REİS TEK SİZ HEPİNİZ! – 3 Şubat 2016

Tarihte bilinen ilk ihanet hikâyesi Habil ile Kabil arasındadır… Sonrasını hep merak etmişimdir. Habil ile Kabil sonrası ilk ihanet ne zaman yapılmıştır, ilk hainlik eden kimdir veya ilk ihanete uğrayan? Veya sonrasındakiler… Ciddi bir araştırma yapıldığında parmak ısırtacak ihanet hikâyeleriyle karşılaşacağımız kesindir diye düşünüyorum.

Tarihçesi gizemli olan bu altı harfli (İHANET) kavramının son 13 yılda birçok şekle bürünmüş haline şahit olduk zaten. Ve zirve haliyle de son üç gündür yüz yüzeyiz.

Ara salvolarla sinyaller veren ama geçmişin hürmetine ses çıkarılmayan Bülent ARINÇ artık cenk meydanına indirildi. İndi demiyorum, dikkat buyurun indirildi.

Gezi sürecinde özür dilemesi, dershanelerin kapatılması sürecindeki söylemleri, TRT’deki canlı yayında telaffuz ettikleri, Melih Gökçek üzerinden seçime giden partisini soktuğu durum tolere edilen salvolarıydı.

Ama CNN Türk ekranına geçip Taha Akyol’a verdiği mülakat bu filmin de kendisinin de sonuydu artık.

Yıllarca yol yürüdüğü Cumhurbaşkanı’nı yalancılıkla suçlaması, her sıkıntılı durumda yalnız bıraktıkları Erdoğan’ı kurda kuşa yem etmeyen milyonlarca bu davanın isimsiz kahramanlarına “Dolgu malzemesi” yakıştırmaları, ümmetin davası için ismini – cismini gizlemeden mücadele edenlere hitap ederken ki kullandığı troller – troliçe’ler vs.vs.

17/25 Aralık darbe girişimde linç etmeye kalktıkları, o kendilerine her makamı altın tepside sunan Erdoğan’ı savunmak için aklına hiç gelmeyen Avukatlık Cübbesini şimdi Fetullahçı ekibi savunmak için işaret ederek tehdit etmesi tam bir Akıl tutulmasıydı bence…

Veya siz buna bunaklıkta diyebilirsiniz.

Cenk meydanına indirildi dedim ya…

Aslında ilk indirilen bu “zat” değildi meydanlara ve sonda olmayacak.

Abdul Latif ŞENER’ler, İdris Naim ŞAHİN’ler, Sadullah ERGİN’ler, Ertuğrul GÜNAY’lar, Suat KILIÇ (küçük enişte)’lar, Hüseyin ÇELİK’ler, Abdullah GÜL’ler vs. vs..

Yetmedi şimdi de 13 yıldır makamlarda otururken sesi çıkmayan, makam işi sona erince Akıl hocalığına soyunan yeni bir zat indirildi meydanlara, Reis’i yıkmak için.

Ama unuttukları bir şey vardı bu cenk meydanına inenlerin ve indirilenlerin… Reis tek başına değildi? Reis’in yanında önce Rabbül Âlemin sonrada Bülent ARINÇ’ın dolgu malzemesi diye adlandırdığı milyonlarca nefer vardı ELHAMDÜLİLLAH…

Belli ki ekranların ve kürsülerin, iki ağlayan adamı ( Fetö – Bülo) gözyaşı kardeşliği yapmış. Akın İpek’in annesi Melek Hanım’ın evinde kurulan ihtişamlı sofralar veya toplanmalar sonrası öpülen eller de etkilemiş olabilir bu kardeşlik olgusunu.

Yukarıda isimlerini saydığım bu zatı şahaneler (!) meziyeti kendilerinde zannederek kibre kapıldılar. Bu davayı bugünkü haline kendileri getirdi zannettiler.

O vakit bu salvolar, bu alttan alta Anadolu’yu gezmeler, bu zamansız öten horoz misali çıkışlar, pusuda bekleyen çakal misali buluşmalar beyhudedir. Kurun bir parti, girin seçime…

Ve bu millet değerinizi biçsin…

Bu millet sizi siz olduğunuz için desteklemedi, seçmedi beyler.

Bu millet sizi;

Reisle, birlikte yol yürüdüğünüz için sevdi, destekledi…

Hatırlatmak istedim.

Kalın sağlıcakla…