Dünyadaki bir çok darbeyi finanse eden George Soros’un kurmuş olduğu bir vakıf bir dernek var. Açık Toplum Enstitüsü. Bu enstitünün Türkiye temsilcisi olduğu için sonradan kendisine ‘Yerli Soros’, ‘Kızıl Soros’ diye lakaplar takıldı.

Ayrıca bu Kızıl Soros, Türkiye aleyhine çalışan birçok uluslararası örgüt ve kuruluşlarla yakın temas içinde bulunan ‘Anadolu Kültür AŞ’nin yönetim kurulu başkanı.

Türkiye’nin son 10-15 yılında olan bütün olaylarda bu adamın adı geçiyor. En bilindikleri Gezi Parkı eylemleri ve sonrasında 15 Temmuz darbe girişimi.

Açık Toplum Vakfı’nın Türkiye ayağı Osman Kavala, Gezi kalkışmasının organizatörü ve finansörüdür. Gezi kalkışmasından 10-12 gün önce ve olayların zirvede olduğu dönemde Kavala bu vakfa 500’er bin dolarlık para transferleri gerçekleştirdi.

Aynı zamanda bu Osman Kavala, 15 Temmuz darbe girişiminde de aktif rol oynadı. 15-16 Temmuz’da Büyükada Splendid Otel’de darbenin organizatörlerinden olan Henri Barkey’in yanındaydı. Aynı şekilde birçok yabancı uyruklu kişiler de bu Büyükada’da toplantıya katılmıştı. Tabi bu Büyükada’daki görüşme Kavala’nın Barkey ile ilk görüşmesi değildi tabi. Yine aynı yıl yani 2016’da Haziranın 27 ve 30’unda çeşitli yerlerde buluşmuşlar. Nereden biliyoruz? HTS kayıtlarından… Ayrıca darbe girişiminden 3 gün sonra yani 18 Temmuz’da da Karaköy Lokantası’nda Osman Kavala ile Henri Barkey bir araya gelmişler. Yani… Buluşuyorlar…

Gerek Türkiye içinde gerek dünya çapınca bağlantıları saymakla bitmiyor Kavala’nın.

15 Temmuz darbe girişiminden kısa bir süre önce dönemin Amerika Başkan Yardımcısı, (Şuan da Amerika’nın Başkanı kendisi ama o dönemde Obama’nın yardımcısıydı) Joe Biden ile aynı masada çıkıyor karşımıza. Joe Biden, İstanbul ziyareti sırasında Osman Kavala’yı da toplantısına davet ediyor. Hatırlayın bu Biden Ameika’nın başkanı olunca da Türkiye’ye dair ilk işi derhal Osman Kavala’nın serbest bırakılması çağrısı olmuştu.

Bunun yanında tarihler 15 Şubat 2017’yi gösterdiğinde de Moskova’da boy gösterdi Kızıl Soros. Kuzey Irak’taki bağımsızlık referandumunun temellerinin atıldığı ‘Birleşik Kürt Konferansı’ Moskova’da yapılmıştı. O konferansa katılıyor Osman Kavala. Gerçi o konferansta kimler yoktu ki! Terör örgütü PYD’nin o dönemki elebaşı Salih Müslim’den tutun da HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a, PYD Eş Başkanı Asya Abdullah’a, Abdullah Öcalan’ın yeğeni Dilek Öcalan’a kadar herkes o toplantıdaydı. Hatta 15 Temmuz darbe girişiminin dış mimarlarından biri CIA’in sesi var ya, Michael Rubin. O da oradaydı. Yani kadro kalabalıktı anlayacağınız.

2014 yılında da Brüksel’de çözüm süreci ve Abdullah Öcalan’ın rolünün tartışıldığı, Teröristbaşı Öcalan’dan gelen mesajların okutulduğu ‘Kürt Konferansları’nın moderatörlük koltuğunda yine bu Osman Kavala oturuyor.

Allah Allah… Yine Osman Kavala…

HDP Milletvekili vardı, Sırrı Süreyya Önder. Onun vasıtasıyla İmralı’ya yani PKK elebaşı Abdullah Öcalan’a selam gönderiyor bu Osman Kavala. Hatta gönderdiği selam böyle gazetelerin manşetlerinde yer almıştı. Abdullah Öcalan da çok kıymetli dostum Osman Kavala’ya demişti bu Sırrı Süreyya Önder’e.

Neyse…

Osman Kavala’nın başka bir özelliği daha var. Slogan üretme konusunda da bayağı maharetli kendisi. Selahattin Demirtaş’ın HDP Eş Genel Başkanı olduğu dönemde Erdoğan’a karşı kürsüden söylediği bir slogan vardı. Hatırlarsınız, ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ diye. Heh o sloganın mucidi de bu Osman Kavala. Üstelik sadece bu slogan da değil. Özellikle gezi eylemlerinde ve 15 Temmuz’a giden süreçte tedavüle sokulan birçok sloganın altında bu Osman Kavala’nın imzası var.

Osman Kavala ayrıca iyide bir ekran yüzü. PKK’nın kapatılan kanalı var ya İMC TV. İşte o kanala çıkıp devamlı PKK’yı övmek ve onların savunuculuğunu yapmaya çalışıyordu. Hani bir çözüm süreci var ya, o süreçte yasa değişikliği yapılarak silahlı militanların Türkiye’yi terk etmemesini, hatta silahlarını bırakarak normal siyasete katılmalarını mümkün hale gelmesi gerektiğini söylemişti. Yine aynı kanalda başka bir röportajında da PKK’nın rasyonel siyaset yapma kapasitesine sahip bir örgüt olduğunu savunmuştu.

