SENİN KONUŞMAYA HAKKIN YOK! – 11 Şubat 2016

Halkın oylarıyla Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan ile 2023 hedeflerine adım adım yürüyen Türkiye’ye karşı bütün şer odaklarının harekete geçeceğini ön görmek çok da zor değildir her halde. Ak Parti’nin kurulduğu 2001 yılından bu yana atlatılan badirelere bakılınca manzara daha net görülebilir…

Ekonomik krizlerin yıkıma uğratamadığı, gezi darbe girişiminin, 17/25 Aralık ihanetinin deviremediği bir Türkiye’yi durdurmak için yeni senaryolar devreye sokulmalıydı. Ve sokuluyor da.

En son devreye sokulan senaryo “içeriden yıkım”

Dışarıdan yıkamadıkları bu hareketi, en mantıklısı içten yıkmak olmalıydı.

Asıl senaryo öncesi deneme sürümü tadında denedikleri Abdullah GÜL hamlesi vatandaşta pek karşılık bulamadı. Bu kez aynı senaryoyu farklı aktörlerle denemeye çalışıyorlar.

Yeni senaryonun aktörleri, Bülent ARINÇ, Hüseyin ÇELİK, Suat KILIÇ ve Sadullah ERGİN…

Bu, makam sonrası zırvalamaya başlayan samimiyetsiz isimlere cevap vererek onlara pirim kazandırma gibi bir niyetim yok. Yalnız bir isim var ki onun konuşmaya, yazmaya, ötmeye, zırvalamaya hiç mi hiç hakkı yok.

Bu zatı şahane (!) Sadullah ERGİN’DEN başkası değil. Herkesin bir niyeti, bir kuyruk acısı, bir karın ağrısı, bir görevi, bir göbek bağı vardır da ondan konuşuyordur derim de Sadullah ERGİN için bir mazeret bulamıyorum arkadaş.

Ey Sadullah ERGİN!

Senin bu ülkeye verdiğin zararı hiç tahayyül ettin mi acaba?

Ergenekon davaları, casusluk davaları, balyoz davaları, Oda TV davaları hep senin Adalet Bakanı olduğun dönemde olmadı mı? Kurulan kumpaslara hep sen müsaade etmedin mi?

2010 Referandumunun içeriğini cemaat imamlarıyla hazırlayıp Tayyip Erdoğan’ı Fethullah Gülen’in istediği biçimde kandırıp, yanlış yönlendirmedin mi?

HSYK’nın, cemaatin at koşturduğu çiftlik haline getirilmesine sen göz yummadın mı?

Bu kadar ihanetin olduğu bir dönemde sessiz sedasız Hatay’a gidip kazanılabilecek bir seçimin, yanlış söylemlerin ve eylemlerin nedeni ile kaybedilmesine sebep olmadın mı?

Şimdi çıkmış yanlışlardan, hukuksuzluktan dem vurup Bülent ARINÇ’ların, Hüseyin ÇELİK’lerin başlattığı ihanet halkasında kendine yer bulmak için pısırıkça, sinsice demeçler vermeye çalışıyorsun…

Aklın sıra sahibiyken başkalarının kullanımına tahsis ettiğin makamları, koltukları geri alabileceğini düşünüyorsun öyle mi?

Biraz onurlu ol ve köşene çekilip kıyamete kadar sus bence…

Bu camia yaptıklarından dolayı, basiretsiz tavrından dolayı senden özür beklerken (ki sende özür dileyecek bir erdemin olmadığına inanıyorum) sen tam aksine pişkince bir haleti ruhiye ile karşımıza çıkıyorsun.

Hangi yüzle, hangi hakla konuşabiliyorsun be adam…

Hadi Allah’tan korkmadın, ümmetin ve milletin emanetini birilerinin emellerine feda edip sonra da çıkıp konuşurken kuldan da mı utanmıyorsun?

Kalın sağlıcakla…