Bak bak… Adam tam bir analist.

Medya üzerindeki etkinliği de oldukça büyüktü. Her fırsatta terör propagandası yapan, sabahtan akşama kadar yalan yanlış haber servisi yapan Birgün gazetesinin finansörü ve gizli sahibi olduğu söyleniyor. Gerçi kendisi bunu yalanlıyor ama eskiden Birgün’de çalışan bir gazeteci, bir dönem maaşlarının Osman Kavala tarafından ödendiğini ve gazetenin çok borcu olduğunu ve o borçları da bu Osman Kavala’nın kapattığını söylemişti. Aynı şekilde tetikçilik yapan T24 de Kavala sayesinde fonlanmış. Onu da yakın zamanda öğrendik. Yani sol medyanın yani muhalif medyanın yükünü epey bir yüklenmiş bu kızıl soros. Ne kadar da yardımsever, ne kadar da cömert.

Bir de bu Kavala’nın en meşhur mekânı: Cezayir Restoran. Çok ünlü, çok meşhur… Ancak bu şöhret, yemeklerindeki lezzetten falan değil ev sahipliği yaptığı toplantılardan kaynaklanıyor, kutlamalardan geliyor bu şöhret.

Geçen Milliyetçi Hareket Partisi’nin lideri Devlet Bahçeli’nin hani o terörist kebapçı dediği var ya! İşte bu Cezayir Restoran.

Mesela 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında HDP’nin İstanbul’da yaptığı seçim zaferi kutlaması bu mekanda gerçekleşmiş. Bu Cezayir Restoranda. HDP’nin 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde İstanbul adaylarını tanıtma toplantıları da yine bu restoranda yapılmış.

PKK’nın sözcüsü olan gazete Özgür Gündem’in yöneticilerinden Aslı Erdoğan’ın tutuklanması sonrası 149 yazarın ortak destek açıklaması vardı hatırlayın onu. İşte akademisyenler, yazarlar, aydınlar açıklaması. O açıklama da bu Cezayir Restoranda yapılmıştı.

Birinci Dünya Savaşı ve Ermeni Soykırımı paneli de yine bu Cezayir Restoranda yapılmış.

Hazreti Peygamberimize ve kutsal değerlere hakaret eden ateist yazar Sevan Naşinyan’ın doğum günü HDP milletvekilleri ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerin diplomatlarıyla birlikte yine bu Cezayir Restoranda yapıldı.

Burasıda restoran mestoran değil bildiğin toplanma kampı. Bildiğin örgüt evi…

Yani sizin anlayacağınız hangi taşı kaldırsan altından bu Kızıl Soros lakaplı Osman Kavala çıkıyor. Ve birileri hala daha Osman Kavala’ya özgürlük naraları atıyor. Yeter ya! Hakikaten yeter! Milletin aklıyla oynamayın. Millete bu ve bunun gibi adamları masummuş gibi göstermeye çalışmayın. Ve o kirli oyunlarınızla devleti, mahkemeleri suçlamaya, karalamaya kalkmayın.

Aslında bu Osman Kavala ile ilgili anlatılacak o kadar çok şey var ki! Hatta Meral Akşener çıkıp bir düğünde söylemişti, ‘Biz üç kuzeniz’ diye. Bu Osman Kavala ile birlikte bir nikah şahitliği yapmıştı. Osman Kavala benim kuzenim diyor işte Selanik tarafından. Bunlara falan da girmek gerekiyor da neyse…

Türkiye’nin gündemi Osman Kavala değil, evet doğru. Ama bu ‘Soros’un çocuklarına da meydanı bırakmamak lazım. Ben bir şey söyleyeyim mi! Bu Osman Kavala’yı savunanlar, ya bu etki ajanının işbirlikçileridir ya da kullandığı maskelere aldananlardır.

Dostlar, şunu size söyleyeyim. Mekke ve Medine, yani Hicaz bölgesinin elimizden çıkmasını sağlayan kimdi? İngiliz Lavrens. Peki, bu İngiliz Lavrens ne iş yapardı? Arkeologdu. Anladınız mı? Arkeolog maskesi altında bir etki ajanıydı. Osman Kavala gibi…

Onun için dostlar, böyle adamları aklamaya çalışanların her türlü oyununa özellikle de kelime oyunlarına karşı uyanık olmak gerekiyor. Ve bunların yapacağı hamlelere karşı da her zaman böyle tetikte olmak lazım.

Bu isimleri, bu isimlerin yakın zamanda neler yaptıklarını, nasıl çalışmaların içinde olduklarıyla alakalı daha fazla konuşmamız gerekiyor. Ve bulunduğumuz bir ortamda birisi kalkıp size Osman Kavala güzellemesi yapıyorsa, ona verilecek cevap şudur: Arkadaş, sen devletten daha mı iyi biliyorsun? Senin elinde devletten daha fazla bilgi, belge mi var bununla alakalı? Artık bu konularda ve özellikle bu kişilerle alakalı daha fazla konuşmalıyız. Daha fazla tepki vermeliyiz. Ve gerçekleri de yüksek sesle haykırmamız gerekiyor.

Anlatabildim mi?

Gerçi Osman Kavala’dan bahsettiğimiz için birçok platformda bu videoyla alakalı bize ihtar gelecek, uyarı gelecek ama yapacak bir şey yok.

Devam…

Kalın sağlıcakla.